Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2023/5032 · K. 2025/3889
5. Ceza Dairesi 2023/5032 E. , 2025/3889 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/589 Esas, 2021/2994 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2018/424 Esas, 2020/507 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/589 Esas, 2021/2994 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın, katılan şirket vekili sıfatıyla takip ettiği icra dosyalarında avukatlık mesleğinin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeksizin görevin ihmali sayılabilecek hatalar yaptığına, usul ve yasaya aykırı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.