V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...vekili temyiz dilekçesinde; davacının gelirinin tespitinde Yargıtay bozma ilamına aykırı olarak İzmir Ticaret Odası ve Bursa Ticaret Odasından alınan emsal gelir tespiti yazılarına göre asgari ücretin 3 katı olarak gelirin kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu, bozma kararı sonrası yapılacak yeni yargılamada tazminat hesaplaması bozma kararı öncesi ilama mesnet 2015 yılında tanzim edilen bilirkişi raporu tarihi itibariyle hesaplamaların yapılması gerektiği, bozma öncesi alınan ve kararda açıkça belirtilen davacının maluliyet oranı %11,2 olarak belirlenmiş ve %11,2 oranı ile hesaplama yapılıp hüküm kurulduğu halde bozmadan sonra yeniden alınan rapor gereği %12,3 maluliyet oranı üzerinden hesabın hatalı olduğunu, 2015 karar tarihli ilam davacı yanca istinaf edilmediği ve bu karar davacı yönünden kesinleştiği, davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu halde davacı lehine mahkeme vekalet ücreti hesaplaması, kaldırma kararı sonrası verilen yeni hükmün tarihi itibariyle Avukatlık Ücret Tarifesine göre değil, davacı yönden kesinleşen karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarifeye göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 54, 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının ücret araştırmasının usulüne göre yapılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istkirar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki easaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir. (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK)
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyulması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir.” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır:
Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.
Eldeki dosyada; ilk mahkeme hükmü davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesince 2016/4142 Esas-2019/444 Karar sayılı 22.01.2019 tarihli bozma ilamı ile vergi mükellefi olarak işyeri işleten ve sebze meyve satış aracılığı yapan davacının gelirinin saptanması için;ilgili Vergi Dairesinden ve Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan vergi kayıtları ve SGK kayıtlarının getirtilmesi, bu belgeler ile davacının işlettiği işletmeye ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde, davacının gelirinin belirlenmesi konusunda mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılması, bu araştırmaların sonuçları dahilinde gerçek gelirin net biçimde saptanmasından sonra, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden, tazminat hesabı konusunda ek rapor alınmasını teminen bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının geliri araştırılmış olup tespit edilen ücretler içerisinde davacının asgari ücretin 3 katı ücret alabileceği kabul edilerek aktüer bilirkişiden ek rapor alınmış olup ek raporda rapor tarihi itibariyle geçerli asgari ücret üzerinden hesap yapıldığı anlaşılmaktadır.
İlk hükme esas alınan 05.05.2015 tarihli rapor yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin için, 05.05.2015 tarihindeki verilere göre işlemiş-işleyecek devrenin belirlenmesi, davacının aktif dönem geliri asgari ücretin 3 katı olarak kabul edilmek suretiyle (05.05.2015 tarihli rapordaki asgari ücretin 3 katı), ayrıca bozmadan önce hesaplamaya esas alınan %11,2 maluliyet oranı bakımından da davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan hesapta bu maluliyet oranının esas alınmasıyla rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre ve temyiz eden davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.