İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/4949 · K. 2024/6886
- Esas No
- 2023/4949
- Karar No
- 2024/6886
- Karar Tarihi
- 30.09.2024
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2023/4949 E. , 2024/6886 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1409 Esas, 2023/894 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/678 E., 2020/462 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davalı - birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ülkemizde son yılların en başarılı kitapları olan Fİ-Çİ-Pİ isimli üçlemesi ve AEDEN isimli fantastik eserlerin yazarı olduğunu, üçleme kitaplarının dizi olarak işlendiğini ve ilk sezonu Fİ adı altında izleyici ile buluştuğunu, davalının sunuculuk, sinema ve dizi oyunculuğunun yanı sıra son yıllarda kitap ve bir dönem gazete yazarlığı ve astroloji yorumculuğu yaptığını, yine Bağlanma Korkusu adlı romanını 2010 yılında yazdığını 2011 yılında satışa çıktığını, davalının sosyal medya hesaplarında müvekkilinin kitabının kendi kitabına çok benzediğini, müvekkilinin intihal yaptığını, kitabının 2011 yılında müvekkilinin Fİ isimli kitabının ise 2013 yılında yayınlandığı, Bağlanma Korkusu ile Fi'nin neredeyse birebir benzer olduğu iddialarında bulunduğunu, bu durumun noter kanalıyla tespit edilerek kayıt altına alındığını, müvekkiline yönelik intihal suçlamasının kasıtlı, planlı bir şekilde yapıldığını, müvekkilinin her iki kitapta da balerin ve dansçı karakterlerin olmasını intihal iddiasına dayanak yaptığını, müvekkilinin hiçbir kitabında başka bir yazardan ve eserden intihal yapmadığını, davalının kitabından da bu iddiaların gündeme gelmesiyle haberdar olduğunu, Destek Yayınevi tarafından iddialar gündeme geldikten sonra her iki kitap üzerinde yapılan inceleme sonunda, kitaplar arasında olay, olay örgüsü, karakterler ve edebi üslup açısından intihal iddiasını gündeme getirecek bir benzerlik bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin kitabının ilk kez 2013 yılında yayınlandığını ancak Fİ-Çİ-Pİ adlı eserlerin konusunu ve karakterlerini 2009 yılında yazmaya başladığını, öncelikle dizi senaryosu olarak oluşturulduğunu daha sonrasında kitap haline dönüştürüldüğünü, müvekkilinin kitabının konusunun 2009 yılında senaryo alarak yazıldığı ve birden çok yapımcı ile üçüncü şahıslar ile paylaşıldığı dikkate alındığında, yapılacak olan incelemede intihalin söz konusu olması halinde eserin davalıdan önce yazılmış olması nedeniyle müvekkili açısından intihal iddiasında bulunma hakkı doğacağını, intihal iddiasının bir yazar için her şeyden önce ... kırıcı bir ... olduğunu iddia ederek, davalıya ait Bağlanma Korkusu isimli roman ile müvekkiline ait Fİ-Çİ-Pİ isimi üçleme kitap arasında davalının gündeme getirdiği birebir aynı oldukları iddiası ve eserlerin yazım tarihleri dikkate alındığında intihal hususunun mevcut olup olmadığı, intihal varsa hangi tarafça yapılmış olduğu hususunun tespit edilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, haksız ve kötü niyetli intihal iddiası ile eser sahipliği ve kişilik hakları saldırıya uğrayan müvekkili lehine 1.500.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı- birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, bir balerin olan ... ile ... ve kadın düşkünü bir reklamcı olan ... ile birlikteliğinin anlatıldığı eseri "Bağlanma Korkusu" Haziran 2011 tarihinde yayınlandığını, davalı ...'in ise "Fi" adlı kitabında ise aynı şekilde balerin olan ... ile Zengin, kadın düşkünü bir psikolog ve programcı olan ... karakteri ile birlikteliği anlatıldığı, "Fi" adlı eserin ise 2013 yılında yayınlandığını, her iki eserin kurgusu ve karakterleri arasında bire bir benzerlik bulunduğunu, okuyucu kitlesi tarafından rahatlıkla anlaşılabilecek benzerliklerin olduğunu, intihal iddialarını destekler nitelikte ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini belirterek, davalı ...'e ait "Fİ " adlı eseri ile davacıya ait "BAĞLANMA KORKUSU" adlı eserden haksız şekilde intihal edildiği ve tecavüzün tespitini, davanın İstanbul 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/678 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiş, mahkemece dosyanın birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin oyunculuk ve yazarlık kariyerini 22 yıldır devam ettirdiğini, öğrenim yıllarından itibaren oyunculuk ve yazarlık yapmanın kendisinin en büyük hayali olduğunu, okuyucular tarafından son derece beğenilen Bağlanma Korkusu adlı kitabın Burgarca ve Romence dillerine de çevrildiğini, müvekkilinin medyada davacının iddialarının aksine, özel hayatı ve polemikler ile değil, oyunculuk ve yazarlık mesleklerinde yakaladığı başarılar ile gündeme geldiğini, sosyal medya üzerinden müvekkili tarafından yapılan açıklamaların kendi eserinin Fi adlı eserden esinlenilerek yazıldığı doğrultusunda gelen eleştiriler üzerine kaleme alındığını, müvekkili tarafından Fi isimli eserin yakın bir zamanda okunması ile fark edilen benzerliklerin sosyal medyada da yer aldığını, okurlar tarafından internet ortamında yapılmış olan yorumların, Fi isimli eserin müvekkiline ait Bağlanma Korkusu adlı eserden intihal edildiği iddiasını destekler nitelikte olduğunu, bu durumun hem intihal iddiasını güçlendirdiğini hem de eserlerin karakter ve kurgu bakımından taşıdığı benzerliklerin haksız rekabet teşkil ettiğinin görüldüğünü, tarafların eserlerinden ve somut bilgilerinden ziyade müvekkilinin özel hayatı, fotoğrafları ile algı oluşturulmaya çalışılmasının iyi niyetten son derece uzak bir tutum olduğunu, Destek Yapım tarafından yapılan açıklamaların bir yayınevinden beklenen ilke ve tutum ile örtüşmediğini, müvekkilinin Bağlanma Korkusu adlı eserinin mali haklarının da Destek Yapım tarafından devralındığını, ilk olarak Artemis Yayınları tarafından basılan müvekkili kitabın 26.08.2015 tarihinde Destek yapım ile mali hakların devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, 22.08.2016 tarihinde sözleşmenin yenilenerek bir yıl süre ile eserin mali haklarının yine Destek Yapım'a devredildiğini, her iki eserin mali haklarını elinde bulunduran yayınevinin yazarların menfaatlerini gözeterek açıklama yapması beklenirken müvekkiline yönelik haksız ithamlarının son derece taraflı olduklarının göstergesi olduğunu, dava konusu eserler arasındaki intihal iddialarını paralel olarak, konu, kahramanlar ve eylemlerin birebir kullanılıp sayfa sayısının çoğaltılması suretiyle intihal yapıldığının görüldüğünü, müvekkilinin okuyucularından gelen yorum ve eleştiriler üzerine Fi adlı eseri okuduğunu, tarafların toplantıda aynı yayınevinin yazarları olarak tanıştıklarını, nezaketen gerçekleştirilen bu eylemin eserin seneler önce okunmuş olduğu şeklinde yorumlanmasının gerçeğe aykırı olduğunu, eserin çok ... olmasının intihalin olmadığına karine teşkil etmesinin mümkün olmadığını, eserlerin incelenmesinden esinlenmenin ötesinde intihalin mevcut olduğunun açıklığa kavuşacağını, her iki eserin karakterlerinin birebir aynı olduklarını, ana karakterlerin yanı sıra yardımcı karakterlerin üstlendikleri rollerin de pek çok bakımdan birbirinin aynı olduğunu, müvekkilinin eserinin davacının eserinden yıllar önce yayınlandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep haklarının saklı kalması kaydıyla, intihalin tespiti ve davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-birleşen dosyada davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; açılan işbu davanın konusunun da kitaplar arasında intihal olduğu hususunun tespiti talebine ilişkin olduğu ve derdest bir dava varken davalı-birleşen dosya davacısının açmış olduğu davanın dava şartı hükmünü ihlal ettiğini, dava şartını içermeyen davanın reddi gerektiğini, davalının sosyal medya hesaplarından müvekkiline yönelik haksız intihal iddiasını açıklamasından sonra müvekkili tarafından kitaplar arasında intihal olup olmadığı hususunun tespiti amacıyla dava açıldığını, davalının kendisine karşı dava açıldığı duyumundan sonra dava açtığını, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, birleşen davanın dava dilekçesinde de her iki eserin kurgusu ve karakterleri arasında birebir benzerlik bulunduğu şeklinde iddiaların yer aldığını, eserlerin karakterlerinin özelliklerinin hepsinin birbiri ile aynı olmasına yönelik iddianın gerçeklikten, bilimsellikten uzak olduğunu, müvekkilinin davalı-birleşen dosya davacının Bağlanma Korkusu adlı romanından intihal yapmadığını belirterek asıl davaya ilişkin dava dilekçesindeki beyan ve taleplerini tekrar etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "1-Asıl davanın kabulü ile, davacıya ait Fi, Çi, Pi isimli eserlerin davalıya ait Bağlanma Korkusu isimli eserden intihal içermediğinin tespitine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, takdiren 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Birleşen dava yönünden davacının (davalı ...'e ait Fi isimli eserin davacıya ait Bağlanma Korkusu isimli eserden haksız rekabet teşkil edecek şekilde intihal içerdiğine ve eser sahipliğine tecavüze dayalı) açmış olduğu davanın reddine, 4-Mahkemece davacı-birleşen dosya davalı vekilinin talebi üzerine verilen 08.12.2017 tarihli yayın yasağına ilişkin tedbirin kaldırılmasına," gerekçeleriyle karar verilmiş hüküm davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacının 2009 yılında e-mail ile paylaştığı sabit olan "İHTİRAS" isimli senaryosu ile davacının "Fİ" isimli kitabı karşılaştırıldığında; ana hikayenin 2009 yılında senaryo diline uygun sahnelemeler yolu ile kaleme alındığı ve daha sonra roman olarak kurgulandığı, hem senaryo hem romanda ana ve yan karakterlerin aynı yapıda olduğu, ana karakter olan ...'nun bale öğrencisi olduğu, ... Manay'ın psikolog, tv programcısı, üniversitede ders veren, oldukça ünlü biri oluşu gibi unsurların aynen korunduğu, davacının senaryosu ile romanının farklılıklarının ise değerlendirilmeye alınmayacak unsurlar olduğu ayrıntılı olarak açıklanmış davacı eserleri ile davalı eseri arasında karakterler, kurgu, zaman, mekan, bakış açısı, trajedi, dil/ifade/üslup karşılaştırması yapılarak intihal olmadığının belirlendiği, bilirkişi heyeti raporu, ayrıntılı ve denetime elverişli olup Dairece de hükme elverişli bulunmakla mahkemece davacıya ait Fi, Çi, Pi isimli eserlerin davalıya ait Bağlanma Korkusu isimli eserden intihal içermediğinin tespitine yönelik karar verilmesi yerinde görüldüğü, davalı yanın manevi tazminata ilişkin istinaf istemine gelince; davalının kendi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında; "...Ancak bugün sosval medyada iki kitabın ne kadar çok birbirine benzediği ve benim imihal yapmış olduğum hakkında yazılar okuyunca deliye döndüm. Çünkü söz konusu intihali yapan ben değil Fi adlı kitabın yazarı Azra Koahen'dir. İki kitabın yayın tarihine bakmak veterlidir. Bağlanma Korkusu 2011 yılında yayınlanmış Fi ise 2013 yılında. Yani başka bir ülkede olsak mahkemeye gitse kazanacağım. Böylesi bir durumda daha fazla susmuyacağım daha fazla. Bağlanma Korku ve Fi neredeyse birebir benzerdir. Karakter açılımı, isimlere olay örgüsüne kadar. Bazen kitabın çok satması başka bir kitaptan etkilenmediği anlamına gelmez. Ve buradaki intihal durumunda bunu ben yapan değilim ne yazık ki. Zaten çok üzgünüm bu konuda, Birilerinin beni daha fazla üzmesine izin vermeyeceğim. Fi Bağlanma Korkusu'nun birebir aynısıdır yazık ki" şeklindeki açıklaması ile davacıyı kendi kitabından intihal yapmak ile itham ettiği, her iki tarafın toplumca tanınan kişiler olduğu, davacı yazarın kendi mesleği, iş ürününe yönelik ithamı, davalının sosyal medyadan açıklama yapması ve açıklamasının ulusal gazetelerde yayınlandığı dikkate alındığında somut olayda davalının ifade özgürlüğüne yönelik savunması yerinde görülmemiş takdir olunan manevi tazminat miktarı hak ve nesafete uygun olmakla manevi tazminata yönelik istinaf isteminin reddinin gerektiği, davalı vekilinin bilirkişi ücretine ilişkin yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığına yönelik istinaf istemine gelince; mahkemece bilirkişi inceleme ara kararında her bilirkişi için 700,00 TL olmak üzere toplam 3.500,00 TL ücret takdir edildiği, dosyanın dört kişilik bilirkişi heyetine tevdi edildiği, ücretin eşit olarak taraf vekillerince depo edildiği, ancak ek ücret talebi üzerine mahkemenin ek 2.000,00 TL bilirkişi ücreti takdir ettiği, davacı yanca ek 1.000,00 TL masrafın depo edildiği, davalı yanca ek ücret yatırılmadığı, ek bilirkişi ücretinin davacının mevcut gider avasından tamamlandığının görüldüğü, UYAP kayıtlarına göre de; bilirkişiler için toplam 2.800,00 + 2.000,00 TL=4.800,00 TL reddiyat yapıldığı, davalı yanca 1.750,00 TL lik bilirkişi ücretinin depo edildiği, bakiye 3.050,00 TL nin davacı yanın gider avansından karşılandığı denetlenmiş olup bilirkişi incelemesinin intihal iddiası yönünden yapıldığı anlaşılmakla; neticeten yargılama giderlerinin hesaplamasında usul ve yasaya aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, karar davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl davada davacı, "Fİ", "Çİ", "Pİ" isimli kitapları ile davalıya ait "BAĞLANMA KORKUSU" isimli kitap arasında intihal olup olmadığı, intihal varsa hangi tarafça yapılmış olduğunun tespit edilerek, 1.500.000,00 TL manevi tazminata hükmolunmasını talep etmiştir. Birleşen davada davacı, "Fİ " adlı eserde davacıya ait "BAĞLANMA KORKUSU" adlı eserden haksız şekilde intihal edildiğini iddia ederek tecavüzün tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.