IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yapılan kadastro çalışmaları sırasında davacıların il dışında veya yurt dışında bulunmaları nedeniyle müstakilen....oğlu ....adına tespit gördüğünü, davaya konu taşınmazların tapulu taşınmazlar olduğunu, Aralık 1988 tarih 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105,106 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığını ve kök muris ... adına kayıtlı olduğunu, Yerel Mahkemece tapu kayıtları ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacıların murisi ... oğlu ...'den dolayı hak sahipliği bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini, tanık ... ile davacıların küs olduklarını, davacılar murisi ... ve davacılar uzun yılladır Belçika ülkesinde olduğu için kadastro çalışmalarında Türkiye de bulunmadıklarından ...e mirasçıları dava konusu taşınmazları adlarına yazdırdıklarını, bu durumun tanık ve mahalli bilirkişilere sorulup yeterince aydınlığa kavuşturulmadığını belirterek ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13., 20. maddeleri.
3.Değerlendirme
Kadastro çalışmaları sırasında, Giresun ili, .... ilçesi, ... köyü 103 ada 91, 95 ve 114 ada 14 ve 29 nolu parsel sayılı taşınmazlar ile Aralıkok köyü 101 ada 5, 8, 13 parsel sayılı taşınmazlar fındık bahçesi ve tarla vasıfları ile 23.08.2007 tarihinde senetsizden davalılar murisi Tahir oğlu Kemal Ege adına tescil edilmiştir.
Mahkemece, kök murisin hayatta iken mirasçıları arasında taşınmazlarını sözlü olarak taksim ettiği ve bu taksim sonucunda dava konusu taşınmazların davalıların murisi....'ye kaldığı ve kadastro tespitine kadar da fiili kullanım durumunun taksime uygun sürdürüldüğü kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı taraf miras bırakanı adına kayıtlı Aralık 1988 tarih 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105,106 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanmıştır. Ne var ki Mahkemece davacı tarafça birden fazla tapu kaydı sunulduğu halde, hangi taşınmaz için hangi tapu kaydına dayanıldığı hususu sorulup saptanmamış, davacının dayandığı tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmemiş, tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediği ve haritası olup olmadığı araştırılmamış, mevcut ise haritası getirtilmek suretiyle, haritasının bulunmaması ya da uygulanma kabiliyetinin olmaması halinde kayıtta tarif edilen sınır yerleri esas alınmak suretiyle uygulama yapılmamış böylelikle çekişmeli taşınmazların davacı yanın tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeden hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için, öncelikle davacıya hangi taşınmaz için hangi tapu kaydına dayandığı açıklattırılmalı ardından davacının tutunduğu tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm dayanakları ve varsa haritalarıyla birlikte getirtilerek dosyasına konulmalı, dayanak tapu kayıtlarının paylı mülkiyet hükümlerine dayalı olarak tesis edildiği gözetilerek kök kayıtlar araştırılmalı, tapu kayıtlarının revizyon durumu Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulmalı, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin varsa dayanak kayıtları da getirtilerek dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirilmelidir.
Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazın bulunduğu köyde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte öncelikle, teknik bilirkişi eliyle davacının dayandığı tapu kayıtlarının varsa krokileri zemine uygulanarak kayıtlarının kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritalarına göre belirlenmeli; tapu kayıtlarının krokisinin bulunamaması veya uygulanamaması durumunda tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırlar için davacıya tanık dinletme imkanı sağlanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tapu kayıtlarının kapsamı belirlenirken söz konusu kayıtların revizyon durumu da nazara alınmalı; yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazların kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; teknik bilirkişiye keşfi takibe elverişli, uygulanan kaydın kapsamını gösteren, hudut yerlerine ilişkin krokili rapor ve harita düzenlettirilmeli; davacıların tutunduğu tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara aidiyeti duraksamasız biçimde saptandıktan sonra dayanak kayıtların paylı mülkiyet hükümlerine göre tesis edildiği hususu üzerinde durulmalı, bu suretle toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.