İçtihatYargıtay9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2023/5316 · K. 2023/4866
- Esas No
- 2023/5316
- Karar No
- 2023/4866
- Karar Tarihi
- 06.09.2023
Karar Metni
9. Ceza Dairesi 2023/5316 E. , 2023/4866 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1338 E., 2023/36 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (suça sürüklenen çocuklar hakkında)
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen ceza miktarına göre; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin ise 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2021/528 Esas, 2022/568 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ile 31 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/1338 Esas, 2023/36 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdur hakkında anal muayene raporunun yetersiz, mevcut haliyle de suça sürüklenen çocuk lehine olduğuna, eksik araştırmaya, mağdurun beyanlarına göre hastalık sebebiyle raporda belirtilen emarelerin oluştuğuna, mağdurun, anne ve babasının beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık Hüsniye beyanının da lehlerine olduğuna, yetersiz gerekçeye, kararın bozulması ve beraat talebine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdur ve tanıkların beyanları arasında çelişki bulunduğuna, aralarında husumetin bulunduğuna, tanık Hüsniye'nin yalancı tanıklık yaptığına, diğer suça sürüklenen çocuk beyanlarının da lehlerine olduğuna, talep edilen tanıkların dinlenmediğine, beraat talebine ve sair hususlara ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocukların üst sınırdan cezalandırılması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
2012 yılı yaz aylarında mağdurun dokuz yaşlarında olduğu sırada, suça sürüklenen çocuk ...'in mağdurla anal yoldan cinsel ilişkiye girdiği ve suça sürüklenen çocuk ...'in mağduru yalnız bulduğu dönemde ve fırsat bulduğunda mağdurla anal yoldan cinsel ilişkiye girmeye devam ettiği, cinsel organını mağdura yalattığı, mağdurla bazen oral yoldan ilişkiye girdiği, bazen de mağdurun vücuduna sürtünmek suretiyle tatmin olduğu, mağdurun başlangıçta fiilinin kötülüğünü yaşının küçüklüğü sebebiyle idrak edemediği, suça sürüklenen çocuk ...'in 2014-2015 yılında liseye başladığı, 2012 yılında başladığı eylemlerine 2014 - 2015 yılında liseye başlayana kadar devam ettiği, mağdurun bu süre zarfında yaşının da büyümesi sebebiyle suça sürüklenen çocuk ...'in kendisine karşı fiillerinin kötülüğünü idrak etmeye başladığı, suça sürüklenen çocuk ...'in mağdurla cinsel ilişkiye girmek istediği zaman mağdurun bunu kabul etmediği, ancak suça sürüklenen çocuk ...'in mağduru dövmekle, öldürmekle tehdit ettiği, yine mağdurun yaşının küçüklüğü sebebiyle dövme, öldürme tehditlerinden korktuğu, bu sebeple suça sürüklenen çocuk ...'e karşı koyamadığı, dolayısıyla suça sürüklenen çocuk ...'in nitelikli cinsel istismar eylemlerinin ve cinsel istismar eylemlerinin yaklaşık 2-2,5 yıl boyunca devam ettiği,
Mağdurun 2013 yılında beşinci sınıfa başladığı, bu sırada mağdurun on yaşlarında olduğu, suç tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuk olduğu anlaşılan ...'in mağdurun beşinci sınıfa gittiği yıl köye geldiği sırada mağduru yanına çağırdığı, ...'in mağduru kendisine kuş vereceğini belirterek kandırmak suretiyle köyde bulunan evlerine götürdüğü, mağdurla evlerinde zorla anal ve oral yoldan cinsel ilişkiye girdiği, mağdurun yaşının küçüklüğü sebebiyle sanığa direnemediği, mukavemet gösteremediği, daha sonra ...'in mağduru öldürmekle, dövmekle tehdit ederek anal ve oral yoldan cinsel ilişkiye girdiği, vücudunun muhtelif yerlerine cinsel organıyla sürtünerek tatmin olduğu, ...'in bu eylemlerinin yaklaşık 2,5-3 yıl boyunca mağdurun sekizinci sınıfa başlayacağı tarihe kadar devam ettiği,
Suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuk ...'in mağduru dönem dönem köyde ahıra götürdükleri, her ikisinin birlikte anal ve oral yoldan mağdurla ilişkiye girdikleri, dönem dönem eve götürdükleri, orada da aynı şekilde cinsel ilişkiye girdikleri, mağduru eylemlerine devam etmiş oldukları süre zarfında sürekli öldürmekle tehdit edip, dövdükleri, mağdurun bu şekilde zorla cinsel ilişkiye girmesini sağladıkları,
Suça sürüklenen çocuk ...'in eylemlerinin yukarıda belirtildiği üzere 2012-2014 yılları arasında, ...'in ise eylemlerinin 2013-2016 yılları arasında devam ettiği, mağdurun 2016 yılında on üç yaşlarında olduğu, suça sürüklenen çocuk ...'in 2012-2014 yılları arasında on iki - on beş yaş grubunda bulunduğu, ...'in ise, suçun işlendiği en son tarihin tam olarak tespit edilememesi sebebiyle bu husus lehine değerlendirilmek suretiyle 2013-2016 yıllarında on beş - on sekiz yaş grubunda bulunduğunun, dolayısıyla suç tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuk olduğu kabul edilmekle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/1338 Esas, 2023/36 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafileri, katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.09.2023 tarihinde karar verildi.