İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/5320 · K. 2024/7467
- Esas No
- 2023/5320
- Karar No
- 2024/7467
- Karar Tarihi
- 22.10.2024
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2023/5320 E. , 2024/7467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1452 Esas, 2023/971 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/166 E., 2021/110 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’ın “... Bilimleri” ticaret unvanlı birden fazla işlemeye sahip olduğunu, müvekkilleri tarafından “www.fenbilimleri.com” alan adlı internet sitesinin 1998 yılından beri kullanıldığını, müvekkili ... Bilimleri Eğitim Yayım ve Turizm Hiz. A.Ş.’nin "... Bilimleri" ibaresini esas unsur olarak içeren bir çok markası bulunduğunu, bu markalardan bir kısmında ise " ... Bilimleri" ibaresi yanında "tik" ve "bilim adamları" şekillerinin de yer aldığını, söz konusu markaların ve belirtilen şekil unsurlarının müvekkilleri tarafından uzun yıllardır kullanıldığını, müvekkillerinin kullanımına bağlı olarak “... Bilimleri Dersanesi”, “... Bilimleri Merkezi” ve zikredilen şekil markalarının ayırt edici hale geldiğini, davadan önce yaptırılan delil tespitiyle, davalının müvekkilinin markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzerini markasal olarak kullandığının tespit edildiğini, davalı yanca, her ne kadar kullanımlarının lisans sözleşmesine dayalı hukuka uygun bir kullanım olduğu savunulmuş ise de lisans sözleşmesine konu markanın 2007/25472 sayılı “... ... Bilimleri Merkezi” ibareli marka olduğunu, davalı firma kullanımlarının ilgili marka tescilini aşan ve müvekkili markalarına yanaşan bir nitelikte olduğunu, davalı firmanın müvekkili şirket adına tescilli markaların tanınmışlığından ve ticari itibarından haksız olarak yararlandığını ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ait marka ile davacı firmalara ait markaların benzer olmadığını, müvekkili firmanın kullandığı markanın dava dışı ...’a ait olduğunu, müvekkili firmanın dava dışı ...’dan lisans aldığını, davacı şirket tarafından ...’a karşı dava açıldığını, anılan davanın halen derdest olduğunu, davacı şirketlerin müvekkili firmanın başarısına ket vurmaya çalıştığını, davacı şirketin haksız kazanç elde etmek istediğini, müvekkili tarafından kullanılan işaret ile davacı şirkete ait işaretler arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, müvekkili firmaya ait envanterde bulunan bilim adamlarının kamuya mal olmuş kişiler olduğunu, söz konusu bilim insanlarına şirket envanterlerinde yer verilmesinin davacı şirketin tekelinde olmadığını, müvekkili şirket tarafından verilen kartvizit siparişinin matbaa tarafından yanlış basıldığını, söz konusu kartvizitlerin müvekkili şirketçe kullanılmadığını, müvekkili şirketin “... ... Bilimleri” ibarelerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacılardan ... Bilimleri Merkezi Eğitim Hizmetler. A.Ş. adına 16. ve 41. sınıfta tescilli, eğitim ve öğretim hizmetlerini de kapsar şekilde "... BİLİMLERİ" ibaresini içeren pek çok markanın mevcut olduğu, ayrıca yine "TİK İŞARETİ" ve "BİLİM ADAMLARI GÖRSELİ" şekil unsurunu içeren markalarının da tescilli olduğu, diğer davacıların da bu markaları ve logoları kullanma haklarına sahip oldukları, ayrıca davacı şirketlerin ticaret unvanlarında ve işletme adlarında "... BİLİMLERİ" ibaresinin esas unsur olarak yer aldığı, davalının eğitim ve öğretim hizmeti sunduğu iş yerinde yapılan delil tespiti ile davalıya ait okulun ön cephesi ve arka cephesinde "tik" işareti ve “... Bilimleri Temel Lisesi” ibaresinin kullanıldığı, “Temel Lisesi” ibaresinin küçük “... Bilimleri” ibaresinin daha büyük ve belirgin yazılarak "... BİLİMLERİ" ibaresinin ön plana çıkartıldığı, ayrıca alt bölümde davacıların hak sahibi oldukları markalar ile iltibas yaratacak derecede benzer olan bilim adamları görselinin de yer aldığı, her ne kadar davalının kullandığı "bilim adamları" görselinde davacının tescilli markasından farklı olarak “...” ve “...” fotoğrafları da eklenmişse de, bu eklemenin markaları farklılaştırmadığının tespit edildiği, davalının faaliyet alanın davacı şirketlerle aynı olup, markaların eğitim ve öğretim hizmetleri için kullanıldığı, aynı sektörde yer alan iki firmanın tüketicisinin bu farkı anlamasının zor olduğu, yazı karakteri ve rengin tespit isteyen taraf markalarında olduğu gibi aynı renk ve puntoda kullanıldığı, broşür, reklam panolarında Temel Lise içerisinde kullanılan tanıtıcı unsurlar üzerinde de markalar iltibas yaratacak derecede kullanıldığı, Temel Lise içerisinde ve ön ve arka dış tabelalarında davalının lisans sözleşmesi ile kullanım hakkı olduğunu savunduğu "... ... BİLİMLERİ" markasını tescil edildiği şekilde değil, davacı adına tescilli marka ve işaretlerine benzer "... BİLİMLERİ OKULLARI + Şekil" ibareli marka ile iltibas yaratacak şekilde kullanıldığı, davalının bu kullanımının davacı şirkete ait “... BİLİMLERİ”, "bilim adamları" görseli ve "tik" işareti esas unsurlu markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğu tespit edildiği, davalının lisans hakkı sahibi olduğu markayı tescilli olduğu şekilden farklı kullandığından, ...'a ait markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın sonucunun beklenmesi talebinin reddedildiği, davalı taraf bu kullanımının, dava dışı ...'a ait 2007 25472 numaralı "... ... Bilimleri Merkezi" markasının tescilli olması nedeniyle tecavüz teşkil etmediğini savunmuşsa da; 2007 25472 tescil numaralı marka 41. sınıfta yer alan "eğitim ve öğretim hizmetleri" için tescilliyse de, davalı bu marka üzerinde sözleşme ile hak sahibi olsa bile, davalının "... ... BİLİMLERİ" markasını tescilli olduğu şekilde kullanmadığı, markasal kullanımında "... BİLİMLERİ" ibaresini daha büyük harflerle ve ön plana çıkardığı, ayrıca "bilim adamları" görselinden oluşan marka ile karışıklığa neden olacak derecede benzer bir görsel kullandığı, davalının kullandığı "bilim adamları "görseli davacının tescilli markalarında yer alan görselden biraz farklı olsa da, markaların hitap ettiği ortalama tüketicinin davalının bu kullanımını davacılara ait markalar ile karıştırabileceği, küçük farklılıkların bu duruma engel olamayacağı, davalının bazı eğitim dökümanlarında davacıların markalarında yer alan "tik" işaretini de kullandığı, davalının bu kullanımları ile davacıların markalarına yaklaşmaya çalıştığı, bu durumun davacıların hak sahibi oldukları markalara, işletme adlarına, ticaret unvanlarına tecavüz teşkil ettiği, eylemin aynı zamanda haksız rekabet olduğu, davacıların maddi ve manevi tazminat talep edebilecekleri, davacı tarafça 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca talep edebileceği tazminatın tespiti için tecavüzün başladığı 13.08.2015 tarihinden dava tarihi olan 19.04.2018 tarihi arasınaki dönemde davalının elde ettiği gelirin tespiti için yapılan incelemede 332.407,663 TL zarar ettiği tespit edilmişse de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminatın takdir edilmesi gerektiği, davacı şirkete ait markaların tescilli oldukları süre, yaygın şekilde kullanılıyor olmaları ve eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfında belli bir tanınmışlık derecesine ulaşmış olmaları da dikkate alınarak talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminatın olaya uygun olduğu, davacıların markalarının bilinirliğine, kullanıldıkları süreye, tarafların ticari büyüklüklerine, davalının kusur derecesine ve tecavüzün devam ettiği süreye göre 10.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 7 nci ve 29 uncu maddeleri.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabete ilişkin 54 üncü v.d maddeleri.
4. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.