İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/5281 · K. 2024/6948
- Esas No
- 2023/5281
- Karar No
- 2024/6948
- Karar Tarihi
- 01.10.2024
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2023/5281 E. , 2024/6948 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1299 Esas, 2023/618 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/181 E., 2019/787 K.
Taraflar arasındaki ayıplı hizmetten kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; uzun yıllar işleri vesilesiyle yurt dışında bulunan davacının, davalı bankanın ... Şubesi ... nolu hesabında bulunan 166.000,00 USD nakdi birikiminin bilgisi dışında hesabından çekildiğini, bu olayı davalı bankanın ... Şubesinden hesap hareketlerine dair Ocak 2018 ayı içerisinde bilgi talep ettiğinde öğrendiğini, davacının yapmış olduğu araştırma sonucu parasının nasıl ve ne şekilde hesabından alındığına dair bir bilgi ve belgeye ulaşamadığını, hesaptan çekilen 166.000,00 USD davacının hesabına yatırılması için davalı bankaya Kartal 17. Noterliği 01.02.2018 tarih ve 01365 yevmiye nolu ihtarnamenin çekildiğini, davalı bankanın yazı cevabında, işlemlerin davacı tarafından düzenlenmiş talimatlara bağlı olarak gerçekleştirildiği hususunun tespit edildiğine yönelik beyanda bulunduğunu, davacının iddia edildiği gibi davalı bankaya herhangi bir sözlü veya yazılı talimatı olmadığını, müvekkilinin kendisi dışında gerçekleşen işlemler ile hesabındaki paranın aktarılması sonucu maddi zarara uğradığını beyanla 166.000,00 USD mevduat bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu işlemlerin davacı tarafından müvekkili bankaya verilen talimatlara istinaden gerçekleştirildiğini, söz konusu para transferlerinin davacının ortağı olduğu şirket hesaplarına sermaye payı olarak gönderilmekle davacının lehine gerçekleştirildiğini, para transferine konu tutarların davacının ortakları olan kişilerce dava konusu işlemlerden hemen önce davacının hesabına gönderildiğini, bu tutarların davacının nakdi birikimi değil, sermaye payı ödemesi amacıyla davacıya gönderilen tutarlar olduğunu, dava konusu işlemlerin 2011 yılında gerçekleştiğini, bu işlemlerin üzerinden 7 yıl geçtiğini, davacının bu işlemlerden Ocak 2018 tarihinde haberdar olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının hesaplarını aktif olarak kullanan bir kişi olduğunu, internet bankacılığı ile ve ayrıca fiziken hesaplarından sayısız işlem gerçekleştiren davacının dava konusu işlemleri bilmediği iddiasına itibar edilemeyeceğini, davacının dava konusu işlemlere icazet verdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu hesaptan gerçekleştirilen para transferlerinden önce aynı gün veya bir gün önce davacının ortağı olduğu ve ortağı ile ilişkili kişilerce transfer edilecek meblağlar kadar davacının hesabına para gönderildiği veya hesaba yatırıldığı, sonrasında bu miktarların aynen ... Do Brasil Ltda şirketi hesabına havale edildiği, havale yapılan şirketin davacının ortağı olduğu şirket olduğu, iki adet yurt dışı para transferinin TL komisyon tutarlarının davacının aynı şubede açılmış olan TL hesabından tahsil edildiği ve söz konusu TL hesabına davacı tarafından komisyon tutarlarını karşılayacak kadar para yatırıldığı ve aynı gün komisyon tutarlarının banka tarafından tahsis edildiği, davacının bizzat kendisi tarafından dava konusu hesaba 18.10.2011 tarihinde 70.000,00 USD yatırılmış olduğu, davacının buna rağmen hesabında ne kadar para olduğunu bilmediğini ileri sürmesi ve yüksek miktarda yatırılan paranın banka hesap cüzdanına yazdırmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, en son havale işleminin 18.10.2011 tarihinde yapılmasına rağmen davacının yapılan havalelerden haberi olmadığını ileri sürerek 28.03.2018 tarihinde dava açtığı, yaklaşık 7 yıllık zaman dilimi içerisinde hesapta bulunan paranın kontrol edilmemesinin mümkün olmadığı, havale edilen tutarların davacının ortağı olduğu şirkete gönderilmesi ve gönderilen tutarlarında Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda sermaye payı olarak kayıtlı olması gözönüne alındığında davacının yapılan havale işlemlerinden haberdar olduğu, davacının faks yoluyla gönderdiği talimat ile havale işlemlerinin yapıldığı kanaatine varıldığından davacının yerinde olmayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı vekili davalı tarafından süresinde cevap verilmediğini bu sebeple davalı tarafından bildirilen delillere itibar edilemeyeceğini son celse ileri sürmüş ise de; davacı vekili tarafından ön inceleme duruşmasında davalının süresinde olmayan cevap dilekçesine muvafakatı olmadığını beyan etmediği ve davacı vekilinin de delil olarak bankada bulunan hesaba ilişkin hesap hareketlerini bildirdiği bu sebeple uyuşmazlığın çözümü için bankanın defter kayıt ve belgelerinin incelenmesinin gerekli olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tayin edilen bilirkişilerin kendilerine verilen görevin dışında tamamen faraziyelere dayanan, teknik incelemenin dışında, tamamı hukuki tasnif ve değerlendirmeden ibaret rapor sunduklarını, bu hususa karşı yapmış oldukları itirazlarının kabul edilmediğini, savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olarak toplanan delillere itibar edilerek karar oluşturulduğunu, bilirkişilerin dosyayı incelemeden dahi davacı aleyhine rapor yazacaklarını belli ettiklerini, bilirkişilerin davacıya karşı ön yargılı olarak davrandıklarını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın süresinden sonra verdiği cevap dilekçesi içeriği ve mahiyeti; davacıya ait hesaptan yapılan havalelerin davacının talimatıyla Brezilya ülkesinde davacının ortağı bulunduğu ... Ltda adlı şirketine davacının sermaye payı olarak transfer edildiği savunmasında bulunmakta olduğu, dava konusu para transferi davacının sermaye borcunun ödenmesi niteliğinde olup, davalının savunması bu haliyle itiraz niteliğinde olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği, bu savunmaya yönelik delillerini de yargılamanın her aşamasında ileri sürülüp dosyaya kazandırılması mümkün olduğu, bu durumda davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf taleplerinin yerine olmadığı, davacının hesabına ait para aktarma işlemlerinin 2011 yılında dört seferde gerçekleştiği, bu işlemlerin incelenmesinde 28.03.2011 tarihinde davacının hesabına dava dışı ... tarafından 40.000,00 USD yatırılması sonrası bu tutarın 29.03.2011 tarihinde ... Do Brasıl Ltda isimli şirkete havale edildiği, 27.05.2011 tarihinde dava dışı ... tarafından davacı hesabına 44.000,00 USD yatırıldığı, aynı tarihte dava dışı ... tarafından 11.000,00 USD yatırıldığı, yatırılan toplam 55.000,00 USD'nin aynı tarihte ... Do Brasıl Ltda şirketine havale edildiği, 19.08.2011 tarihinde dava dışı İbrahim Açıkalın tarafından davacının hesabına 1.000,00 USD para yatırıldığı, yatırılan paranın aynı tarihte ... Do Brasıl Ltda şirketine havale edildiği, 18.10.2011 tarihinde davacı tarafından hesabına 70.000,00 USD yatırıldığı ve yatırılan miktarın aynı tarihte ... Do Brasıl Ltda şirketine havale edildiği, söz konusu tutarların havale edilmesine ilişkin davacı tarafından faks yoluyla davalı bankanın ... şubesine talimat gönderildiğinin davalı tarafça savunulduğu, her ne kadar mahkemece ıslak imza taşıyan talimatlar bankadan istenmiş ise de faks mesajında niteliği gereği ıslak imzanın bulunamayacağı, İlk Derece Mahkemesince belirlendiği üzere faks gönderilen numaranın 0212 3215048 numaralı hat olduğu, bu numaranın da davacı ile birlikte Brezilya'da ... Do Brasıl Ltda şirketini kuran ...'ın ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu ... Giyim Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait olduğu, ...'ın davacının eşinin erkek kardeşi olduğu, yine dosyaya Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından gönderilen ... Do Brasıl Ltda şirketine ait kayıtların incelenmesinde gönderilen tutarların banka aracılığı ile yurtdışına ihraç edilen sermaye bedellerine ilişkin sermaye ihraç bedelleri olarak kayıtlı olduğu, dava dilekçesindeki "müvekkilinin nakdi birikiminin" açıklamasıyla çelişen bir şekilde dava konusu hesaptan gerçekleştirilen para transferlerinden önce aynı gün veya bir gün önce davacının ortağı olduğu ve ortağı ile ilişkili kişilerce transfer edilecek meblağlar kadar davacının hesabına para gönderildiği veya hesaba yatırıldığı, sonrasında bu miktarların aynen ... Do Brasıl Ltda şirketi hesabına havale edildiği, havale yapılan şirketin davacının ortak olduğu şirket olduğu, faks mesajları ekinde havale yapılacak banka bilgilerinin de bankaya iletildiği, 19.08.2011 ve 18.10.2011 tarihli faks talimatında açıklama olarak "sermaye payı" diye belirtilmesinin istendiği, iki adet yurt dışı para transferinin TL komisyon tutarlarının davacının aynı şubede açılmış olan TL hesabından tahsil edildiği, davacının bizzat kendisi tarafından dava konusu hesaba 18.10.2011 tarihinde 70.000,00 USD yatırılmış olduğu, en son havale işleminin 18.10.2011 tarihinde yapılmasına rağmen davacının yapılan havalelerden haberi olmadığını ileri sürerek 28.03.2018 tarihinde dava açtığı, yaklaşık 7 yıllık zaman dilimi içerisinde hesapta bulunan paranın kontrol edilmemesinin mümkün olmadığı, havale edilen tutarların davacının ortağı olduğu şirkete gönderilmesi ve gönderilen tutarlarında Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda sermaye payı olarak kayıtlı olması gözönüne alındığında yapılan havale işlemlerinin davacının bilgi ve razısıyla gerçekleştiği anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf taleplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı hizmetten kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.