V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı mirasçıları vekili; 11 adet reçetenin hasta veya yakınlarına teslim edilmediği iddiası ile ilgili olarak Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, dosya kapsamındaki ifade tutanakları dikkate alınarak hazırlandığını, hasta veya yakınının beyanlarına, doktor ve eczacı ile eczane çalışanlarının beyanlar ve hastane raporlarına göre üstünlük tanınması için de geçerli bir neden bulunmadığını, eczacı ve eczane çalışanının ilaçların hasta yakınına teslim edildiğini beyan ettikleri, ilaçların hasta ya da yakınlarına teslim edilmediği kesin olarak söylenemeyeceğinden 2009 yılı Protokolünün (6.3.10) maddesinde düzenlenen cezai şartın uygulanmasının dayanağı bulunmadığını, Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/58 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, iddia olunan reçetelerin sahteciliği hususunda kesin ve somut deliller bulunmadığından murisin beraatine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 29.01.2015 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiğini, ceza dosyasındaki müvekkili lehine yapılan tespitlerin bu dosyada da bağlayıcı olduğunu, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3141 soruşturma sayılı dosyasında da takipsizlik kararı verildiğini ve bu kararın da kesinleştiğini, Mahkemece 2009 yılı protokolünün (6.3.3) maddesi uyarınca uygulanan cezai şartın yerinde olduğuna karar verildiği, ancak bilirkişi raporunda her bir reçete üzerinden ayrı ayrı somut bir değerlendirme yapılmadığını, bu nedene 2009 yılı Protokolünün (6.3.3) maddesine göre verilen para cezasının da hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece 2009 yılı Protokolünün (6.3.19) maddesi yönünden kesilen cezai şart tutarlarının yerinde olmadığı yönündeki kararın doğru olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; davacının dava devam ederken 17.11.2022 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılarının davaya dahil edilmeden dosyanın karara çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3141 Soruşturma numarası üzerinden dava açılmışsa bu davanın sonucunun sahtecilik konusunda bekletici mesele yapılması gerektiği görüş olarak ortaya konulmasına rağmen, SUT'un (6.3.19.) maddesine göre cezai şart uygulanabilmesi için sahtecilik eylemine eczacı veya çalışanlarının kasdı ve dahlinin açık bir şekilde ortaya dökülmesi halinde, madde hükmünün uygulama alanı bulacağı, delil yetersizliğinden verilen beraat kararı gerekçe gösterilerek SUT'un (6.3.19.) maddesine göre cezai şart ve fesih işleminin yerinde olmadığı şeklinde yapılan tespit ve değerlendirmenin, hem kendi içerisinde çelişkili hem de dosya kapsamına aykırı olduğunu, kesin delil bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi halinde bu nitelikteki kararın hukuk hakimini bağlamayacağını, bu davada araştırılması gereken hususun, eczacı veya çalışanlarının kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü veya sahte reçete veya sahte rapor fatura edip etmedikleri olduğunu, eczacının, eczane çalışanları ile eczanede yapılan her türlü eylemden dolayı doğrudan sorumlu bulunduğunu, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan 15.02.2011 tarihli ve 1815 sayılı raporda, davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu eczanenin muvazaalı işletilmesi nedeni ile 6197 sayılı Eczaneler ve Eczacılar Hakkında Kanun ve Sağlık Bakanlığının 19.12.2005 tarihli ve 62056 sayılı Genelgesi uyarınca eczane ruhsatının iptal edildiğini, davacının bu işleme karşı Batman İdare Mahkemesinin 2012/188 E. sayılı dosyada açtığını, iptal davasında Sağlık Bakanlığı işleminin mevzuata uygun olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiğini ve kararın Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacının eczaneyi fiilen işletmediğini, eczanenin muvazalı olarak Lokman Kılıçaslan tarafından işletildiği, eczaneyi fiilen işleten kişinin, birlikte hareket ettiği Özel Siirt Güven Hastanesinin doktor ve çalışanlarının yardımını alarak, hazırlanan sahte reçeteleri Kuruma fatura ettiğinin sabit olduğunu, Kurum Müfettişi tarafından düzenlenen 16.09.2010 tarihli ve 02 sayılı soruşturma raporunda; hak sahiplerinin bu reçetelerde yazılı olan ilaçları almadıklarını ve kullanmadıklarını beyan etmeleri, reçete arkasında yer alan ilaçların alındığına dair atılan imzaların, telefon ve adreslerin hak sahiplerine ait olmaması, bu imza, telefon ve adreslerin eczanede tamamlanmış olması, reçetelerde adları yer alan doktorların reçeteleri reddetmesi, Medula kayıtlarında ve ilgili hastane kayıtlarında hastalara omnipaque ilacı kullanılarak tomografi filmi çekildiğine dair bir bilginin olmaması, Özel Siirt Hastanesinde zaten bu ilaçtan bulunuyor olması ve kontrastlı film çekilmesi gerektiğinde bu kontrast maddesinin (omnipaque) hastaneden temin edilmesi ve hastalara dışarıdan aldırılmaması, hastane uygulamalarına aykırı olarak omnipaque reçetelerine poliklinikte çalışan branş doktorlarının adlarının yer aldığı barkodların yapıştırılması, reçetelerde yer alan protokol kayıtlarının sahte olması, reçete eklerindeki evraklara kişilerin kilolarının rastgele yazılması, reçetelerin yetkili bir doktor tarafından usulüne uygun yazılmamış olması, hastane yetkililerinin de bu reçeteleri reddetmesi, eczane sahibi ve çalışanlarının bu reçetelerin sorunlu/sahte reçeteler olduğunu dolaylı veya dolaysız kabul etmeleri, söz konusu “omnipaque” reçetelerinin sahte olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, her ne kadar Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/3141 hazırlık sayılı dosyada yütülen soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilse de bu kararın hukuk mahkemesi hakimini bağlamayacağını, sahte reçetelerde yazı, imza ve rakam örnekleri bulunan, eczacı, eczacı çalışanı, hastane çalışanı ve doktorların yazı ve imza ve rakam örneklerinin ve ifadelerinin alınması için her birinin mernis adreslerine talimat yazılması ve ifade ve imza, yazı, rakam örnekleri alındıktan sonra ise öncelikle bu imzalar ile sahte reçeteler üzerindeki yazı, rakam ve imzaların karşılaştırılarak kriminal imza raporu alınması için dosyanın ehil bir bilirkişiye verilmesi talep edilmesine rağmen, Mahkemece bu taleplerinin kabul edilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Dairemizin emsal niteliğindeki 03.12.2020 tarihli ve 2020/1136 E., 2020/7338 K., 16.11.2020 tarihli ve 2020/1336 E., 2020/6618 K. Sayılı ilamları
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki bilgi ve belgelere, toplanan delillere göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre; davacı eczacının üçüncü kişilerin suç teşkil eden sahtecilik eylemleri ile hazırlanmış olan reçetelerin bedelini bu eylemlerden sorumlu olmayan davalı Kurumdan tahsil etmesi mümkün değildir. Bu nedenle Mahkemece; Protokolün (4.3.6) maddesi uyarınca tesis edilen reçete bedelinin tahsiline dair işlem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.