Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2023/496 · K. 2023/3997
5. Hukuk Dairesi 2023/496 E. , 2023/3997 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 44749 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiili el atma olgusu gerçekleşecek şekilde kamulaştırmasız el atıldığını, taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar planında “Özel Spor Alanı" olarak ayrıldığını, ... Büyükşehir Belediyesi Meclisinin 16.03.2012 tarihli, 435 sayılı kararında "imar planlarının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde kamulaştırılmayan ve imar planlarında yer alan sosyal tesis, ağaçlandırma alanları, rekreasyon alanları, spor alanları vb. donatı alanlarının maliklerince özel amaçla kullanılabileceği" ifadesinin yer aldığı, iş bu halde müvekkil idarenin herhangi bir el atmasının söz konusu olmadığını, kamu ortaklık payı olarak adlandırılan alanların, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 12 nci maddesi uyarınca oluşturulduğunu, plan yapılırken imar yönetmeliği gereği herhangi bir kurum talebi aranmaksızın zorunlu olan bu alanın aynı amaçla maliklerince kullanılmasının mümkün olduğunu, ilgili yatırımcı kuruluştan izin ve ilçe belediyesinden ruhsat alınarak planda belirtilen yapılaşma koşullarında spor alanlarında (futbol, basketbol, voleybol, tenis, yüzme havuzu, atletizm, buz pateni) faaliyetlerin yapılmasına olanak sağlayan açık ve kapalı tesisler ile sportif eğitim ve dinlenme tesislerinin yapılabileceğini, bu amaçlarla maliklerince tasarrufta bulunulabileceğini, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesine 04.08.1983 tarihli ve 2818 sayılı yevmiye ile konulan “TEK Genel Müdürlüğünce kamulaştırılacaktır” şerhinin ve 07.09.1987 tarihli ve 4236 sayılı yevmiye ile konulmuş “TEK Genel Müdürlüğünce 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 7 nci maddesi gereğince kamulaştırılacaktır” şerhlerinin bulunduğu görüldüğünden davanın TEK Genel Müdürlüğüne yönlendirilmesi gerektiği talebinde bulunulduğu, Danıştay 6. Dairesinin 2015/2884 Esas, 2016/1449 Sayılı karannda “...Kamu Ortaklık Payı olarak oluşturulan taşınmaz için belediyenin imar Kanunu gereğince görevini yerine getirmiş olduğu, zira davacının imar haklarının verildiği, uyuşmazlığa konu kamu ortaklık payından oluşan taşınmaza, düzenlemeye giren diğer taşınmaz malikleri ile birlikte eşit koşullarda olduğu ve davacının imar haklarının düzenlendiği anılan parselasyon işlemine karşı dava açmadığı göz önüne alındığında, kamu menfaatlerinin gerekliliği ile kişi yaran arasındaki adil dengeyi bozan ölçüsüz bir yükün davacıya yükletildiğinden söz edilemeyeceğinden ve bu nedenle tazminat verilmesi şartlan oluşmadığından, davanın kabulüne karar veren Mahkeme karannda hukuki isabet görülmemiştir” denilerek hükmün bozulmasına karar verildiğinin görüldüğünü, yine imar planında özel Spor Alanı kullanımında olan bir parselle ilgili olarak ... 4. İdare Mahkemesinin 2015/152 Esas, 2015/1173 Karar sayılı ilamında “davacının hissedar olduğu taşınmaza özel mülkiyete konu olacak şekilde kullanım amacı getirildiğinden, idare açısından kamulaştırma külfetinin doğmadığı ve davacının mülkiyet hakkının hukuka aykın bir şekilde belirsiz bir süre ile kısıtlandığından bahsedilmeyeceğinden, zarann tazmini istemiyle açılan davanın reddi gerektiği sonucuna varıldığı” denilerek davanın reddine karar verildiği ve kararın Danıştay 6. Dairesince onanarak kesinleştiği, ayrıca, 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Bölümünde yer alan Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerini açıklayan 189 uncu maddesinin (g) bendinde “her türlü spor tesisi ve eğitim merkezlerinin kurulması, işletilmesi ve ad verilmesi ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek” denildiğini, bu nedenle davanın belediye yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddinin talep edildiğini, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.