IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.06.2014 tarihli ve 2014/6215 E., 2014/9235 K. sayılı ilamıyla; "...Taraflar arasında; 01.10.2007 tarihli imzalanan sözleşme ile bir adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmeye göre, kâr ve zarar oranının yarı yarıya olacağı ve 5 yıllık ortaklık süresi öngörüldüğü hususunda da bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davalının savunmasında ifade ettiği gibi, sözleşmenin konusunun sadece "Baskı Enjeksiyon" işi olup, olmadığı; davalının, bununla ilgili kendisine ait kalıpları, ortaklık sermayesi olarak koyup koymadığı ve bu kalıplarla davacı şirkete ait firmada üretilen dolapların satışının yapılıp yapılamayacağı; bunun haksız rekabete yol açıp açmayacağı ve ...'e satıştan elde edilen paranın ortaklığa ait olup olmadığı; ortaklığın hangi ortağın kusuru sonucu sonlandırıldığı, dolayısıyla cezai şart alacağının doğup doğmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Tarafların tüm bu uyuşmazlık noktalarındaki taleplerinin, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi kapsamında bulunduğu kabul edilmeli ve uyuşmazlık; bu çerçevede ele alınıp değerlendirilmelidir.
Toplanan tüm bilgi ve belgelere, iddia ve savunmaya, alınan bilirkişi raporlarına göre; taraflar arasındaki kurulan adi ortaklığın eylemli olarak sona erdiği anlaşılmakta olup, bu husus Mahkemenin de kabulündedir.
(...)Bütün bu açıklamalar ışığında, somut olaya bakıldığında; Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin bulunduğu kabul edilerek; toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin; davalı ...'ın, ortaklık faaliyetlerinin yürütülmesi ve işleyişindeki ana unsurlardan olan kalıpları, sözleşmede öngörülen süre sona ermeden alıp götürmesi ve geri getirmemesi nedeniyle, ağır kusuru sonucu, fiilen sona erdiğinin kabulü ile; bu hususun, davacı şirket yararına, sözleşmede öngörülen cezai şart alacağını da oluşturduğu gözetilip tasfiye işleminde değerlendirilmesi, uyuşmazlığın; yukarıda açıklanan ve maddeler halinde belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözüme kavuşturulması gerekmektedir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
B. İkinci (Birleşen Davaya İlişkin) Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece 21.03.2017 tarihli ve 2015/512 E., 2017/174 K. sayılı kararla; 07.02.2017 tarihli oturumda tarafların bilgisine başvurulduğu, davacı şirket merkezinde varlığı tespit edilen 1.067.120,72 TL tutarındaki ekipmanların davacı şirkete ait olduğunun, adi ortaklığın yürütülebilmesi için tahsis edildiğinin, adi ortaklığa ait olmadığının belirtildiği, bu ekipmanların adi ortaklığa ait olduğu konusunda davalı birleşen davacının da bir iddiasının söz konusu olmadığı, ... dolapların ve davalı birleşen davacı ... tarafından getirilen kalıpların adi ortaklığa ait olduğunun kanıtlanamadığı, bu nedenle dolap satışından elde edilen gelirin yarısının ödenmesine ilişkin birleşen davacı isteminin de yerinde görülmediği, baskı enjeksiyon işinden dolayı adi ortaklığın kurulduğu belirtilmiş ise de bu işten dolayı bir gelir elde edildiğinin kanıtlanamadığı, bu nedenle bu gelirin paylaşılmasına ilişkin birleşen davacı isteminin de dayanaksız kaldığı, kalıpların adi ortaklığa ait olmayıp Memet'e ait olduğunun taraflarca 07.02.2017 tarihli oturumda açıklandığı, saptanan bu durum karşısında taraflarca oluşturulan adi ortaklığın bir mal varlığının veya yapılan işten dolayı bir gelirinin bulunmadığı, tasfiye edilecek bir durumun söz konusu olmadığı, taraflar arasındaki adi ortaklığın uyulan bozma ilamında da belirtildiği gibi, davalı birleşen davacının kalıpları götürmesi nedeniyle kusurlu davranışı sonucunda eylemli olarak sona erdiği, birleşen davacının bu nedenle ağır kusurlu olduğu, ceza koşulu isteminin de yerinde olmadığı, diğer taleplerinin ve koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin de reddi gerektiğinden bahisle; asıl dava takip edilmediğinden yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına, yasal süresi içerisinde asıl davanın yenilenmesi halinde bu davadan tefriki ile yeniden esasa kaydının yapılmasına ve yargılamasına devam olunmasına, birleşen dosyada; taraflar arasındaki adi ortaklığın, davalı birleşen davacının kusuru ile eylemli olarak sona erdiğinin tespitine, ortaklığa ait bir mal varlığı bulunmadığından fesih ve tasfiyeye gerek bulunmadığına, birleşen davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat talebi ile dava dilekçesinde yer alan diğer talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 19.03.2019 tarihli ve 2017/15975 E., 2019/2294 K. sayılı ilamıyla; "(...) Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda; ... Dolap satımı hususunda; davacı ...'in 03.05.2012 tarihli dilekçe ekinde sunduğu tabloya göre ... A.Ş.ye satılan dolaplara ilişkin ... tarafından ödenen bedelin KDV hariç 1.140.160,00TL olduğu, ... A.Ş.nin ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde ... Plastikten 2008 yılı içerisinde ... dolap alımının yapıldığı ve bedelinin KDV hariç 1.139.475,00 TL olduğunun anlaşıldığı, söz konusu satışların adi ortaklığın malvarlığı değerinin bulunması için söz konusu satımlar için yapılan giderlerin hesaplanması gerektiği tespit edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan 01.10.2007 tarihli ortaklık sözleşmesinin ikinci maddesinde ortaklığın ticari meşgalesi plastik imalatı olarak belirlenmiştir. Dosya içerisinde bulunan ... A.Ş.nin yazısında; 2008 yılındaki 10.152 adet kısa ve 10.000 adet uzun dolap anlaşmasının ... marka dolaplar için ... Plastik firması ile yapıldığını, öngörüşmelerin ... ile yapıldığını ancak ürünlerle alakalı sözleşme imzalanma aşamasında ... Plastik firması yetkilileri ile görüşüldüğü, sözleşmenin bu firma ile imzalandığını, ödeme, fatura ve iade gibi diğer işlemlerin ... Plastik ile yapıldığı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamından, ... A.Ş'ye yapılan ... Dolap satışlarının adi ortaklık adına yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, söz konusu satışların adi ortaklığın malvarlığı olduğu kabul edilmeli, tasfiyeye esas alınması ve bozma ilamında belirtilen sıra ve yöntem izlenerek sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu ortaklığa ait bir mal varlığı bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
C. Üçüncü (Asıl Davaya İlişkin) Bozma Kararı
Asıl davanın tefriki sonrasında yenilenenen işbu dava hakkında Mahkemenin 2017/317 E., 2017/792 K. sayılı kararıyla; davacı şirket merkezinde bulunan 1.067.120,72 TL tutarındaki makine ekipmanlarının adi ortaklığın malvarlığı olmayıp davacıya ait olduğu ve ortaklığın yürütülmesine tahsis edildiği, davacı tarafından dava dışı ... A.Ş.ye satışı yapılan ve KDV hariç 1.139.475,00 TL tutarındaki ... dolapların adi ortaklığa ait olduğunun kanıtlanamadığı, taraflar arasındaki bu konuya ilişkin uyuşmazlığın giderilemediği, davalı ... tarafından getirilen kalıpların da adi ortaklığa ait olduğunun kanıtlanamadığı, adi ortaklığın, "Baskı Enjeksiyon" işini gerçekleştirmek amacı ile kurulduğu belirtilmiş ise de; bu işten dolayı taraflarca paylaşılması gereken bir gelir elde edildiğinin kanıtlanamadığı, taraflarca oluşturulan adi ortaklığın, tasfiyesini gerektirecek bir mal varlığının ve gelirinin bulunmadığı, davalı ...'in ortaklık faaliyetlerinin yürütülmesi ve işleyişindeki ana unsurlardan olan kalıpları, sözleşme de öngörülen süre sona ermeden alıp götürmesi ve geri getirmemesi nedeniyle, ağır kusuru sonucu ortaklığın fiilen sona erdiği kabul edildiğinden, bu durumda davacı şirket yararına sözleşmede öngörülen ceza koşulu alacağının oluştuğu, davalı ...'in tacir olmadığı, belirlenen sosyal ve ekonomik durumuna göre kararlaştırılan ceza koşuluna hükmedilmesi halinde ekonomik yıkımına yol açacağı, indirim yapılarak takdiren 50.000,00 USD tutarındaki ceza koşulu alacağının şirket yararına davalı ...'ten tahsili gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki adi ortaklığın davalının kusuru ile sona erdiğinin ve adi ortaklığa ait mal varlığı bulunmadığından fesih ve tasfiyeye gerek bulunmadığının tespitine, adi ortaklığa ait giderler ile ilgili istemin reddine, ceza koşulu isteminin kısmen kabulüne, takdiren 50.000,00 USD ceza koşulu alacağının davacı yararına davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı ceza koşulu isteminde haklı bulunduğu ve takdiren indirim yapılarak karar verildiğinden reddedilen ceza koşulu alacağı yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmolunmamış, hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.04.2019 tarihli ve 2018/3461 E., 2019/3938 K. sayılı ilamıyla; taraf vekillerinin cezai şartın kısmen kabulüne yönelik sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; "(...) Tüm dosya kapsamından, ... A.Ş.ye yapılan ... Dolap satışlarının adi ortaklık adına yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, söz konusu satışların adi ortaklığın malvarlığı olduğu kabul edilmeli, tasfiyeye esas alınması ve bozma ilamında belirtilen sıra ve yöntem izlenerek, işbu dosyanın tefrik edildiği davalı tarafça açılan dava dosyası ile birleştirilerek sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu ortaklığa ait bir mal varlığı bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Asıl davanın bozma sonrasında birleşen dava ile tekrar birleştirilmesine karar verilmiş ve Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davaya yönelik olarak taraflar arasında yapılan 01.10.2007 tarihli ortaklık sözleşmesinin ikinci maddesine göre ortaklığın ticari meşgalesinin plastik imalatı olarak belirlendiği, davalı birleşen dosya davacısı Memet tarafından getirilen kalıpların, adi ortaklığa ait olmayıp Memet'e ait olduğu, adi ortaklığın sadece "Baskı Enjeksiyon" işini gerçekleştirmek amacı ile kurulduğu belirtilmiş ise de böyle olmadığı, ancak bu işten dolayı taraflarca paylaşılması gereken bir gelir elde edildiğinin kanıtlanamadığı, davacı şirket merkezinde bulunan 1.067.120,72 TL tutarındaki makine ekipmanlarının adi ortaklığın malvarlığı olmayıp davacıya ait olduğu ve ortaklığın yürütülmesine tahsis edildiği, davacı tarafından dava dışı ... A.Ş.ye satışı yapılan ve KDV hariç 1.139.475,00 TL tutarındaki ... dolap satışlarının adi ortaklık adına yapıldığı ve söz konusu satışların adi ortaklığın malvarlığı olduğu kabul edilerek tasfiyeye esas alınması gerektiği, davalı birleşen dosya davacısı Memet'in ortaklık faaliyetlerinin yürütülmesi ve işleyişindeki ana unsurlardan olan kalıpları, sözleşmede öngörülen süre sona ermeden 21.05.2009 tarihli tutanaktan anlaşıldığı üzere alıp götürmesi ve geri getirmemesi nedeniyle ağır kusuru sonucu ortaklığın eylemli olarak sona erdiği, bu durumda davacı şirket yararına sözleşmede öngörülen ceza koşulu alacağının oluştuğu ve davacı yararına hükmedilen 50.000,00 USD cezai şart alacağının davacı yararına usuli kazanılmış hak teşkil ettiği, birleşen dosyaya yönelik olarak ise; ... dolap satımı hususunda davacı ...'in 03.05.2012 tarihli dilekçe ekinde sunduğu tabloya göre ... A.Ş.ye satılan dolaplara ilişkin ... tarafından ödenen bedelin KDV hariç 1.140.160,00TL olduğu, ... A.Ş.nin ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde ... Plastik'ten 2008 yılı içerisinde ... dolap alımının yapıldığı ve bedelinin KDV hariç 1.139.475,00 TL olduğu, ... A.Ş.ye yapılan ... dolap satışlarının adi ortaklık adına yapıldığı ve söz konusu satışların adi ortaklığın malvarlığı olduğu ve tasfiyeye esas alınması gerektiği, birleşen davada ... marka dolap üretimi için kullanılması gereken Memet'e ait ... markasına ait üretim sırları özel teçhizat ve üretim kalıplarının davacı şirket tarafından kendi nam ve hesabına satışı yapılan "Saban" marka dolap üretiminde kullanılmasının hem ortaklık sözleşmesine aykırılık hem de haksız rekabet niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de; davalı birleşen davacının bilgisi ve isteği doğrultusunda ... marka dolapların davacı şirket tarafından dava dışı ... A.Ş.ye satışının yapıldığı, kalıp ve teçhizatların Saban marka üretimininde kullanıldığı hususunun ispat edilemediği, bu nedenle birleşen davalıların haksız rekabet oluşturulacak bir eylemlerinin bulunmadığı, taraflar arasındaki adi ortaklığın uyulan Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği gibi, davalı birleşen davacının kalıpları götürmesi nedeniyle kusurlu davranışı sonucunda eylemli olarak sona erdiği, birleşen davacının bu nedenle ağır kusurlu olduğu, ceza koşulu isteminin de yerinde olmadığı, işyerinde kalan ham madde ve mazemenin varlığının kanıtlanamadığı, bu nedenle birleşen davacının ceza koşulu, haksız rekabet ve yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi gerektiği, hükme esas alınan 05.07.2022 teslim tarihli tasfiye kurulu raporu uyarınca birleşen dosya davacısına ödenecek tutarın 117.877,05 TL kâr payı alacağı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki adi ortaklığın davalının kusuru ile eylemli olarak sona erdiğinin tespiti ile taraflar arasındaki 01.10.2007 tarihli adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, adi ortaklığa ait giderler ile ilgili istemin reddine, cezai şart alacağının kısmen kabulü ile 50.000,00 USD ceza koşulu alacağının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile adi ortaklığın birleşen dosya davacısının kusuru ile eylemli olarak fesih olduğunun tespiti ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ceza koşulu alacağı talebinin reddine, 117.877,05 TL'nin birleşen dosya davalısından alınarak birleşen dosya davacısına ödenmesine, diğer maddi tazminat istemleri ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.