İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/6420 · K. 2024/2548
- Esas No
- 2023/6420
- Karar No
- 2024/2548
- Karar Tarihi
- 28.03.2024
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2023/6420 E. , 2024/2548 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/205 Esas, 2021/679 Karar
HÜKÜM : Ret
BİRLEŞEN DAVA : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/108 E.
BİRLEŞEN DAVADA
DAVACILAR : 1. ...
2. ...
3. Baycan Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. vekilleri Avukat ...
HÜKÜM : Ret
BİRLEŞEN DAVA : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/152 E.
HÜKÜM : Ret
KARAR DÜZELTME
İSTEYEN : Asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekili
Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali, birleşen menfi tespit ve birleşen alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, birleşen davaların esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekili
tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 30.09.1992 tarihinde acentelik sözleşmesi imzaladıklarını, poliçelerden tahsil edilen primlerin ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini, davalının 183.960,00 TL borcu bulunduğunu, ipotek teminatı dışında kalan 13.960,00 TL kısım için ilamsız takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini, icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; sigorta şirketine ödemeleri zamanında yaptıklarını iddia ederek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
3.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ilişkinin acente ve müvekkil ilişkisi olduğunu, davalı şirketin komisyon ücretlerini ödemediğini, tarafların kapalı ekran olarak tabir edilen şekilde çalıştıklarını, davalı şirketin müvekkili acenteden kredi kartıyla peşin olarak tahsil edilen poliçelerin devir veya iptal olması neticesinde poliçe bedellerini tahsil ettiğini, kredi kartına iade etmesi gerekirken iade etmediğini, bu nedenle iptal edilen poliçelerden sorumlu olduğunu, ayrıca davalı şirket tarafından müvekkili acentenin ödeme yapması için bildirilmesi gereken poliçe numaralarının bildirilmeyerek poliçelerin sisteme giriş numaraları verildiğini ve bu numaraların gizlendiğini, dolayısıyla birden fazla tekrarlanarak defalarca tahsilat yapıldığını, mükerrer tahsil edilen poliçe bedellerinin müvekkiline iadesinin zorunlu olduğunu, komisyon prim alacağı, mükerrer poliçe tahsilatından kaynaklı alacak ile poliçe alacaklarından doğan 300.000,00 TL'nin sözleşmenin feshedildiği tarih olan 23.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinden önce borcu ödediklerini savunarak asıl davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; kendisinin alacaklı olduğunu belirterek birleşen davaların reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada Baycan Ltd. Şti tarafından tanzim edilen 26.09.2011 tarihli bononun davadan önce tahsil edildiği, bu bakımdan HDI Sigorta A.Ş.'nin takibe konu alacağı dava tarihi olan 02.05.2012 tarihinden önce tahsil ettiği, eldeki itirazın iptali davasının açılmasında HDI Sigorta A.Ş.'nin hukuki yararının bulunmadığı, HDI Sigorta A.Ş.'nin takip tarihi itibariyle alacaklı olması karşısında, davaya konu icra takibinin kötü niyetli ve haksız olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, birleşen menfi tespit davasında tanzim edilen bilirkişi raporları dikkate alındığında HDI Sigorta A.Ş.'nin takip tarihi itibariyle 183.960,00 TL tutarında alacaklı olduğu sonucuna varıldığı, birleşen alacak davasında, yapılan bilirkişi incelemeleri ile Baycan Ltd. Şti.'nin alacaklı olup olmadığının tespitinin yapılamadığı, Baycan Ltd. Şti. tarafından alacaklı olduğu iddiasının usulünce ispatlanamadığı gerekçeleriyle asıl davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, birleşen menfi tespit davasının reddine, birleşen alacak davasının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 08.06.2023 tarihli, 2022/1105 E. ve 2023/3615 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu hususu temyiz aşamasında dile getirmelerine rağmen incelenmediğini, birleşen davalarda eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, 31.12.2005 tarihli belgeye itibar edilmesi gerektiğini, belge altında imzası olan Melih Balta'nın davet edilerek imza ve belgeye ilişkin beyanlarının alınması gerektiğini, 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin mutabakat ve 2009 yılına ilişkin hesap ekstresinin dikkate alınmadığını, 2009 yılından sonra kapalı ekran sistemine geçildiğini ve tahsilat yapılmadan poliçe düzenlenemediğini, bu tarihten sonra sistem gereği müvekkillerinin borcunun oluşamayacağını, davacının poliçeleri ısrarla sunmadığını, bu nedenle Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, alacak talebine ve mükerrer ödemelere ilişkin olarak ayrıntılı araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek onama ilamının kaldırılmasını, asıl ve birleşen davalarda verilen hükümlerin bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan itirazın iptali, birleşen birinci dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, birleşen ikinci dava ise acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 1.220,35 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 5.010,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.