V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı (1)
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.12.2017 tarihli ve 2015/9120 Esas, 2017/11580 Karar sayılı ilâmı ile "..Davacının iptalini istediği 03.09.2010 tarihli fesih ve ibraname başlıklı sözleşmesi olmakla birlikte bu sözleşmede, davalı ...'ın müteahhit olarak davalılar ... ve ...'na ait arsa üzerinde 23.12.2009 tarihinde imzalanan satış vaadi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve ibrası hüküm altına alınmıştır. 23.12.2009 tarihli sözleşmede müteahhit olan borçlu ... diğer davalıların arsası üzerinde yaptığı inşaat karşılığında bir kısım dairalerin mülkiyetini kazanacaktır. Yine sözleşmeye göre inşaatın süresinde tamamlanmaması halinde cezai şart ve haksız işgal tazminatı öngörüldüğü, inşaat ruhsat masraflarının davalı arsa sahipleri tarafından karşılandığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf, borçlu müteahhit ...'ın inşaat sözleşmesi gereği almaya hak kazandığı 2.600,000,00 TL hakkından davacıların alacağını engellemek amacı ile vazgeçtiği iddiasındadır.
Davalı arsa sahipleri ... ve ... ise, mütahhidin hakedişinden kendilerince yapılmış inşaat ruhsat masrafları, sözleşmede öngörülen cezai şart ve haksız işgal tazminatı gibi kalemler dikkate alındığından ve mahsup edildiğinde müteahhidin bir alacağının kalmadığını bu nedenle iptali istenilen 03.09.2010 tarihli ibra ve fesih sözleşmesi ile davacıdan bir mal kaçırmalarının söz konusu olmadığını ileri sürmektedir.
Mahkemece, bu konuda inceleme yapmak üzere mimar, hukukçu ve harita ve kadastro mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Bu raporda borçlu ...'ın yaptığı inşaat maliyetinden dolayı 2.110.407,65 TL alacaklı olduğu, sözleşmedeki cezai şartı gereğince diğer davalı arsa sahiplerinin ise 31.500,00 TL alacaklı oldukları tesbiti yapılmıştır.
Karara dayanak alınan bilirkişi raporunda, 23.12.2009 tarihli sözleşmede davalı arsa sahipleri tarafından yapıldığı belirtilen inşaat ruhsat masrafları, işgal tazminatı gibi hususları hiç değerlendirmeye alınmadığı gibi cezai şartın hesaplanma şeklide anlaşılamamaktadır.
Yapılacak iş, konusunda uzman aralarında inşaat mühendisinin de olduğu bilirkişi kurulundan, fesih tarihi 03.09.2009 da belirlenmiş olan inşaatın durumu dikkate alınarak, davalı borçlu müteahhidin hak ettiği bedel ile davalı arsa sahiplerinin 23.12.2009 tarihli sözleşme gereğince talep edebilecekleri hak ve alacaklarının (inşaat ruhsat masrafları, sözleşmede öngörülen cezai şart ve haksız işgal tazminatı gibi kalemler hususunda değerlendirme yapılarak) tesbiti yapıldıktan sonra iptali istenilen 03.09.2009 tarihli fesih ve ibranamenin davacı alacaklının haklarını engelleyici nitelikte olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.10.2020 tarih ve 2019/36 Esas 2020/469 Karar sayılı kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...Davalılar arasında 23.12.2009 tarihli Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiği sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalı malikler tarafından sözleşmenin feshedildiğine dair 13.04.2010 tarihinde ihtarname çekildiği ihtarnamenin 27.04.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davalı taraflar arasında iptale konu 02.09.2010 tarihli Fesih ve İbranamenin imzalandığı, karşılıklı olarak hak ve alacaklarından feragat ettikleri, ibra tarihi itibari ile davalı yüklenicinin alacağının 2.600.000,00 TL olarak belirlendiği, bozma ilamı doğrultusunda alınan 21.07.2020 tarihli ek raporda davalı maliklerin cezai şart dahil diğer davalıdan olan alacaklarının 2.105.922,56 TL gecikme cezası hariç alacaklarının 1.823.053,34 TL olarak tespit edildiği, bilirkişi raporunun yöntemince hazırlandığı ve hükme esas alınabileceği, mahkemece yapılan değerlendirmede inşaatın belirlenen süre içerisinde bitirilemeyeceği dikkate alındığında davalı maliklerin sözleşmenin 2. maddesine göre davalı yükleniciden gecikme cezası talep edebilecekleri, sözleşmenin feshedildiğine dair ihtarnamenin tebliğ edildiği 27.04.2010 ila ibra tarihi 03.09.2010 dönemlerine ait ecrimisil talep edebileceği, plan proje ruhsat ücreti karşılığı davalı maliklere 1.000.000,00 USD toplamlı verilen senetlerin de alacak kalemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, şu halde fesih ve ibraname tarihi itibari ile davalı yüklenicinin alacağının 2.600.000,00 TL davalı maliklerin alacak toplamının 2.105.922,56 TL olduğu, karşılıklı ibra edilen tutarlar arasında misli bir fark ve tarafların birlikte hareket ederek davacıyı zarara uğratmaya yönelik kasıtlarının bulunmadığı, 03.09.2010 tarihli fesih ve ibranamenin davacının haklarını engelleyici nitelikte olmadığı anlaşılmakla İİK 278/2 maddesinde düzenlenen iptal şartları oluşmayan davanın reddine ..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı (2)
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 12.10.2021 tarihli ve 2021/14921 Esas, 2021/6629 Karar sayılı ilâmı ile; "...1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında alınan 18.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalı arsa sahiplerinin inşaat ruhsatı için yaptıkları harcamanın, aynı ruhsat ile bir başka firma ile anlaştıklarından istenemeyeceği belirtilmiştir. İkinci alınan 16.12.2019 tarihli raporda ise, plan proje yani ruhsat masraflarının müteahhide ait olmasına rağmen arsa sahipleri tarafından ödendiğinden bu masrafın müteahhitten istenebileceğini belirtmiş, 16.07.2020 tarihli ek raporunda da bu görüşünü teyid etmiştir.
Dosya içeriğinden ve davalıların kabulünden inşaatın borçlu müeahhit dışında bir başka müeahhitle yapımına devam edildiği ve bitmek üzere olduğu sabittir.
Bu halde, arsa sahiplerinin yeni müeahhitle yaptıkları sözleşmenin dosyaya ibrazının sağlanarak, bu sözleşmede, borçlu ... ile yaptıkları sözleşmeye göre proje veya inşaat ruhsatı masrafı kadar bir artı değer yaratılmış olup olmadığı, kısaca arsa sahiplerince yapılan bu masrafın ikinci sözleşmede dikkate alındığında ek bir menfaat sağlayıp sağlamadığı yönünde yeni bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.." gerekçesi ile karar bozularak mahkemesine gönderilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (2)
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; arsa sahipleri ile yeni müteahhit arasında yapılan sözleşmenin ek bir menfaat sağlamadığı yöntemince hazırlanmış denetime elverişli bilirkişi raporu ile açık olarak belirlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.