V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasa hükümleri ile yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığını, somut olayda hak düşürücü sürenin uygulanmasının kamu düzenini bozduğunu, kamu düzenine ilişkin sebeplerin hak düşürücü sürenin uygulanmasından üstün olduğunu, mülkiyet hakkı kazanması mümkün olmayan idareye karşı açılan davanın kabulü gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Erzurum ili, İspir ilçesi, Karşıyaka Mahallesinde bulunan dava konusu 296 ada 14 parsel sayılı, 493,20 metrekare yüz ölüçümlü, Kuran Kursu vasıflı taşınmazın 296 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonucu oluştuğu, kadastro çalışmaları sonucu 296 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin ise 11.08.1992 tarihinde kesinleştiği, taşınmaz üzerinde 16.02.2001 tarihli Korunması gerekli Kültür Tabiat Varlığı şerhi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 11. maddesine göre Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez. Yine aynı Kanun'un 6. maddesinde korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının neler olduğu belirtilerek örnekleme yoluyla gösterilmiştir; "Kaya mezarlıkları, yazılı, resimli ve kabartmalı kayalar, resimli mağaralar, höyükler, tümülüsler, ören yerleri, akropol ve nekropoller; kale, hisar, burç, sur, tarihi kışla, tabya ve isihkamlar ile bunlarda bulunan sabit silahlar; harabeler, kervansaraylar, han, hamam ve medreseler; kümbet, türbe ve kitabeler, köprüler, su kemerleri, su yolları, sarnıç ve kuyular; tarihi yol kalıntıları, mesafe taşları, eski sınırları belirten delikli taşlar, dikili taşlar; sunaklar, tersaneler, rıhtımlar; tarihi saraylar, köşkler, evler, yalılar ve konaklar; camiler, mescitler, musallalar, namazgahlar; çeşme ve sebiller; imarethane, darphane, şifahane, muvakkithane, simkeşhane, tekke ve zaviyeler; mezarlıklar, hazireler, arastalar, bedestenler, kapalı çarşılar, sandukalar, siteller, sinagoklar, bazilikalar, kiliseler, manastırlar; külliyeler, eski anıt ve duvar kalıntıları; freskler, kabartmalar, mozaikler, peri bacaları ve benzeri taşınmazlar; taşınmaz kültür varlığı örneklerindendir.
Tarihi mağaralar, kaya sığınakları; özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları ile benzerleri; taşınmaz tabiat varlığı örneklerindendir."
Somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu parsel içerisinde kamuya tahsis edilmiş bir yer bulunmadığından 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince, fen ve mimar bilirkişiler ile dava konusu taşınmazda keşif yapılmak suretiyle mimar bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dava konusu taşınmazın (Kadıoğlu Medresesi) 1725 yılında inşa edildiği, döneminin açık avlulu medrese plan şemasına ait kültür varlıklarımızdan biri olduğu, Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu Başkanlığı tarafından 08.03.1984 tarihli ve 159 sayılı kararı ile tescillendiğine dair tespite yer verildiği, yine dava konusu taşınmazda Korunması gerekli Kültür Tabiat Varlığı şerhi bulunduğu halde bu hususun değerlendirilmediği, dava konusu taşınmaza ilişkin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında bir araştırma yapılmadığı, medresenin korunması gerekli kültür tabiat varlığı kapsamında olup olmadığının belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazla ilgili kültür ve tabiat varlığı olduğuna ilişkin alınan karar ve varsa bu hususa dair tüm bilgi ve belgelerin ilgili kurumlardan istenmesi, fen bilirkişisi ve arkeolog bilirkişi ile dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, arkeolog bilirkişiden çekişme konusu taşınmazda bulunan medresenin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olup olmadığını, dava konusu taşınmazın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlardan olup olmadığını belirten rapor alınması; fen bilirkişisinden keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor alınması; taşınmazla ilgili kültür ve tabiat varlığı olduğuna ilişkin alınan karar ve diğer bilgi-belgeler de gözetilerek taşınmazın niteliği belirlenmek suretiyle hak düşürücü süre bakımından bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmektedir.