İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2023/5658 · K. 2024/4772
- Esas No
- 2023/5658
- Karar No
- 2024/4772
- Karar Tarihi
- 11.09.2024
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2023/5658 E. , 2024/4772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, asli müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi, Çerkezköy ilçesi ... Mahallesi 100 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 5.000 m2'lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek bu kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmış, müdahiller ise taşınmazın mirasbırakanları ...'a ait olduğunu ve halen kendi kullanımlarında bulunduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, müdahil davacıların taşınmazda zilyetliklerinin bulunmadığı, tutundukları vergi kaydının, çekişmeli taşınmaza uymadığı gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi ve müdahil davacılar tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.05.2012 tarihli ve 2012/5601-2012/7744 sayılık kararıyla "Dava, müdahil davacılar yönünden kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak 10 yıllık süre içinde açılan, davacı ... Yönetimi yönünden eylemli orman iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 19.11.2007 tarihinde ilan edilerek dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Yargılamanın devamı sırasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastrosunun yapıldığı anlaşılmaktadır. Davanın varlığı orman tahdidin kesinleşmesini önler. Bu durumda, davanın orman sınırlandırmasına itiraza dönüştüğünün kabulü gerekir. O halde, 6831 sayılı Orman Yasasının değişik 11. madde hükmü gözetilerek, uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, mahkemece yapılacak iş: davanın tescil bölümünü elde tutarak, orman kadastrosuna itiraz bölümü yönünden ise, kadastro mahkemesinin görevli olduğundan söz edilerek görevsizlik kararı vermek ve dava konusu taşınmazın orman niteliğinin saptanması bakımından kadastro mahkemesinin vereceği kararın kesinleşmesini beklemek, ondan sonra tescil istemi yönünden doğacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olduğu" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Orman kadastrosuna itiraza ilişkin kadastro mahkemesince yapılan yargılama sonucunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna dair verilen karar Yargıtay denetimindem geçerek kesinleşmiş, eldeki davada mahkemece dava konusu taşınmazın orman vasfında bulunmadığı, genel olarak tarım arazisi vasfında bulunduğu, davacı ... Müdürlüğünün taşınmazın tapusunun iptali orman vasfıyla Hazine adına tesciline dair talebinin dava konusu Tekirdağ ili Çerkezköy ilçesi ... Mahallesi 100 ada 21 parsel sayılı taşınmazın orman vasıf ve mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve asli müdahiller tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı ... İdaresinin temyiz itirazları yönünden:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olup Orman İdaresinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Asli müdahillerin temyiz itirazlarına gelince,
Asli müdahiller 1999 yılında verdikleri dilekçe ile taşınmazın mirasbırakanları ...'a ait olduğunu ve halen kendi kullanımlarında bulunduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlar, Mahkemece orman kadastrosuna itiraz davası yönünden görevsizlik kararı verildikten sonra Kadastro Mahkemesinde görülen orman kadastrosuna itiraz davasında da taraf olarak yer almışlar, bilahare eldeki davanın karar başlığından da asli müdahil olarak isimlerine yer verilmesine rağmen talepleri hakkında gerekçede herhangi bir ifadeye yer verilmediği gibi hüküm fıkrasında da talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'un 297/2 nci maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Mahkemece anılan kanun hükmüne aykırı olarak asli müdahil gerçek kişilerin talepleri hakkında hüküm fıkrasında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması açıkça usul ve kanuna aykırı olup, asli müdahillerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı ... İdaresinin temyiz isteminin REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; asli müdahillerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.