İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/5791 · K. 2024/8885
- Esas No
- 2023/5791
- Karar No
- 2024/8885
- Karar Tarihi
- 23.09.2024
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2023/5791 E. , 2024/8885 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2014 E., 2023/381 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nallıhan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/30 E., 2022/174 K.
Taraflar arasında meslek hastalığından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine ilk incelemede noksan tespit edilen hususların ikmali için dosya mahaline geri çevrilmiş, geri çevirme sonrası dosya dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... davalı şirketin Nallıhan işyeri linyit kömürü yeraltı maden ocağında çalışmakta iken 13.11.2020 tarihinde meslek hastalığına yakalandığını, söz konusu meslek hastalığı sonucu çalışma gücünün büyük bir kısmını yitirdiğini, davacının meslek hastalığına yakalanmasında kendisine atfı kabil kusur ve ihmali mevcut olmadığını, davacı meslek hastalığına maruz kalmakla çalışma gücünü kaybettiğini, bugüne kadar olduğu gibi geleceğe yönelik olarak da zararlara uğradığını, zararların tazmini amacıyla dava açma zorunluluğu doğduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 1,00 TL maddi tazminatın meslek hastalığının tespiti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 322.712,50 TL'ye artırmış, ek dava mahiyetinde başvurma harcı yatırmak suretiyle manevi tazminat olarak 30.000 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilinin davaya süresi içerisinde cevap vermediği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; davacının davalı iş yerinde çalışmakta iken 2005-2020 yılları arasında 14 yılı geçkin sürede Çayırhan-Nallıhan/Ankara ilçesinde faaliyet gösteren ... Termik Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de çalışırken, maden ocağı makine bakım ve tamircisi ...'un 30.06.2020 tarihinde işten ayrıldıktan sonra 13.11.2020 tarihinde t/q 2/2 düzeyinde opasite pnömokonyoz meslek hastalığına yakalanma tanısının konulduğu meslek hastalığı neticesinde Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Sağlık Kurulunun 13.11.2020 tarih ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 23.06.2021 tarih raporda davacının maluliyet oranının %20 olduğu tespit edilmiş olup, maluliyete taraf vekilleri tarafından süresi içinde itiraz edilmediğinden Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen %20 maluliyetin dosyamız açısından kesinleştiği, Mahkememizce aldırılan 03.11.2021 tarihli kusur raporu ile raporların denetlenebilir nitelikte olması ve usul ve yasaya uygun şekilde düzenlenmesi neticesinde Mahkememizce itibar edilmiş olup, 506 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin B bendi ile 5510 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde yapılmış olan tanımlara uygun bir meslek hastalığı olduğu, hesaplamaların “32 Yıl Formülü” kullanılarak yapıldığı, davacı ...'un Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının(MKGKO) %20 olduğu, yapılan hesaplamalarla, meslek hastalığı olayında; %3,93 oranında “Kaçınılmaz Maluliyet” bulunduğu, ...'un meslek hastalığına yakalanmasında, işyerinde tozumayı önleyecek yeterli önlemleri almaması nedeni ve işçileri denetlemedeki zafiyetleri sebepleri ile işveren davalı ... Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin %80,35 oranında sorumlu-kusurunun olduğu; meslek hastalığın husule gelmesi olayında; %19,65 oranında “Kaçınılmazlık” bulunduğu, Meslek hastalığının husule gelmesinde ...'un KKD Malzemesi Toz Maskesini kullanmaktan başka alabileceği başkaca bir önlemin olmadığından, işçinin KKD Malzemesini kullanırken denetleme görevinin de işveren/işveren yetkililerinin görevi olduğundan, Meslek Hastalığına yakalanmasında ...'un kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının meslek hastalığı neticesinde %20 meslekte kazanma gücü kaybına uğradığı ve bunun meydana gelmesinde davalının yukarıda hesaplanan oranda kusurlu olduğu anlaşılmış olup, 14.02.2022 tarihli hesap raporunun denetlenebilir nitelikte olduğu, "32 yıl formülü" ile rücu edilebilir miktarın hesaplanarak davacının karşılanmayan zararının belirlendiği, sürekli işgöremezlik zararı bakımından bilinen kazanç dönemi pasif dönem öncesi iskontolu dönem geliri, iskontolu emeklilik dönemi, maluliyete karşılık gelir ile davacının toplam zararının 322.712,50 TL olduğu anlaşılmış olup, usul ve yasaya uygun rapora itibar edilerek belirtilen miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak davacının manevi tatmin duygusu yanında belirlenen miktarın caydırıcılık uyandırma oranı (HGK 23.6.2004, 13/291-370) gözönüne alınarak, davacının raporlu kaldığı süre de değerlendirilerek davacı lehine 30.000,00TL manevi tazminat belirlenmesine karar verilerek aşağıda ki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle "Davanın tam kabulü ile 322.712,50 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığını tespit tarihi olan 13.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir."
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur oranına itiraz ettiklerini, maddi tazminat hesabı için alınan veri ve donelerin hatalı olduğunu, maddi tazminatın hatalı hesaplandığını, hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminatın da oldukça düşük miktarda olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;müvekkili şirkete %100 kusur izafe edilmesinin ve bu kusur oranına dayanarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının sigara kullanımının dikkate aşlınmadığını, davacının dava ile talep etmediği manevi tazminatı ıslah yoluyla talep edemeyeceğini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerine meslek hastalığının tespiti tarihinden faiz işletilmesine karar verilmesinin de hatalı olduğunu savunarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Taraflar arasında meslek hastalığına yakalanan davacının maddi ve manevi zararlarından sorumluluk, kusur oranı ile manevi tazminat konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davalıya ait Yeraltı Linyit Kömür İşletmesinde 2005- 2020 yılları arasında 14 yılı geçkin çalışan maden ocağı makine bakım ve tamircisi davacının 30.06.2020 tarihinde işten ayrıldıktan sonra 13.11.2020 tarihinde t/q 2/2 düzeyinde opasite pnömokonyoz meslek hastalığına yakalanma tanısının konulduğu, SGK raporunda işverene atfedilen kusur oranın %100 olduğu, dosya kapsamında aldırılan üçlü bilirkişi raporunda ise davalının %80,35 oranında kusurunun olduğu, meslek hastalığının oluşması olayında %19,65 oranında “Kaçınılmazlık” bulunduğu, davacının kusurunun bulunmadığının tespit edildiği görülmektedir. Yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda dava dilekçesinde talep konusu yapılmayan bir alacağın, dava konusu alacaklarla aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğmak şartıyla, ayrıca bu alacağa ilişkin peşin harç yatırılmak kaydıyla kısmi ıslahla talep edilebileceği, bu nedenle dava dilekçesinde talep edilmeyen manevi tazminatın ıslah ile talep edilip mahkemece hüküm altına alınmasında ve faiz başlangıç tarihinde talebe ve usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, hüküm altına alınan 30.000,00 TL manevi tazminat miktarının somut olaya uygun olduğu, olayın meydana geliş şekli, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında yapılan hesaplamalarda hata bulunmadığı anlaşılmış, taraflar vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir." gerekçeleriyle "İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine" dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde müvekkilinin hiç kusuru olmadığını, maddi tazminat hesabındaki verilerin hatalı olduğunu, manevi tazminatın az olduğunu, asgari ücrette gelir artışlarına karşı fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmamasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 17.03.2023 tarihinde yayınlanan Ticaret Sicil Gazetesi'nde görüldüğü üzere müvekkil şirket ... Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş; 0721004960100011 mersis adresli ... ile birleşmiştir. TTK hükümleri gereği Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan işbu devir-birleşme işlemi nedeniyle davalı sıfatımız ... Holding A.Ş. olarak güncellendiğini, kapalı madencilik yöntemi benimsendiğinden 32 yıl formülünün uygulanmaması gerektiğini, davacının yer üstünde nezaretçi olarak çalışması nedeniyle toza maruz kalmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından aldırılan ve hükme esas teşkil eden 03.11.2021 tarihli kusur bilirkişi raporunda müvekkil şirkete %80,35 oranında kusur atfedilmiş olup söz konusu rapor 3 maden mühendisinden oluşan kurul tarafından hazırlandığını, takdir edileceği üzere maden mühendislerinden oluşan kurulun meslek hastalığı konusunda uzmanlığı olmasından söz edilemeyeceğini, meslek hastalığı uzman hekim bilirkişinin de bulunması gerektiğini, SGK müfettiş raporunda vermiş olduğu ifadesinde yer altı işçilerinin kullandığı mavi-beyaz bez maskeleri kullandığını ancak ufak tefek işler esnasında maske kullanmadığını, meslek hastalığına yakalanmadan önceki dönemde günde yaklaşık 5-6 adet sigara içtiğini ifade ettiğini, oysaki davacıya işe başlama eğitimi kapsamında iş güvenliği kuralları anlatıldığını, kullanacağı koruyucu malzemelerin teslim edildiğini ve bu koruyucuları nasıl ve ne zaman kullanacağı ile ilgili talimatlar tebliğ edildiğini, raporlara itirazların karşılanmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığından iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın meslek hastalığı olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir.
3. Değerlendirme
A) Davacı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3. Öte yandan HMK'nın 361/2 nci maddesi kapsamında "Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
4. Davacı vekilinin ıslah dilekçesiyle Dairemiz içtihatlarında da kabul edildiği üzere başvurma harcını yatırmak suretiyle 30.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince bu istemin tam kabulüne karar verildiği, kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği davacının reddolan manevi istemi olmadığı gibi HMK 361/2 nci maddesi kapsamında da dayanak gerekçe de dikkate alındığında hukuki yararı olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle; olayın meslek hastalığı olarak tespitinin, hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetleri ile hesap raporundaki tespitlerin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında asgari ücret değişikliklerinin rapora yansıtılmamasının yerinde olması ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre Bölge Adliye Mahkemesinin anılan hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
2. Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle iş bu hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililerden alınmasına,
4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.