III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan araştırmalara göre; sanığın yargılama dosyasına konu edilen sahte reçetelerin dışında hastaları muayene etmeksizin içerik sahteciliği yapmak suretiyle başkaca sahte reçetelerde tanzim ederek katılan kuruma fatura ettirdiği iddiasıyla hukuki kesintiye de uğramamış soruşturma ve yargılama dosyalarının olduğu tespit edilmiş,
Bu cümleden olarak;
a) Dairemiz arşivinde bulunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 20.06.2018 tarihli ve 2018/1067 Esas, 2018/1323, Karar sayılı nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından mahkûmiyet hükümlerini havi yargılama dosyası,
b) İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/281 Esas numarasında kayıtlı olan ve sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından ikame edilen kamu davası neticesinde derdest olan yargılama dosyası,
c) İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/152 Esas numarasında kayıtlı olan ve sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından ikame edilen kamu davası neticesinde derdest olan yargılama dosyası,
d) İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/117362 soruşturma numarasında kayıtlı soruşturma dosyasının bulunduğu,
2.İzah edilen dosyalardan bir kısmında sanığın sahte reçeteleri fatura ettirdiği eczane yetkilisi ve çalışanlarıyla ilgili de yargılama yapıldığı, bazı dosyalarda ise özel soruşturma usulüne tabi olması nedeniyle evrakın tefrikiyle yalnızca sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, diğer eczane yetkilileri ile ilgili yargılamaların başka dosyalarda yapıldığı, nitekim sanığın birleşen 2017/372 Esas sayılı dosyasındaki eylemlerini Karşıyaka Park Eczanesi ve Alya Eczanesi yetkilileri ile anlaşarak gerçekleştirdiği iddiasıyla eczane yetkilileri hakkında İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/253 Esas sayılı dosyasında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı yargılamanın devam ettiği, sanığa isnat edilen eylemlerle eczane yetkililerinin eylemleri arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu,
Belirlenmiştir.
3. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteği bakımından; suçun mağdurunun katılan kurum olduğu, buna göre, sanığın aynı suç işleme kararı ile kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda ve aynı mağdura karşı birden fazla kez ihlal etmesi halinde tek bir suçtan hüküm kurularak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suç hükümleri gereğince cezalarının artırılmasının gerektiği; inceleme konusu dosyada eylemlerin ve yukarıda (1) numaralı paragrafta bahsedilen diğer dosyalardaki eylemlerin UYAP üzerinden yapılan tespite göre hukuki kesinti olmaksızın gerçekleştiği dikkate alındığında, sanık hakkında (1) numaralı paragrafta belirlenenlerden başkaca benzer suçlara ilişkin davalar araştırılarak, mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, birleştirilmesi mümkün değilse bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması,
4. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteği bakımından, sanığın sahte reçeteler tanzim ettiği iddia ve kabulüyle mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ise de, dosya kapsamında alınan belgeler ve UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan (1) numaralı paragrafta da belirtilen suçlarından dolayı hukuki kesintinin de olmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulünün gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği de gözetilerek, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında (1) numaralı paragrafta belirtilenler ile varsa başkaca sahtecilik eylemlerinin ve bağlantılı dava dosyalarının araştırılıp, mümkün olması halinde tüm davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, eksiklikler tamamlandıktan sonra sanığın farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç işleme kararının yenilenip yenilenmediğinin, suç işleme kararının yenilenmemesi durumunda ise zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması gerektiği de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
5.Sanığın tanzim ettiği sahte reçeteleri katılan kuruma fatura eden eczane yetkilileri ile ilgili (2) numaralı paragrafta izah edilen dosyanın getirtilerek incelenmesi ve başkaca yargılama dosyalarının olup olmadığının belirlenmesi, hukuki fiili irtibat bulunup bulunmadığı değerlendirilerek derdest dosya var ise birleştirilmesi, kesinleşmiş dosyaların onaylı örneklerinin getirtilerek incelenip tutanağa bağlanması, sanığın suçları eczane yetkilileri ile iştirak halinde işleyip işlemediğinin hüküm yerinde değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
6. Kabule göre de;
a) Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu belgelerin duruşmada incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi,
b) Bornova 5. Nolu ASM'de aile hekimi olarak görev yapan sanığın sahte reçete düzenleme eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu gözetilmeden maddi hataya düşülerek suçu yaptırıma bağlayan yasa maddesinin TCK madde 204/2 yerine 204/1 olarak gösterilmek suretiyle hüküm kurulması ,
Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı görülmüştür.