Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2023/5420 · K. 2023/10395
5. Hukuk Dairesi 2023/5420 E. , 2023/10395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1788 Esas, 2023/466 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/723 Esas, 2020/212 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının ortak alanlara müdahalesinin önlenmesine, ortak alanlarda yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesine, yapılanların kaldırılmasına, davalının malik olduğu bağımsız bölümde yapılan plan projesine aykırı değişikliklerin eski hale getirilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin, dava konusu edilen zemin kat 1 nolu bağımsız bölümü 26.01.2015 tarihinde temlik aldığını, müvekkilinin söz konusu dairenin kendisine devrinden sonra dairede bakım ve tadilat yaptığını, işbu bakım ve tadilatların imar aykırılığına mahal vermemek adına, 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) geçici 16 ncı maddesi uyarınca imar barışı tebliğince 14.12.2018 düzenleme tarihli ... belge numaralı Yapı Kayıt Belgesi aldığını, bu nedenle davacı yanın, belediye veya başka resmi kurumdan izin ve ruhsat almaksızın dava konusu bağımsız bölüm üzerinde projeye ve imara aykırı değişiklik yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığının açıkça ortaya çıktığını, davalı müvekkiline ait dava konusu dairenin zemin katta olup, müstakil giriş çıkışı olan, yol üstünde, bulunduğu sırada bir çok dükkanın yer aldığı bir konumda olduğunu, dava konusu zemin kat daireye müstakil bir giriş ve çıkış kapısının açılmasından sonra bina ile alakası kalmayacak şekilde ayrıldığını ve diğer bina sakinlerini rahatsız etmeyecek hale getirildiğini, bağımsız bölümde yapılan değişiklikler ana yapıya zarar da vermediğinden, ana yapının statiğini etkilemediğinden ve diğer kat maliklerinin dairelerini etkilemediğinden eski hale getirme talebinin davacıların kat mülkiyetinden doğan haklarına halel getirmediğinden işbu taleplerinin hukuki yarar sağlamayacağının açık olduğunu, ayrıca 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı Kanun'un geçici 16 ncı maddesi uyarınca imar barışı tebliği, yönetmelik ve eklerinde müstakil bağımsız bölümde yapılmış değişikliklerin yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınarak ruhsata ve imara uygun hale getirilmesinde diğer kat maliklerinin rızasının veya muvafakatinin aranacağı yönünde herhangi bir düzenleme bulunmadığını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.