IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; borçlular aleyhine ihtiyati haciz ile icra takibine başlandığını, borçlu şirket adına kayıtlı helikoptere, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü sicil kayıtlarında, 16.10.2014 tarihinde ihtiyati haciz tatbik edildiğini, ödeme emri ve eklerinin tebliğ edildiğini ve yasal süresi içinde ihtiyati haczinin kesin hacze dönüştüğünü, şikayet olunanın 2015 yılında açılan bir ilamsız takip dosyası olduğunu, geçerli bir rehin sözleşmesi bulunmadığını, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü siciline rehinin 21.10.2014 tarihinde tescil edildiğini, bu nedenle ihale bedelinin tamamının müvekkili dosyasına ödenmesi gerektiğini, Yerel Mahkemenin garame yapılarak paylaşım kararının yerinde olmadığını, 2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 70. maddesinde hava aracı ipoteğinin ne şekilde tesis edileceğinin düzenlendiğini, aynı Kanun’un 66. maddesinin 2.fıkrası uyarınca, aynî hakların tesis edilmesi için gerekli sözleşmelerin sicile tescil olunmadıkça, üçüncü kişiler açısından hüküm ifade etmeyeceğinin belirtildiğini, müvekkili dosyası ihtiyati haczinin söz konusu ipotekten daha önce olduğunu, İ.İ.K. 268. Maddesi gereği, rehinden önce ihtiyati veya icrai haciz bulunması halinde, amme alacağı dahil hiçbir haciz rehinden önce ki hacze iştirak edemeyeceğini, dolayısı ile ihale bedelinin tamamının müvekkili dosyasına ödenmesi gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
Şikayet olunan istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemenin hatalı şekilde hukuki değerlendirme yapan bilirkişi raporuna istinaden karar verdiğini, müvekkili banka ile dava dışı takip borçlusu arasında şikayet davasına konu olan helikopterle ilgili 29.09.2014 tarihli rehin sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin noter vasıtasıyla 15.10.2014 tarihinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne tebliğ edildiğini, ancak Sivil Hava Müdürlüğünce hava aracının sicile tescil işleminin altı gün sonra 21.10.2014 tarihinde yaptığını, şikayetçinin ihtiyati haczinin 28.10.2014 tarihinde kesinleştiğini, bu durumda, rehinden önceki ihtiyati haczin, borçlunun ve davalı bankanın rehin sözleşmesi yapma hususundaki tasarruf yetkisini kısıtlayabilmesi için borçlu ile tasarrufta bulunan bankanın iyi niyetli olmamaları gerektiğini, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun sicil kayıtlarının geçerliliği başlıklı 52/3. maddesine göre de “Hakkın iktisabı için tescil şart olan durumlarda, tescili isteme tarihi iyiniyete esas tutulur” hükmünü içerdiğini, somut olayda tescilin istem tarihinde davacının 16.10.2014 tarihli ihtiyati haczinin bulunmadığını, rehin alacaklısı ile kesinleşmemiş ihtiyati haciz alacaklısı arasında İİK'nın 268. maddesinin uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını, satış bedelinin tamamının müvekkil T.C. Ziraat Bankası A.Ş. 'ye ödenmesi gerektiğini, Öte yandan, dava dışı takip borçlusunun Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1010 E. Sayılı dosyası üzerinden iflas erteleme talebinde bulunduğunu, mahkemece takip borçlusu hakkında 13.11.2014 tarihinde tedbir kararı verildiğini, 25.10.2019 tarihinde iflas ertelemenin reddine karar verildiğini ve tedbirlerin kaldırıldığını, satış tarihi itibariyle davacı ...Ş.'nin ihtiyati haciz kararının mahkemece verilen tedbir kararı nedeniyle durduğunu, şikayetçinin ihtiyati haczinin kesinleşmediğini, tüm paranın müvekkili dosyasına ödenmesi gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sıra cetvelinin ilke olarak bedeli paylaşıma konu mal üzerindeki haciz ve rehin gibi sınırlandırmaların tarihleri dikkate alınarak düzenleneceği, haczin rehne, rehnin de hacze iştiraki ve satış bedelinin bu ikisi arasında garameten paylaştırılmasına imkan veren bir yasal düzenleme bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun paylaştırmaya ilişkin değerlendirmesinin icra hukuku ilkelerine tamamen aykırı olduğu, şikayetçinin alacaklı olduğu dosyadan bedeli paylaşıma konu hava aracı üzerine 16.10.2014 günü ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin borçluya 17.10.2014 günlü tebliğ edildiği ve ihtiyati haciz 28.10.2014 günü kesin hacze dönüştüğü, yasalarda iyiniyete sonuç bağlanan başkaca durumlar olduğunda bu husus alacaklı ve borçlu arasında ileri sürülebilirse de somut olayda olduğu gibi üçüncü kişi durumundaki diğer alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği, bu bağlamda sıra cetvelinde esas alınması gereken rehin tarihi, başvurunun yapıldığı değil tescilin yapıldığı 21.10.2014 tarihi olduğu, ayni hakların ancak tescille doğacağı gerekçesiyle şikayet olunan vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin esastan reddine, şikayetçi vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilerek, şikayetin kabulüne sıra cetvelinin iptaline, satış bedelinin öncelikle şikayetçinin alacaklı olduğu dosyaya ödenmesine, artan tutar olması halinde bunun şikayet olunanın rehinli alacak dosyasına ödenmesine bu şekilde yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmiştir.