Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/5122 · K. 2024/6833
11. Ceza Dairesi 2023/5122 E. , 2024/6833 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2455 Değişik İş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2022 tarihli ve 2020/55 Soruşturma, 2022/2362 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii Viranşehir Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/2455 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.10.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 2022/29212 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89845 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89845 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki ... mahallesinde bulunan arazisi için sulama tesisinde kullanılmak üzere 2001 yılında 4906307 numaralı geçici elektrik aboneliği aldığını, daha sonra köylülerle husumet yaşadığı için arazinin satışının devrini yapmayarak Siverek ilçesine göç edip gittiğini beyan ederek söz konusu elektrik aboneliğinin bilgisi olmadan daimi aboneliğe dönüştürüldüğü iddiası ile şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2022 tarihli kararı ile olay hakkında zamanaşımı nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, anılan karara karşı müşteki vekili tarafından yapılan itiraz üzerine merciince şüpheliler hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığının kamu davası açıldıktan sonra mahkemece değerlendirilmesi gerektiği ve dosyadaki mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğundan bahisle itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07/06/2022 tarihli ve 2022/7808 esas, 2022/14437 sayılı kararında yer alan "...CMK'nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Bu durum delil değerlendirmesini gerektirir. Diğer bir deyişle Cumhuriyet savcısı elde edilen delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu kanaatine varırsa dava açacak, aksi durumda kovuşturmaya yer olmadığına karar verecektir. Bu nedenle Cumhuriyet savcısının delilleri değerlendirme yetkisi vardır. Aksi durumun kabulü, her ihbar veya şikayet üzerine kamu davası açılmasını, delil takdirinin ise mahkemelere bırakılmasını gerektirir ki bu kabul lekelenmeme hakkıyla bağdaşmayacak ve kanunun ruhuna uygun düşmeyecektir."şeklindeki açıklamalara nazaran, somut olayda kovuşturmaya yer olmadığına dair karara konu özel belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207 ve 66/1-e maddelerine göre asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, anılan Kanun'un 67/4. maddesine göre olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, 16/09/2004 tarihinde işlendiği iddia edilen atılı suça ilişkin olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğu nazara alındığında, zamanaşımı nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.