Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2023/5012 · K. 2023/9200
4. Hukuk Dairesi 2023/5012 E. , 2023/9200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/296 Esas – 2022/595 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/ Davanın husumetten reddi Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; turizm teşvik belgesi sahibi olan dava dışı şirkete, ilgili mevzuat gereği indirimli tarife uygulanmakta iken davalı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın mevzuat değişikliğine dair yazısı üzerine indirimli tarife yerine normal tarife uygulanmaya başlandığını, bunun üzerine dava dışı şirketin açtığı alacak davasında, ticaret mahkemesi kararı üzerine, müvekkili şirketin normal tarife ile indirimli tarife arasındaki farkı dava dışı işletmeye ödemek zorunda kaldığını belirterek dava dışı şirkete ödediği 212.927,52 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, 29.06.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2010/478 sayılı Turizm Belgeli Yatırım ve İşletmelere Elektrik Enerjisi Desteği Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı'nın 3 üncü maddesinde “Elektrik enerjisi desteği ödemelerinin, ... bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı”, 7. maddesinde de “12.04.2002 tarihli ve 2002/4100 sayılı Kararnamenin eki kararın 2 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin yürürlükten kaldırıldığı”, bunun yanı sıra, anılan 2010/478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın “Yürürlük” başlıklı 8 inci maddesinde ise; “Bu karar 16.07.2009 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.” hükmünün yer aldığını ve 16.07.2009 tarihinden sonra yasal hasımın ... olduğunu belirterek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu'nun 16 ıncı maddesinde "Turizm belgeli yatırım ve işletmeler elektrik, gaz ve su ücretlerini o bölgedeki sanayi ve meskenlere uygulanan tarifelerden en düşüğü üzerinden öderler" düzenlemesine yer verildiğini, 16.07.2009 tarihine kadar davalı idareden belgeli yatırım ve işletmelerin normal tarife üzerinden ödedikleri enerji bedeli ile en düşük tarife arasındaki farkın Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca ödendiğini, 16.07.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2009/15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu uygulamaya son verildiğini, daha sonra 29.06.2010 tarih ve 237626 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2010/478 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bu kararda belirtilen esaslar çerçevesinde 16.07.2009 tarihinden itibaren normal tarife ile en düşük tarife arasındaki farkların davalı Bakanlık bütçesine konulacak ödeneklerle ödenmesinin öngörüldüğünü, ...'na başvuru yapmaları halinde ilgili dönemden Bakanlar Kurulu Kararları çerçevesinde faydalanabileceklerini, ancak firmalarca bu başvuru yapılmadan önce şekil şartı yerine getirilmeden doğrudan dava yoluna gidilmesi nedeniyle ödenen paranın davacı şirket tarafından tanzim edilmesine ilişkin talebin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu ödemeye ilişkin herhangi bir belgenin taraflarına tebliğ edilmediğini, ödeme tarihi konusunda bilgileri bulunmadığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, istenen değişken oranlı işlemiş ve işleyecek avans faizi talebinin yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.