III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı yanca zamanaşımı definde bulunulmuş ise de 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine dayalı olarak açılmış telif tazminatı davalarında, söz konusu madde uyarınca hükmedilebilecek telif ücretinin niteliği itibariyle taraflar arasında mahkeme kararıyla oluşturulan farazi sözleşme ilişkisi kapsamında değerlendirildiğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olup dosya içeriği itibari ile ihlal ve dava tarihleri arasında geçen sürenin 10 yılın altında olduğu, ayrıca davaya konu yazılımın halen kullanılmaya devam ettiği iddia edildiğinden zamanaşımı definin reddine karar verildiği, davacı tarafa ait ve ihbar olunan ... tarafından sözleşme kapsamında kullanıldığı tespit edilen "AYS" isimli hukuk takip sistemine ilişkin yazılımın 5846 sayılı Kanun'un 1 inci ve 2 nci maddeleri uyarınca eser mahiyetinde olduğu, davacı tarafın, ihbar olunan Halkban'ın kendileriyle yaptığı sözleşmeyi feshettikten sonra davalı ile yaptığı sözleşme kapsamında kullanmaya başladığı "HAYAT" isimli yazılımın kendilerine ait "AYS" yazılımının kaynak kodlarının intihali suretiyle oluşturulduğunu ve FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüz edildiğini iddia ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 219 uncu maddesi uyarınca, tarafların kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorunda oldukları, aynı Kanun'un 220 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mahkemece ibrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilmesi halinde ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkemenin bu belgenin ibrazı için kesin süre vereceği, belgeyi ibraz etmesine karar verilen tarafın, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesini hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkemenin duruma göre belgenin içeriğine göre diğer tarafın beyanını kabul edebileceği, davacı tarafça "AYS" yazılımına ait kaynak kodlarının dosyaya sunulduğu, Kültür Bakanlığı'ndan davacının hak sahibi olduğuna dair kayıtların ve programa ilişkin CD'nin gönderildiği ve dosyaya alındığı, her iki tarafa ait yazılımın karşılaştırılması davanın çözümü için zorunlu olduğundan, davalıya kesin süre verilmesine rağmen davacının delil olarak dayandığı kaynak kodlarını sunmadığı, yazılımı kullanan ... tarafından da kendilerine ait serverler üzerinde bilirkişilerin yeterli incelemeleri yapabilmeleri için güvenlik gerekçesiyle kaynak kodlarının incelenmesine izin verilmediği, ilk incelemeden sonra programda değişiklik yapıldığı tespit edilmiş olduğundan, her iki tarafın kaynak kodlarının tam olarak karşılaştırılamadığı, hukuk takip sistemi "HAYAT" isimli programı Halkank'ın kullanımına sunan davalının kendi geliştirdiği programın kaynak kodlarına sahip olmadığına dair beyanının inandırıcı bulunmadığı, kaynak kodlarının ellerinde olmadığına dair bir delil de sunmadıkları, kaynak kodları tam olarak karşılaştırılamamış olsa da, bilirkişilerin yaptıkları sınırlı incelemeleri sonucunda, yazılımların birbiri ile benzer oldukları, hatta ...'ta kullanılan yazılımda halen "AYS" başlığının dahi mevcut olduğunun tespit edildiği, bu tespitler de dikkate alınarak, 6100 sayılı Kanun'un 220 inci maddesi uyarınca davalının "HAYAT" isimli yazılımının davacıya ait "AYS" isimli yazılımın kaynak kodları intihal edilerek oluşturulduğunun kabul edildiği, davacıya ait "AYS" isimli hukuk takip sistemi programının ... ile yapılan sözleşme uyarınca 5 yıl banka tarafından kullanıldığı, ...'ın sözleşmede yer alan tek taraflı fesih hakkını kullanarak sözleşmeyi feshetmesinden sonra davalı şirket ile sözleşme yaptığı, bu sözleşme örneği dosyaya sunulmadığından sözleşmenin ayrıntılarının tespit edilemediği, davalı ile yapılan sözleşme uyarınca banka tarafından kullanılmaya başlanan "HAYAT" isimli programın davacıya ait "AYS" isimli program ile aynı olduğu, bu nedenle programın davalı tarafça ...'a satılmasının ve ... tarafından kullanılmasının davacının çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, bu nedenle davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca programın rayiç bedelinin üç katının kendisine ödenmesini talep edebileceği, rayiç bedelin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da, kesin olarak bir bedel tespit edilemediğinden, davacı ile ... arasında yapılan sözleşmedeki bedelin dikkate alınması gerektiği, sözleşmede 5 yıllık bedelin 720.000,00 euro olacağı, ayrıca müşteri başına 0,20 euro, aylık 60000 müşteri garantisi verildiği, bu hesaplama ile elde edilen 5 yıllık tutarın da 720.000,00 euro olduğu, her ne kadar sözleşme bakım ve destek hizmetlerini de kapsıyorsa da, bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından yazılımların rayiç bedelinden bu hizmetlerin ayrıştırılmasının mümkün olmadığını beyan ettiğinden 5 yıllık 720.000,00 euronun rayiç bedel olarak kabul edildiği, dava açıldığı tarihte bankanın programda yer alan müşteri sayısı kesin olarak tespit edilmemiş olduğundan, bankanın her ay ödeme yapmayı garanti ettiği 60000 müşteri bulunduğu kabul edildiği ve buna göre hesaplama yapıldığı, davaya konu olan "HAYAT" isimli programın davalı tarafça dava dışı Halkank'a verildiği, tüm haklarının dava dışı ...'a devredildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarında eser sahibinin ... olduğunun tespit edildiği, davacının, dava dışı ... ile yargılama devam ederken İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde devam eden 2016/42 E. sayılı davada 28.03.2018 tarihinde sulh oldukları, sulh sözleşmesinin 3.F maddesi uyarınca davacı şirketin Bankaya karşı bankanın şu an kullandığı (HAYAT yazılım programı) yazılımının izinsiz kopyalandığı, kullanıldığı ve taklit edildiğini ileri sürmeyeceğinin 1.000.000,00 euro bedel karşılığında kabul edilerek, "HAYAT" isimli yazılımın banka tarafından kullanılmasına muvafakat ettiği, bu sulh sözleşmesinden sonra da davacının banka aleyhine açtığı tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasından feragat ettiği, dava dışı ... kendisi için davalı tarafça hazırlanıp teslim edilen dava konusu yazılımı kullanmakla, davacının oluşan zararından 6098 sayılı Kanun'un 162 inci maddesi uyarınca davalı ile birlikte müteselsil olarak sorumlu olduğu, davacının, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebileceği, borçluların sorumluluğunun, borcun tamamı ödeninceye kadar devam edeceği, aynı Kanun'un 166 ncı maddesi uyrınca, borçlulardan birinin, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçlularun da borçtan kurtulmuş olacağı, ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmelerinin, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusu olduğu, her ne kadar sulh sözleşmesinde, sözleşmenin davacının davalı şirkete karşı açtığı veya açacağı davaları etkilemeyeceği kabul edilmişse de, davalının, ...'ın "HAYAT" isimli yazılıma karşılık davacıya yaptığı ödeme kadar borçtan kurtulduğu, davacının davaya konu olan "HAYAT" isimli yazılım programının mali haklarına karşılık müteselsil sorumlu dava dışı ...'tan almış olduğu 1.000.000,00 euro bedelin, davada talep edilen rayiç bedelin üç katından mahsup edilmesi gerektiği, davacı ile ... arasındaki sözleşmesinin fesh edildiği ve davalının davaya konu yazılımının ... tarafından kullanılmaya başlandığı tarih olan 04.05.2015 tarihinden, davacının "HAYAT" isimli yazılımın haklarını ...'a devrettiği 28.03.2018 tarihli sulh sözleşmesine kadar geçen sürenin 2 yıl, 10 ay, 24 gün, yani 34 ay 24 gün olduğu, 34 ay için 60000 müşteri karşılığında ödenecek 0,20 euro bedele göre 408.000,00 euro, 24 gün içinse 9.600,00 euro ödenmesi gerektiği, buna göre toplam rayiç bedelin 417.600,00 euro olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca üç katının 1.252.800,00 euro olduğu, bu rayiç bedelden ...'ın ödediği 1.000.000,00 euro mahsup edildiğinde, davacıya ödenmesi gereken bedelin 252.800,00 euro olduğu, dava tarihindeki 1,00 euro karşılığının 3,85 TL olması nedeniyle davacıya rayiç bedelden ödenmeyen kısmın 973.280,00 TL olduğu, taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulmuş olmakla, dava tarihinden önceki kullanımlarıyla ilgili tecavüzün önlenmesine karar verilemeyeceği, "HAYAT" isimli yazılımın halen ...'a ait olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca rayiç bedelinin üç katından ödenmeyen kısım olan 973.280,00 TL'nin 04.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.