Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/6312 · K. 2023/4186
10. Ceza Dairesi 2023/6312 E. , 2023/4186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/714 E., 2022/434 K. SUÇLAR : Her iki sanık için uyuşturucu madde ticareti yapma Sanık ... için ihmali davranışla kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık ... müdafiinin süresindeki talebi nedeniyle temyiz incelemesi bu sanık yönünden duruşmalı olarak yapılmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin (haklarında katılma kararı verilen ..., ..., ..., ... vekilinin dışında) hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 - 2015/245 Esas ve 2016/62 Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'in ihmali davranışla kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 83 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası 23 yıl 5 ay 7 gün hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası 23 yıl 5 ay 7 gün hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/751 Esas, 2018/4660 Karar sayılı kararı ile; "Sanık ... hakkında ihmali davranışla kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden; 1- Dosya kapsamındaki 112 acil servise ait maktule ilişkin oluşturulan tutanakta acil servise haber verilme saatinin belirtilmediğinin anlaşılması karşısında, 112 acil servis kayıtlarından, acil servis ihbar kayıtlarından ve hastaneyi aradığını beyan eden ...’nın HTS kayıtlarından bu hususun araştırılıp, maktulun durumu ile ilgili olarak acil servisin hangi saatte arandığı tam olarak belirlenmesi, 2- 1 numaralı bozma sebebindeki hususlar tespit edildikten sonra; otopsi raporundaki bulgular ve ölüm nedenine göre, maktulun olay esnasında ilk rahatsızlandığının anlaşıldığı esnada, en yakın sağlık kuruluşuna götürülerek tedavisinin yapılması veya sanık tarafından sağlık görevlilerine haber verilmesi durumunda da ölüm sonucunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'ndan ayrıntılı rapor alındıktan sonra, suç vasfının belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin, sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olan maktul ...’a uyuşturucu madde temin ettiği sabit ise de ; gerekçeli kararda sanıktan uyuşturucu madde aldıkları kabul olunan ve ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/507 sayılı soruşturma numarasından haklarında ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütüldüğü anlaşılan tanıklar ...,... ..., ..., ..., ..., ... ve ...’da ele geçirilen uyuşturucu madde bulunup bulunmadığı var ise buna ilişkin ekspertiz raporları ile olay nedeniyle yakalandıklarında yapılmış kan ve idrar tahlilleri var ise getirtilerek ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/507 sayılı soruşturma dosyası ile birlikte bu dosya içine konması; tüm deliller birlikte değerlendirilip, sanığın eyleminin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kabule göre de; 2- Sanığın, maktul ... ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütüldüğü anlaşılan tanıklar ...,... ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ya uyuşturucu maddeleri verdiği kabul olunan yerin, sanığın ikameti olduğu ve TCK’nın 188/4-b uyarınca “umumi veya umuma açık yer” olarak nitelendirilemeyeceği gibi TCK’nın 188/4-b maddesinin yürürlük tarihinin suç tarihinden sonra 04/04/2015 olduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 188/4-b maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin, sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Tüm dosya kapsamına göre, sanığın tek olan eyleminin diğer sanık ... ile birlikte ... ilinden ...ilçesine uyuşturucu nakletme olduğu, maktul ... ve diğer yaşı küçük tanıklara sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde verdiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 188/3. son cümle ve TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Kabule göre de; 2. Diğer sanık ...’e ait ikametin, TCK’nın 188/4-b uyarınca “umumi veya umuma açık yer” olarak nitelendirilemeyeceği gibi TCK’nın 188/4-b maddesinin yürürlük tarihinin suç tarihinden sonra 04/04/2015 olduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 188/4-b maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayini," Nedenleriyle re'sen de temyize tabi olan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. C. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli 2018/714 Esas ve 2022/434 Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'in bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca, 12 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca, 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.