Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/5395 · K. 2024/3737
2. Hukuk Dairesi 2023/5395 E. , 2024/3737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2023/20 E., 2023/52 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ziynet alacağı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece esastan ret kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile ziynetlerin aynen iadesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş olup incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı kadın vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalılar ve vekilleri gelmedi. Karşı taraf davacı ... vekili Avukat ... geldi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 1992 yılında evlendiklerini, tarafların evliliğinin boşanma neticesinde sona erdiğini, boşanma hükmünün 11.09.2018 tarihinde kesinleştiğini, tarafların evlenmeleri zamanında davacıya takılan düğün ziynetleri için 16.07.1992 tarihli bir çeyiz senedi düzenlendiğini, bu senette davacıya 11 adet gramese, 10 adet burma bilezik (her biri tahmini 24 gram ağırlığında), 2 metre zincir(çift burmalı ve tahmini 700-800 gram ağırlığında), 2 takım küpe, 5 ufak altın, 1 adette zincirli gerdanlık takıldığını, çehiz senedini davalılar ... ve ...'nin müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, tarafların evlenmelerinin ardından 1-2 yıl sonra davacıya İstanbul'da kalınan evin güvensiz olduğu, Avanos Özkonak kasabasında bulunan davalı ...'a ait evin daha güvenli olduğu ve para kasasının bulunduğu gerekçe gösterilerek altınlarını bu kasaya koymasının istendiği, davacının da altınlarını eşi İlker ile kayın babası ...'a teslim ettiğini, davalı ...'a ait bu evde 2012 yılında bir hırsızlık olayı olduğunu, evde bulunan çelik kasanın soyulduğunu ve davacının tüm altınlarının çalındığını, olay ile ilgili olarak Avanos Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/970 Sayılı soruşturma dosyası üzerinden bir soruşturma yürütüldüğünü, ancak suçluların bulunmadığını, şüpheliler arasında davalı ...'in de olduğunu, hırsızlık olan evin anahtarının davalı ...'da ve yedeğinin ise ifadelerden anlaşıldığı üzere davalı ...'de bulunduğunu, kasada ve ev kapılarında herhangi bir zorlama gözlenmediğini, olayın davacı ...'nin İstanbul'da olduğu davalı ...'ın Kozaklı'da kaplıcada, davalı ...'in ise Avanos ve Özkonak'ta olduğunu, davacıya ait ziynetlerin muhafazasını kendi tasarrufunda iken davalıların layıkı ile yerine getiremediklerini ve kendilerinin sorumlu olduklarını belirterek 16.07.1992 tarihli çeyiz senedi başlıklı senette yazılı ve davacıya ait 11 gramese altın, 10 burma bilezik, 2 metre çift burmalı tahmini 700-800 gram ağırlığında altın zincir, 2 takım küpe, 5 adet ufak altın ve zincirli gerdanlıktan oluşan ziynetlerin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde infaz tarihindeki değeri tespit olunarak, davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.