İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2023/4931 · K. 2024/4456
- Esas No
- 2023/4931
- Karar No
- 2024/4456
- Karar Tarihi
- 10.10.2024
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2023/4931 E. , 2024/4456 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/483 E., 2023/752 K.
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...
DAVALILAR : Kültür ve Turizm Bakanlığına İzafeten Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü-Isparta vd. vekili Avukat ... vd.
FER'Î MÜDAHİL : ... vekilleri Avukat ... vd.
DAVA TARİHİ : 21.06.2013
KARAR : Esastan ret
TEMYİZ EDENLER : Davacılar vekili ve davalılardan ... ile Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/14 E., 2022/636 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve dava konusu taşınmazın köy orta malı olarak mera siciline kaydı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalılardan ... ile ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılardan ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri olan köylerin hayvancılık ile uğraştığını, bu köylere ilişkin mera sicilinde yazılı Kozağacı Yaylası ile... Yaylasının bulunduğunu, son bir yıl içinde davalı ... müdürlüğü yetkilileri ve Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri tarafından davacı köy halkının bu yaylalardan faydalanmasına engel olunduğunu, dava konusu... Yaylasının kadimden beri davacı köy sınırları içinde kalan ve köy halkının hayvanlarını otlatmak amacıyla mera olarak kullandığı alan olduğunu, bu yerin davacı köy halkına ait olduğu hususunda Isparta Valiliğinde bulunan hudutname defterinin 30.06.1936 tarihli 170 No.lu karar ile Büyük ve Küçük Hacılar Köyleri ile ... Köyü arasındaki sınırın belirtildiğini, Isparta Askeri Hukuk Mahkemesinin 1949/429 Esas, 1949/548 Karar sayılı ilamında Davraz Dağı eteğindeki... Yaylası ve Kozağacı Yaylası ile ilgili bu yerin davacı köy halkının ortak malı olduğunun, yayla olarak kullanıldığının kadim ve hakiki zilyetliğinin müvekkili köy halkına ait olduğunun tespit edildiğini, 1994 yılında Davraz Dağı Kayak Merkezi nedeniyle davaya konu yaylanın bir kısmının Turizm Bakanlığına tahsis edildiğini, köylülerin yaylayı kullanmalarının engellendiğini, Büyük ve Küçük Hacılar Köyü sınırları içinde olan ve kadimden beri yayla olarak kullanılan... Yaylasından her iki köy halkının faydalanma hakkını engelleyen müdahalenin menine,... Yaylasının davacı köy halkı ortak malı olarak mera siciline kaydının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yaylanın Davraz Dağı bölgesinde bulunduğunu, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu'nun 3. maddesi ile 37 nci maddesi hükümlerine göre turizm merkezi olarak tespit edildiğini, 17.02.1995 tarihli ve 22205 sayılı resmi gazetede yayımlanan 94/6345 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi Sınırının ekli kroki ile belirlenerek, "Isparta-Davraz Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi" olarak ilan edildiğini,... Yaylasının bulunduğu alanın 2399 parsel sayısı ile 1.078.563,69 m² yüzölçümlü olarak ... adına tescil edildiğini, ... Köyü Davraz Dağı Mevkii 2399 parsel sayılı taşınmaz 42 parçaya ifraz edilerek ilgili kurum ve kuruluşlara tahsisi ve irtifak hakkı tesisi yapıldığını, dava konusu taşınmazın turizm merkezi olarak tahsis edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, açılan davayı kabul etmediklerini belirtmiş davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Eğirdir ... çalışma alanında kalan davaya konu edilen yaylanın bir kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde yer aldığını, 17.02.1995 tarihli ve 22205 sayılı resmi gazetede yayınlanan 92/6345 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm merkezi olarak ilan edilen alan içinde kalan 39550000 m²'lik orman saha davraz dağı kış sporları turizm merkezi yapımı amacıyla bakanlığı 31.12.2003 tarihli ve 1076 sayılı oluru ile Turizm Bakanlığı adına 49 yıl süreyle tahsis edildiğini, dava konusu yer için 2004-2015 yılları arasında erozyon kontrolü uygulama projesi yapıldığını, 2013 yılında yapılan otlatma planında çalışma yapılan sahalar doğrultusunda dava konusu yerde otlatmaya yasak alanlar olarak karar verildiğini, belirtmiş davanın reddini istemiştir.
4. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; alanın mera vasfı taşımadığını, öncesinde ham toprak vasfı ile ... adına kayıtlı olduğunu, dava sonra turizm alanı ilan edilerek imar uygulamasına tabi tutulduğunu, davacıların askı ilanlarına itiraz etmediklerini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; yapılan imar planı Kulova Yaylasının büyük bir kısmını kaplasa da 28.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda tescil harici olarak bırakılan yerleri kapsamadığı, bu yerlerin söz konusu bilirkişi raporu ile ölçeklendirilip koordinatlarının belirli hale getirildiği, 3194 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik ile imar planı içerisinde kalan yerlerin mera vasfını yitireceği belirtilmiş ise de, bu hususun imar planı dışında kalan ve 28.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda tescil harici olarak bırakılan yerleri kapsamadığı burası ile ilgili olarak dosyamızda dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre bu alanı da kapsayan kısmın köylüler tarafından hayvan otlatmak amacıyla kadimden beri kullanılan yayla olduğu, gerek 08.07.2014 tarihli kadastro bilirkişi raporunda gerekse de 25.02.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre; doğal yapısının halen mera yaylak otlak özelliği taşıdığı, büyük ve küçükbaş hayvan otlatmasına elverişli olduğunun belirtilmesi karşısında, imar planı içerisinde kalan bölge bakımından yukarıda belirtilen gerekçelerle imar planındaki amaca uygun olarak kullanılabileceğinden bu bölüm yönünden davacının talebinin reddine karar vermek gerekmiş ise de imar planı dışında kalan yerler yönünden davanın kabulüne karar verilerek; davacının ... ile ... aleyhine açtığı davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılara yönelik olarak açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 28.10.2022 tarihli fen bilirkişileri Ramazan Karagöz, Şener Aydoğmuş, Mehmet Fikret Yıldız ek raporuna ekli krokide Tescil harici A (55439,30 m²) ve Tescil harici B (181958,38 m²) olarak belirtilen alana davalıların müdahalesinin men'ine, fen bilirkişisi raporunda belirtilen alanların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi gereğince mera olarak özel siciline kaydına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılardan Hazine ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4 üncü maddesine göre mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçilemeyeceğini ve amacı dışında kullanılamayacağını, Isparta Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/548 Karar sayılı kararında davacı köyler lehine diğer köyler tarafından meraya yapılan müdahalenin menine karar verildiğini, Mera Kanunu kapsamında meraların tahsisinin kullanılmasının engel teşkil edilmesi halinde mera yönetmeliğine göre alternatif yer tahsisi ve 20 yıllık ot bedelinin ödenmesi gerektiğini, dava devam ederken taşınmazda İmar Kanunu'na göre parselasyon işlemi yapıldığını, Isparta İdare Mahkemesinin 2018/1665 Esas sayılı dosyası ile bu işlemin de iptali için dava açıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mera Kanunu'nun kabulünden önceki halinde hazırlanan imar planı sınırları içindeki kadastral yollar, meydanlar ile meraların, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek onaylanmış imar planı kararları ile getirilen kullanma amacına konu ve tabi olduğu hükmüne yer verildiğini, davaya konu... Yaylasının 28.02.1998 tarihinden önce yapılan 15.12.1994 tarihli ve 94/6345 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve eki 1/100.000 ölçekli planı ile Isparta Davraz Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi olarak ilan edilerek 17.02.1995 tarihli ve 22205 sayılı Resmi Gazete yayınlanarak mera vasfını kaybettiğini, tespit tutanağında taşınmazın orta mallarından olmadığı tespit edilerek ... Köyü muhtarı tarafından tutanağın imza altına alındığını, taşınmazın tesis kadastrosunda tescil harici bırakıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; bilirkişi kurulunun 28.10.2022 tarihli ek raporunda ve ekindeki krokide A harfiyle gösterilen 55.439,30 m²'lik ve B harfiyle gösterilen 181.958,38 m²'lik alanlar dışındaki kısımların, Davraz Dağı Kayak Merkezinin 17.02.1995 tarihinde turizm merkezi ilan edilmesi sonucu Kulova Yaylasında Turizm Bakanlığınca 06.12.1996 tarihinde onaylanan uygulama imar planı ile çevre düzenleme projesi içerisinde kaldığı, aynı alanda Isparta Valiliği İl İdare Kurulunun 29.01.2003 tarihli 04/2003-190 sayılı Kararı doğrultusunda 2399 parselde onaylı imar planına uygun olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 16 ncı maddesine göre uygulama yapıldığı, dolayısıyla taşınmazın mera niteliğini yitirdiği ancak A ve B harfleriyle gösterilen alanların ise imar planı dışında tescil harici alanda kaldıkları ve halen davacı köylerin yaylası oldukları belirlenerek karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile Maliye ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Mahkemece her ne kadar dava kısmen kabul edilerek belirlenen alanın mera olarak özel sicile kaydına karar verilmiş ise de; bu alanın davacı köyler adına tescil edilmesi gerektiği,
2. Dava konusu alanın tamamının kadimden beri davacı köyler tarafından kullanıldığını, 1936 yılında yazılan sınır defterinde alanın davacı köylerin hayvanlarını otlattıkları alan olduğunun belirlendiği,
3. Isparta Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/429 Esas, 1949/548 Karar sayılı kararında davacıların belirtilen yayladan kadimden beri yararlandığı ve bu yaylaya diğer köyler tarafından yapılan müdahalenin men'ine karar verildiği,
4. Bilirkişi raporlarında dava konusu alanın tamamının mera olduğu ve mera vasfının yitirmediğinin tespit edildiği, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında alanın kadimden beri mera olduğu ve davacıların faydalandığının tespit edildiği,
5. Mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulması talep edilmiştir.
Davalılardan ... ile ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında hazırlanan imar planları içindeki kadastral yollar, meydanlar ile meraların, imar planının onayı ile bu vasıfların kendiliğinden kaybedeceği hükmüne yer verildiğini, mera kelimesinin 28.02.1998 tarihinde kanun metninden çıkarıldığı, davaya konu kulova yaylasının 28.02.1998 tarihinden önce 1994 tarihli bakanlar kurulu kararı ile turizm merkezi ilan edildiğinden mera vasfını yitirdiği,
2. 20.02.1997 ve 21.02.1997 tarihli mahalli tespit tutanakları ile davaya konu alanın orta malı olmadığının tespit edildiği, tutanakların idare çalışanları, mahalli bilirkişiler, ... köyü muhtarı ve ... köyü muhtarı tarafından imzalandığı, alanın ... Köyü, Davraz Dağı Mevkii olarak 2399 parsel sayısı ile 03.03.1997 tarihinde ham toprak vasfıyla ... adına tescil edildiği,
3. Dava konusu alanın Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanan uygulama imar planı sınırları içinde kaldığı, alanın imar kanununun 18 ve 19 uncu maddeleri uyarınca imar uygulamasına tabi tutulduğu ve parselasyon planının kesinleştiği,
4. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince dava konusu alanın turizm yatırımları için zaruri alan olduğu, uygulama imar planları içinde kaldığı, bu nedenle alanın mera olarak sınırlandırılmasının hatalı olduğu,
5. Dosyada kadimlik iddiasının tam araştırılmadığını, alınan bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı gerekçeleriyle hükmün bozulmasın talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; mera olduğu iddia edilen dava konusu taşınmaza el atmanın önlenmesi ve taşınmazın köy orta malı olarak mera siciline kayıt istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4).
3. Meraya el atmanın önlenmesi, sınırlandırılması davaları kadim yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine tarafından açılabilir. Aynı şekilde, bir yerin mera olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliğinin ya da Hazinenin tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açmasına olanak vardır.
4. Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir. Tahsise dayanıldığında, dayanak belgelerin, ayrıca karşı tarafın savunmasında ileri sürdükleri kayıtların tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilmesi, kadimlik iddiası varsa bu hususun araştırılması, gerektiğinde köyün kuruluş tarihinin İçişleri Bakanlığından sorulması ve köyün kadim ya da muhdes olup olmadığının saptanması gerekir.
5. Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların çekişmeli mera veya yayla ile herhangi bir yararlanma ilişkisi bulunmayan, yansız anlatımda bulunabilecek, yöreyi iyi bilen ve çevre köy ya da kasabalarda yaşayan yaşlı kişilerden seçilmesi gerekir.
6. Mahkemece yapılacak keşifte; tahsise dayanılıyorsa tahsis kayıtlarının yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile uygulanması, dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, taşınmazın mera olmadığı iddiasının bulunması halinde varsa çevre taşınmazlara ait kayıtlar da uygulanarak dava konusu yeri ne şekilde okuduğunun çevre taşınmazlarla toprak yapısı kıyaslanarak uzman bilirkişiler aracılığı ile uyuşmazlığa konu yerin ve niteliğinin saptanması gerekir.
7. Kadimlik iddiasında ise, yerel bilirkişi ve tanıklara taşınmazın kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı ve sınırları sorularak sonuca gidilmelidir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.