Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/5529 · K. 2024/5961
11. Ceza Dairesi 2023/5529 E. , 2024/5961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/13762 Değişik İş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2021 tarihli ve 2021/30523 Soruşturma, 2021/103852 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.09.2022 tarihli ve 2021/13762 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.09.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve 2022/29603 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94315 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94315 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, ... İthalat İhracat Limited Şirketi sahibi olan şüpheli ... tarafından, müşteki ... Endüstriyel Temsilcilik Tic. Ltd. Şti. ile yapılan taraflar arasındaki 27/03/2017 tarihli bayilik sözleşmesi uyarınca müşteki şirkete teslim edilen 12/06/2019 keşide tarihli, 156.280,00 Türk lirası bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine yapılan icra takibinin şüphelinin imza itirazı üzerine durduğu ve yapılan imza incelemesi sonucunda Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1071 esas sayılı dosyası üzerinden alınan 30/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda imzanın şüpheliye ait olmadığına dair rapor tanzim edildiği, şüphelinin sahte çek verdiği iddiasıyla müşteki şirketin dolandırıldığına yönelik iddia üzerine başlatılan soruşturma neticesinde; şüphelinin çekteki imzaların kendisine ait olduğunu beyan ettiği gerekçesiyle eylemin hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı ve şüphelinin üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müşteki vekilinin 04/02/2021 tarihli şikâyet dilekçesine eklediği bilirkişi raporu gereği çekteki imzanın şüpheliye ait olmadığı iddiası karşısında soruşturmanın seyri açısından şüphelinin yazı ve imza örnekleri aldırılarak sahteliği iddia olunan çekte bulunan yazı ve imzalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, çek üzerindeki imza, yazı ve rakamların şüpheliye ait olmaması ihtimalinde imzanın kime ait olduğu konusunda yeterli araştırma yapılmadığı gibi şüpheli hakkındaki benzer soruşturma veya kovuşturma dosyalarının araştırılarak incelenmek üzere celp edilmesini takiben toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.