IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece verilen 09.04.2015 tarihli ve 2014/13677 E., 2015/5926 K. sayılı ilamla; "...Mahkemece yapılacak iş; yukarıdaki yasa hükümlerine göre, öncelikle, ortaklık sözleşmesinde bu hususta hüküm bulunup bulunmadığına bakmak, hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin sözleşmedeki hükümlere göre yapılmasını sağlamak; böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise ortakların anlaşarak tasfiye memuru belirlemelerini istemek; bu konuda anlaşamamaları halinde ise hakim tarafından tasfiye işlemini gerçekleştirecek (ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman bir veya üç kişiyi) tasfiye memuru olarak resen atamak olmalıdır.
Bundan sonra ise, tasfiye işlemleri; hakim tarafından öngörülecek üçer aylık (uyuşmazlığın mahiyetine göre süreler uzatılıp kısaltılabilir) dönemlerde tasfiye memuru tarafından 3 aşamada gerçekleştirilmelidir.
Birinci aşamada; ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm malvarlığı (aktif ve pasifi ile birlikte) belirlenmeli, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenmeli, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde, taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, tasfiye memurunun belirlediği malvarlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmeli, bu husustaki itirazları da karşılanıp, toplanacak delillere göre değerlendirilmelidir.
İkinci aşamada; ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakte çevirme işlemi (TMK'nun 634. vd. maddelerinde düzenlenen resmi tasfiye işlemi kıyasen uygulanmak suretiyle) gerçekleştirilmeli, şayet bu mallar mevcut değilse,değerleri bilirkişi marifetiyle saptanmalıdır.
Üçüncü ve son aşamada ise; yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan herbirinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya (ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse) zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmelidir.
Bu aşamalardan sonra ise; tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hakim, (HMK'nun 297.maddesi uyarınca) tarafların hak ve yükümlülüklerini saptayıp, tasfiye işlemini sonlandırmalı ve bu doğrultuda hüküm oluşturmalıdır.
Bütün bu açıklamalar ışığında, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ve maddeler halinde belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözümlenmesi gerekirken, mahkemece, değinilen bu yönler dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 23.06.2020 tarihli ve 2016/425 E., 2020/134 K. sayılı kararla; bozma ilamı uyarınca iki SMMM bir ziraat bilirkişisinden oluşan tasfiye heyeti belirlenerek üçer aylık sürelerle üç aşamalı olarak inceleme yaptırıldığı, tasfiye heyetince tasfiyeye konu ortaklık kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapıldığı, yapılan inceleme ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir nitelikte olduğu kanaati ile hükme esas alındığı, bu itibarla tasfiye sonunda ortaklara paylaştırılacak toplam kar miktarının 194.863,65 TL olduğu, bu kardan davalının payına 97.431,85 TL kaldığı, ortaklığın yönetici idareci ortağı davalının ortaklığa toplam 41.431,80 TL borçlu olduğu, bu borcun tasfiye heyetince tanzim edilen 05.06.2020 tarihli heyet raporunda belirtildiği üzere davacı ortaklara verilmesi gerektiğinden bahisle; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece verilen 15.02.2021 tarihli ve 2020/10631 E., 2021/1408 K. sayılı Mahkemece bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği, tasfiye işleminin bozma ilamında belirtilen sıra ve yönteme göre yapılmadığı; yönetici ortak olan davalıdan hesap listesinin istenilmediği, yine üçüncü aşamada belirtilen, ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payının geri verilmesi, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya (ortaklığın, borçlar,giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse) zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilançonun düzenleneceği belirtilmesine rağmen, davalı yönetici ortağın dosya kapsamına sunduğu yaptığı masraflara ilişkin olduğunu iddia ettiği kira sözleşmeleri, tarım destekleme belgeleri, kredi ödemeleri ve diğer birtakım ödeme belgelerinin söz konusu ortaklık ilişkisi çerçevesinde yapılıp yapılmadığı hususunun tasfiye kurulunca değerlendirilmediği, taraflar arasındaki çeltik ortaklığına ilişkin masraf noktasında herhangi bir belirleme yapılmamış olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların, davalı ile murisin müşterek gayrımenkulleri ile icarladıkları tarım arazilerini kullanarak çeltik tarımı yapmak üzere adi ortaklık kurdukları, elde edilen kazancın aralarında paylaşıldığı, murisin vefatından sonra ortaklığın bir süre davalı ile davacılar arasında da devam ettiği, ancak davacıların haklarının verilmediği iddiası ile 93.000,00 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettikleri, tasfiye heyetince tasfiyeye konu ortaklık kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapıldığı, yapılan inceleme ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir nitelikte olduğu, bu itibarla tasfiye sonunda ortaklara paylaştırılacak toplam kar miktarının 194.863,65 TL olduğunun, bu kardan davalının payına 97.431,85 TL kaldığının ortaklığın yönetici idareci ortağı davalının ortaklığa toplam 41.431,80 TL borçlu olduğunun belirlendiği, bu borcun tasfiye heyetince tanzim edilen 05.06.2020 tarihli tasfiye heyeti raporu ve 25.04.2023 tarihli tasfiye heyeti ek raporunda belirtildiği üzere davacı ortaklara verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.