Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/5686 · K. 2024/3238
11. Hukuk Dairesi 2023/5686 E. , 2024/3238 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/569 Esas, 2023/26 Karar HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki hisse devrinin iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; miras bırakan...'ın, damadı olan davalıya ait ... Petrol San. ve Tic. A.Ş. nezdinde sahip olduğu şirket hisselerini 29.08.2006, 15.06.2009, 29.06.2010 tarihlerinde devrettiğini, bu devirlerin diğer mirasçılardan mal kaçırmak gayesi ile gerçekleştirildiğini, bu sebeple muvazaalı olduğunu, murisin okuma yazma bilmediğini, ilgili tasarrufların şeklen de geçersiz olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin verasetteki miras payları oranında iptali ile müvekkillerine ait olduğunun tespit ve tesciline, mahkeme aksi kanaatteyse yasal faiziyle birlikte iptal ve tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin muris...'ın mirasçısı olmadığını, müvekkiline tenkis davası açılamayacağını, muris...'ın nakit ihtiyacı nedeni ile tamamen yasalara uygun bir şekilde ... Petrol San. Tic. A.Ş.'deki hisseleri devrettiğini ve satışların gerçek bedel üzerinden yapıldığını, bedellerin murise ödendiğini, murisin okuma yazma bildiğini, davacı vekilinin iddia ettiği gibi değerinin düşük gösterilmesinin mümkün olmadığını, bedellerini de bankaya nakit olarak yatırdığını, bu itibarla davacıların bedelsiz ve düşük bedel iddialarının gerçek dışı ve asılsız bir iddia olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 10.07.2014 tarih, 2011/19 E. ve 2014/586 K. sayılı kararı ile yapılan bilirkişi incelemesinde 29.06.2010 - 15.06.2009- 29.08.2006 tarihinde miras bırakan tarafından devredilen şirket hisselerinin gerçek değerleri dikkate alınmaksızın yapıldığı, 29.08.2006 tarihinde hisse senetleri toplamda bilanço değerine göre %1.253 kârla devir yapılırken 15.06.2009 ve 29.06.2010 tarihlerinde yapılan hisse devirlerinin bilanço değerlerinin altında kaldığı yönünde görüş belirttiği, 16.11.2010 tarihinde vefat eden mirasbırakan...'ın mirasçısı olarak davacı torunları ile davalının eşi olan kızı ...'i bıraktığı, mirasbırakanın ekonomik durumu değerlendirildiğinde şirket hisselerini satmasını gerektirecek bir durumunun bulunmadığı, hisse satış bedeli olarak hesaplanan bedel ile şirket kayıtlarında gösterilen hisse satış bedelleri arasında açıkça ciddi bir fark bulunduğu, mirasbırakan ile davalı arasında görünürdeki sözleşme şirket hisse satışı şeklinde gösterilmiş ise de esasen taraf iradelerinin bağış sözleşmesi şeklinde vuku bulduğu, mirasbırakanın davacı mirasçılarından mal kaçırma kastıyla ve muvazaalı olarak hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya yapılan şirket hisselerinin iptaline, davacıların verasetteki miras payları oranında davacılar adına tesciline karar karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 18.09.2017 tarih, 2017/2861 E. ve 2017/4477 K. sayılı kararıyla 2006, 2009, 2010 tarihlerinde ayrı ayrı yapılan anonim şirket hisse devirlerine ilişkin satış sözleşmelerinin ayrı ayrı muvazaalı devirler olup olmadığı taraflarca ileri sürülen ve dosyadaki deliller değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.08.2006 tarihli hisse devri bakımından devir bedelinin müteveffaya fazlasıyla ödendiği, 15.06.2009 tarihli hisse devri bakımından sözleşmede kararlaştırılan devir bedelinin müteveffaya ödendiği ancak bilirkişi raporunda hesaplanılan bedel arasında misli olmayacak şekilde fark bulunduğu, 29.06.2010 tarihli hisse devri bakımından sözleşmede kararlaştırılan devir bedelinin müteveffaya kısmen ödendiği ancak bilirkişi raporunda hesaplanılan bedel arasında misli olmayacak şekilde fark bulunduğu, son 2 hisse devri bakımından devir tarihine ilişkin bilirkişi raporu ile tespit edilen bedeller ile sözleşmede belirlenen bedeller arasında fark bulunsa da bu farkın tek başına muvazaayı belirlemeye yeterli olmayacağı, davalının her bir devir tarihinde alım gücünün yerinde olduğunun ve hisseleri satın alabilecek alım gücüne sahip olduğunun değerlendirildiği, hisse devirleri karşılığında banka kanalıyla yapılan ödemelerin bulunduğu, bedelsiz şekilde devir yapılmadığı, her ne kadar tarih sırasına göre 2. ve 3. sıradaki devirlerde misli olmayacak şekilde de olsa bilirkişi raporuyla belirlenen değerler arasında farklar bulunsa da 1. devirde de misliyle fazla yapılan ödemenin bulunduğu, beşeri ilişkiler dikkate alındığında davalının eşinin murisin kızı olduğu ve murisin mirasının yarı hissesinin davalının eşine düşeceği, davacılar tarafından miras payları oranında iptal talep edilebileceği, beşeri ilişkiler ve miras hisseleri bağlamında (yarı hisse) yapılan değerlendirmede yapılan ödemelerin hisse devir bedellerini karşılayacağı, davalının alım gücü, muris ile olan beşeri ilişkisi, devirlerin bedel karşılığında ve farklı tarihlerde yapılması hususları dikkate alındığında murisin gerçek iradesinin mal kaçırmaya yönelik olduğunun ispatlanılamadığı ve devirlerin bedel karşılığında yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.