V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık ıskat kararının alındığı yönetim kurulu toplantısında toplantı nisabının ve karar nisabının sağlanıp sağlanmadığı, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinden ...'in yönetim kurulu müzakeresine katılma yasağının bulunup bulunmadığı, burada varılacak sonuca göre ıskat kararının geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 390, 482, 483, 492 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dava, ıskat kararının hükümsüzlüğü ile ıskat edilen ortağın şirkette pay sahibi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2.İlk derece mahkemesince, davacı şirkete ait yönetim kurulu üyesi ...'in kişisel menfaatinin söz konusu olduğu, bu nedenle müzakereye katılmasının mümkün olmadığı, somut olayda ıskat kararının davacı şirketin temsilcisi katılmaksızın yönetim kurulunca alınabileceği, alınan ıskat kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine, bölge adliye mahkemesince de, ...'in konumu nazara alındığında, müzakere konusu, ...'in yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığı şirketle ilgili olup davaya konu kararla ilgili olarak yönetim kurulu üyesinin müzakereye katılmamasının dürüstlük kuralının bir gereği olduğu, bu durumda, yönetim kurulu üyesi ...'in davacı şirketin ıskatının görüşüldüğü yönetim kurulu toplantısına katılmasının mümkün olmadığı, bu haliyle, davacı şirketin ıskatına ilişkin yönetim kurulu kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
3.Iskat usulü 6102 sayılı Kanun'un 483 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde; "Kanunun 482 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanabilmesi için, yönetim kurulu tarafından, mütemerrit pay sahibine, 35 inci maddede yazılı gazete ile esas sözleşmenin öngördüğü şekilde ilan yoluyla şirketin internet sitesinde de yayımlanacak bir mesajla ihtarda bulunulur. Bu ihtarda, mütemerrit pay sahibinin temerrüde konu olan tutarı bir ay içinde ödemesi, aksi hâlde, ilgili paylara ilişkin haklarından yoksun bırakılacağı ve sözleşme cezasının isteneceği belirtilir." hükmüne haizdir. Aynı Kanun'un 390 ıncı maddesi uyarınca esas sözleşmede hüküm bulunmadığı takdirde yönetim kurulu üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve kararları hazır bulunanların salt çoğunluğu ile alır.
4.Somut olayda, davacı şirketin gerçek kişilerden oluşan iki yönetim kurulu üyesi bulunmakta olup, her iki üye de şirketin ortağı ya da paydaşı değildir. Şirket ortağı ve paydaşı davacı şirket ve davadışı ... Teknoloji Yatırım Proje ve Danışmanlık A.Ş.'dir.
5.İki kişiden oluşan yönetim kurulunda toplantı yeter sayısı ikidir. Yani üyelerin tamamıyla toplantının yapılması gerekli ve zorunludur (Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, 5. Bası, Cilt 2, sayfa 1484 ve devamı, paragraf 87, 88).
6.Yönetim kurulu üyesinin müzakereye katılma yasağını düzenleyen aynı Kanun'un 393 üncü maddesinin birinci fıkrası ise; "Yönetim kurulu üyesi, kendisinin şirket dışı kişisel menfaatiyle veya alt ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından birinin, kişisel ve şirket dışı menfaatiyle şirketin menfaatinin çatıştığı konulara ilişkin müzakerelere katılamaz. Bu yasak, yönetim kurulu üyesinin müzakereye katılmamasının dürüstlük kuralının gereği olan durumlarda da uygulanır. Tereddüt uyandıran hâllerde, kararı yönetim kurulu verir. Bu oylamaya da ilgili üye katılamaz. Menfaat uyuşmazlığı yönetim kurulu tarafından bilinmiyor olsa bile, ilgili üye bunu açıklamak ve yasağa uymak zorundadır." hükmünü içermektedir. Bu hükümden anlaşılacağı üzere şirket yöneticisinin ve yakınlarının kişisel menfaatlerinin bulunması müzakereye katılmaya engel kabul edilmiştir. Kişisel sözü ile bizzat üye ve yakınına yönelik olan konu veya onlarla ilgili bulunan menfaat kastedilmektedir. Yoksa bir topluluğa ait olup da kişinin de yararlanabileceği bir kazanç, zararın önlenmesi gibi haller kişisel sayılmaz (... Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, Cilt 2, Seçkin Ankara 2012, sayfa 2668).
7.Somut olayda ise, yönetim kurulu toplantısına çağrılmayan üye ..., davacı şirketin pay sahibi olmayıp, davacı şirket pay sahibi ve yönetim kurulu üyelerinden ... Doğal Kaynak ve Enerji A.Ş.'nin temsilcisi pozisyonundadır.
8.Hâl böyle olunca adı geçen yönetim kurulu üyesinin kişisel yarar ve menfaatinden söz etmek mümkün olmadığı gibi, somut olayda dürüstlük kuralının uygulama yerinin de bulunmadığı kabul edilmelidir.
9.Bir an için aksi düşünülse bile yukarıda belirtildiği üzere iki kişiden oluşan yönetim kurulunda toplantı ve karar nisabı iki olduğundan, dava konusu yönetim kurulu kararı yönünden toplantı ve karar nisabı sağlanması mümkün değildir. Hal böyle olunca, toplantı ve karar nisabı sağlanamadığından ıskata ilişkin yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 17.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.