Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/5508 · K. 2024/9743
11. Ceza Dairesi 2023/5508 E. , 2024/9743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/1267 E., 2009/1234 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2009 tarihli ve 2008/1267 Esas, 2009/1234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK'nin 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nin 309/1. maddesi uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/4612 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97450 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97450 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/11/2008 tarihli ve 2008/174242 soruşturma, 2008/54732 esas, 2008/33662 sayılı iddianame ile açılan kamu davası üzerine Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2009 tarihli kararı ile mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, sanık hakkındaki yargılamaya konu eylem hakkında daha önceden Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 23/11/2007 tarihli ve 2007/4864 soruşturma, 2008/2738 esas, 2007/1407 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde, Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2008 tarihli ve 2007/347 esas, 2008/66 sayılı kararı ile sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24/12/2012 tarihli ve 2010/7034 esas, 2012/22195 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.