III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanığın ... ...Sokak zemin kattaki ikametinde yalnız yaşadığı ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek şahıstan hamile kaldığı, kilo aldığını söyleyerek hamileliğini çevresi ile komşusu ve yakın arkadaşı olan tanık ....'den gizlediği, hamilelik sürecinin sonunda evinde yalnız başına doğum yaptığı, doğumdan 5-6 gün kadar sonra kanamaların devam etmesi nedeniyle arkadaşı ....'nın ısrarı ile hastaneye götürüldüğü, sanığın doktorlara da yanlış bilgiler vererek doğum yaptığını ısrarla gizlemeye çalıştığı, çelişkili beyanlarda bulunduğu, hastaneye beraber geldiği ....'den kedilerini doyurmasını istediği ancak yatak odasına kesinlikle girmemesini kimseyi de sokmamasını tembih ettiği, arkadaşlıkları nedeniyle kendisinde de anahtar bulunan ....'nin hastanede annesini yanında bıraktığı sanığın evine girip kedilerin bakımını yaparak salon ve diğer bölümlerdeki kedi pisliklerini temizlediği sırada evde ağır bir koku tespit ettiği, bir süre sonra temizlik yapılmasına rağmen hala geçmeyen kötü kokunun dağılması için arka pencereyi açıp evi havalandırmak amacıyla kapalı olan kapıyı açarak yatak odasına girdiği, üzeri örtülü temizlik kovasındaki suyu dökmek istediği sırada içinde bir bebek cesedi
olduğunu fark ettiği ve ilk şaşkınlığını atlattıktan sonra hemen polisi arayarak durumu bildirmesi üzerine eve gelen kolluk görevlilerinin adlî işlemlere başladığı, başlangıçta hamileliğini ve doğumu ısrarla reddeden sanığın aşamalarda ifade ve savunmalarını değiştirmekle beraber doğum yaptığını kabul ederek sonrasında olanları hatırlamadığını beyan ettiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 16.08.2018 tarihli otopsi raporu ile bağlı olarak İhtisas Kurulunun 24.09.2018 tarihli mütalaasında; bebeğin zehirlenerek öldüğüne dair tıbbi delilerin bulunmadığı, su deneylerinde göğüs-boyun bloğunun yüzdüğü, bütün akciğerin yüzdüğü, lobların yüzdüğü, lob parçalarının bir kısmının yüzdüğü, bir kısmının yüzmediği, yüzen lob parçalarının ezilerek tekrar suya bırakıldığında yüzmediğinin görüldüğü, miadında rahim içi gelişim gösteren bebeğin bulunduğu ortam, bulunuş şekli itibari ile doğum sonrası su dolu kovaya bırakılması nedeniyle su aspirasyonuna bağlı mekanik asfiksi meydana gelmiş olabileceği ancak çürüme nedeniyle iç organlarında ayrıntılı mikroskopik değerlendirilme yapılamadığı, alınan iç organ örneklerinin histopatolojik incelemesinde de çürüme nedeniyle ayrıntılı değerlendirme yapılamadığından mevcut verilerle canlı doğup doğmadığı, kesin ölüp sebebinin tespitinin yapılamadığı, olayın adlî tahkikat ile tespitinin uygun olacağının belirtildiği, sanığın 22.01.2018 tarihinde saat 22.20'de ... Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları Polikliniğinde polislerce alınan beyanında olay günü 19:30'da aşırı kanaması olması nedeniyle komşusu ....'ye haber verdiğini, onunla birlikte hastaneye geldiklerini, evde bulunan bebek cesedinin kendisine ait olmadığını, hamile olmadığını, her ay düzenli bir şekilde adet gördüğünü, bir erkekle düzenli ilişkisi bulunmadığını, erkek arkadaşı olmadığını, en son 2 hafta önce adet olmadığı zaman tanımadığı bir erkek şahısla ilişkiye girdiğini, aylık adetlerini zamanında yaşadığını beyan ettiği, sanığın 07.03.2018 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği savunmasında bu kez alkol tüketimi olduğu için tanımadığı kişilerle ... yeri dışında birliktelikler yaşadığını, 13 yaşından beri adet düzensizliği bulunduğunu, bu nedenle de hamile kaldığını farkedemediğini, hamile olduğunu bilmediğini, çocuk doğurduğundan haberi olmadığını, bayıldıktan sonraki olayları hatırlamadığını, komşusu ....'nin hamile olduğundan haberi olmadığı gibi çocuğun doğumuyla ilgili de katkısı bulunmadığını, sadece kendisini hastaneye götürdüğünü beyan ettiği, sanığın kollukta adet kanamalarının düzenli olduğunu söylerken bu kez dönüp savcılıkta adet kanamalarının düzenli olmadığını söylediği, duruşmadaki savunmasında bir ara tanık ....'nin evine geldiğinde "sen doğum yapıyorsun" dediğini, doğum yaptığını, kendisine antibiyotikler dahi verdiğini beyan etmesine rağmen hastaneye gittiklerinde acilde kendisine doğum yaptın mı diye soran doktora doğum yapmadığını beyan ettiği, oysa ki savunmalarında doğum yaptığını hatırlamadığını, baygın olduğunu söylediği, yani sanığın gerek kolluk gerek savcılık gerekse duruşmalarda farklı savunmalarda bulunduğu, kolluktaki ve savcılıktaki savunmasıyla duruşmadaki savunmalarının niçin çelişkili olduğunu da tam olarak açıklayamadığı, birden bire 5 senedir samimi arkadaşı olan ....'yi suçlamaya başladığı, savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğu, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniğinde görevli asistan doktor M.Y.'nin tanık olarak alınan beyanında sanığın hastanelerine geldiğinde konuşabildiği için yeşil kod tabir edilen ayakta hasta bölümüne aldıklarını, sorduğunda kasık ve karın ağrısından, vajinal kanamasından bahsettiğini, özellikle gebelik şüphesi var mı diye iyice sorgulamasına rağmen sanığın olmadığını söylediğini, hamile değilim cevabını verdiğini beyan ettiği, tanık ....'nin beyanında sanığın annesinin 18 yıldır erkek arkadaşı olduğunu, sanıkla iyileşme aşamasında ikinci ya da üçüncü gün hastanede görüştüklerini, durumu sorduğunda hastayım şoktayım diyip saçma sapan konuştuğunu, kendisinin de bu ... adliyeye yansımış doğum yapmışsın deyince sanığın "hayır efendim
doğum yapmadım bebeğim de yok" cevabını verdiğini, sonrasında çocuğun göbek bağını nasıl kestiğini sorduğunu, sanığın "göbek bağı diye bir şey bilmiyorum, doğum yapmadım, illa da bıçakla kestim dememi mi istiyorsunuz palavra mı atmamı istiyorsunuz" dediğini, tanığın mantıken her şey olabilir sanığın "bunun üzerine herkes kafadan bir şey atabilir mesela bıçakla kestim tırnak makasıyla kestim diyebilir kimseye hesap vermek zorunda değilim" diye cevap verdiğini beyan ettiği, tanık S.P.'nin beyanında gün tarih veremeyeceğini, sanığın bir gün adını ... olarak bildiği tanık ....'ye "göbeğim de gitti gördün mü" sözünü söylediğini beyan ettiği, tanık P.Ü.'nün beyanında .... ile arkadaş olduklarını, oturmaya gittiğinde sanığı da orada gördüğünü, sürekli yatması nedeniyle doktora gitmesi yönünde tavsiyede bulunduklarını, neyin var diye sorduklarında bir şey söylemediğini, bir seferinde sanığın "bak karnım büyüdü" dediğini, kendi aralarında sen kilo aldın ben kilo aldım konuşmalarını yaptıklarını beyan ettiği, somut olayda sanığın bilmediği veya ismini vermek istemediği bir kişiden hamile kaldığı, aşamalarda hamile kaldığını bilmediğini belirtmiş ise de bel ağrılarının bulunduğu, kanamalarının olduğu, hatta arkadaşı tanık ....'nin beyanında belirttiği üzere işe dahi gidemeyecek boyutlara rahatsızlıklarının ulaştığı, buna rağmen hiçbir şekilde doktora gitmediği, yani sanığın aşırı rahatsızlıkları olmasına rağmen doktora gitmek istememesinin sebebinin hamile olduğunu bilmesi olduğu, sanığın yaşı, cinsel ilişkilerde bulunduğuna dair beyanları, arkadaşları ile göbeğinin büyümesinden dolayı aralarında geçen konuşmalar göz önüne alındığında sanığın hamile olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanığın tespit edilemeyen bir sebeple çocuğunu doğurmak istemediği, doktora gidip sağlık sorunlarıyla ilgili kontrol yaptırıp hamileliğinin kayıtlara girmesini dahi istemediği, doğum yapma günü geldiğinde yine herhangi bir hastaneye başvurma gereği duymadığı, evde kendi başına normal doğum yaptığı, bu aşamaları hiçbir şekilde anlatmadığı, doğumun nasıl gerçekleştiğini, çocuğun doğma anını, sonraki işlemleri, çocuğun viledaya konulmasını kısımlarını hatırlamadığını beyan ettiği, daha doğrusu duruşmadaki savunmasına kadar tüm aşamalarda doğum yapmadığını, bebeğin kendisine ait olmadığnı, hamile olmadığını tekrar tekrar beyan ettiği, sanki bu olayı bir başkası yaşamış gibi reddettiği, hastaneye gittiğinde acilde görev yapan tanık olarak dinlenen doktor M.Y.'ye doğum yapıp yapmadığını, düşük yapıp yapmadığını defalarca sormasına rağmen yapmadım cevabını verdiği, böyle bir olay yokmuş gibi davranıp çevresindekilere de bu şekilde cevaplar verdiği, oysa ki tahlillerinde hamilelik geçirdiğinin rahatlıkla anlaşılabildiği, bunu bile bile soran doktorlara yalan söyleyerek doğum yapmadığını söylediği, sonrasında duruşmalara gelerek bu kez doğum yaparken tanık ....'nin yanında olduğunu, kendisine yardım ettiğini, bebeğe bir şey olmuşsa onun yapmış olabileceğini söylediği, tanık ....'nin kesinlikle bu savunmaları kabul etmediği, tanık ....'nin bu şekilde davranmasını gerektirir bir husumet sebep de öne süremediği, kaldı ki .... kendisine doğum yaparken yardımcı olmuş olsa dahi doğum yaptığını bilen sanığın hastaneye gittiğinde doktorlara gerçeği söylemesinin doğum yaptığını söylemesinin gerekli olduğu, sanığın aşamalardaki savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğu, tüm yargılama aşamasınca doğurduğu bebekle herhangi bir duygusal bağ kurmadığının anlaşıldığı, bebeğin defin işlemleri ile ilgili belgeler incelendiğinde gerek sanık gerekse de ailesi tarafından bebeğin kabul edilmediği, teslim alınmadığı, kimsesizler mezarlığına defnedildiği, tanık ....'nin beyanında belirtildiği üzere ameliyata girerken kendinde olan sanığın "kedilerime iyi bak, yatak odasına da sakın girme" sözünü söylediği, annesinin erkek arkadaşı olan tanık ....'nin hastanede görüşürken sanığın saçma sapan cevaplar verdiğini, doğum yapmışsın diye sorduğunda "hayır efendim doğum yapmadım, bebeğim de yok" gibi cevaplar verdiği, sanığın yukarıda
da belirtildiği üzere anlatmadığı bir nedenden dolayı bebeği hamile kalma aşamasından itibaren benimsemediği, hamile olduğu dönemde bebeği aldırabilirken yine bilinmeyen bir sebeple aldırmadığı, bebeği hiçbir aşamada doğurmak istemediğinin, sahiplenmediğinin anlaşıldığı, buna bağlı olarak da doğum yaptığında sağlık kuruluşuna gitmediği, kanamaları olmasına rağmen tüm bu safhaları evde geçirerek resmi kurumlardan bebekten haberdar olunmasını gizlemeye çalıştığı, bir şekilde kurtulmak istediği bebeği evinde ve yanında kimse olmaksızın, sağlıklı bir doğuma uygun olmayan koşullarda canlı olarak dünyaya getirerek, süratle yüzünün temizlenip nefes almasının sağlanması, göbek kordonunun kesilmesi, anne sütü ile beslenmeye başlanılması gibi büyük hassasiyet ve özen gerektiren yükümlülükleri de yerine getirmediği, adli tıp raporuna göre bebeğin normal bir bebek kilosunda olduğu ve su deneylerinde göğüs-boyun bloğunun yüzdüğü, bütün akciğerin yüzdüğü, lobların yüzdüğü, lob parçalarının bir kısmının yüzdüğünün belirtildiği bu tespitler ışığında bebeğin canlı olarak doğduğuna kanaat getirildiği, böylece sanığın doğum öncesi ve doğum sonrasındaki davranışları bir bütün olarak düşünüldüğünde sanık tarafından bebeğin içi su dolu temizlik kovasına konularak ve 5-6 gün boyunca ilgilenilmeyerek (ve sonucunda muhakkak öleceğinin öngörülerek) bebeğin ölümüne neden olunduğu, sanığın eyleminin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2020/... Esas ve 2021/.. Karar sayılı ilamı da göz önüne alındığında kasten öldürme suçunu oluşturacağı, ... ... Hastanesi Psikiyatri Bölümünün 29.01.2018 tarihli ve ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin 14.02.2018 tarihli raporlarında "yoğun suçluluk ve pişmanlık hali" gözlemlendiği belirtilen ve Adli Tıp Kurumu ... İhtisas ile 4. İhtisas Kurulu raporlarına göre "isnat olunan suça karşı ceza sorumluluğunun tam olduğu" anlaşılan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
2. Sanık savunması, tanıkların beyanları, Adli Tıp Kurumu raporları, hastane raporları, kolluk tutanakları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.