V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının hamak koltuk satışının davacının tescilli endüstriyel tasarımından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği, eğer tecavüz ve haksız rekabet teşkil ediyorsa men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 55 inci maddesi ile 151 inci maddesi ve devam hükümleri
3. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dava davacı yanın tescilli endüstriyel tasarımına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalı taraf iddiaya konu koltuk takımlarının davacı tarafından üretilerek davadan daha önce ortak ticaret yaptıkları dava dışı ... Mobilya ... tarafından satın alındığını, alışveriş sitelerinde satışı için aynı ürünlerin ... Mobilya tarafından kendilerine satıldığını, bu ürünlerin dışında başkaca üretim veya başkalarından teminle satışları da olmadığını savunmuş, davacının dava dışı ... Mobilya lehine keşide ettiği ve içeriğinde 2 adet koltuk takımının da olduğu anlaşılan 2 adet faturayla ... Mobilyanın kendilerine keşide ettiği 12 adet koltuk takımının satışına ilişkin faturayı sunmuş, tanık olarak dinlenen ...'da bu savunmayı doğrular mahiyette beyanlarla dava konusu ürünlerin ... Mobilya'ya satılan ürünler olduğunu belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesince alınan mali bilirkişi raporunda, sadece ... Mobilya'ya davacının yaptığı satışlara ilişkin davalı tarafından sunulan faturaların davacı defterlerinde yer aldığı tespitiyle yetinilmiş; 30.06.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise davalının anılan savunmasının, satış yapılırken "... Metal" unvanının kullanılması nedeniyle yerinde olmadığı, alışveriş siteleri üzerinden satışı yapılan ürünlerle davacı tasarımına tecavüz edildiği tespitinde bulunulmuş, Mahkemece bu raporlara itibar edilerek yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Marka, 6769 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayan ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaret; endüstriyel tasarım ise aynı Kanun'un 55 inci maddesinde, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünüm olarak tanımlanmıştır. Anlaşılacağı üzere, endüstriyel tasarımlar ürünün görünümünü koruma altına alırken markalar ise o ürünün diğer teşebbüslerin ürünlerinden ayırt edilmesini sağlar.
Öte yandan, aynı Kanun'un "Hakkın Tüketilmesi" başlıklı 152 nci maddesinin birinci fıkrasında sınai mülkiyet hakkı korumasına konu ürünlerin, hak sahibi veya onun izni ile üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle ilgili fiillerin hakkın kapsamı dışında kalacağı düzenlenmiştir.
Şu halde Mahkemece, davalı tarafça davacının davaya konu ürünler üzerinde tescilli tasarımdan doğan haklarının ürünleri ... Mobilya'ya satmakla tükendiği, satılan bu ürünlerden başka üretim veya temin suretiyle satış yapılmadığı savunulduğuna göre, davalının satış yaptığı iddia edilen alışveriş sitelerinin verilerine de ulaşmaya çalışarak ve taraflara usulüne uygun ihtarat yapılmasıyla temin edilecek tarafların ticari defterleri üzerinde alanında uzman bilgisayar mühendisi, mali müşavir ve sınai mülkiyet uzmanından müteşekkil yeni bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla yapılacak incelemeyle dava konusu ürünün davacı tarafından ... Mobilya'ya kaç adet satıldığının, davalının bu üründen ... Mobilya'dan kaç adet aldığının ve iddia edilen alışveriş sitelerinde kaç adet satış yapıldığının; yani davalının davacı tarafından ... Mobilya'ya ve onun tarafından da davalıya satılan ürünlerden başka tecavüz teşkil eden üretim veya satışının olup olmadığının tespitine çalışılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
2.Kabule göre de, 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği ancak duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi isteminde bulunup bu talebi ıslah da etmemesine rağmen, talebi aşacak şekilde 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline hükmedilmesi de doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.