III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 19:20 sıralarında sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile Tem otoyolu İstanbul istikametinden Ankara istikametine doğru meskun mahal dışında, bölünmüş asfalt kaplama yolun orta şeridinde seyir halindeyken, sol şeritte seyreden sanık sürücü ...’in sevk ve idaresindeki otobüsün sağ ön kısımlarından yola ve kendi aracının ön camına savrulan mazottan dolayı görüşünün kapanması neticesi ilk olarak direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sol kısmındaki demir bariyere çarpması, çarpmanın etkisiyle aracının spin atarak orta şeride gelmesi ve gerisinden aynı istikamete doğru orta şeritte seyreden sanık sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki kamyonun da ön kısımlarıyla otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu sürücü ...’ın öldüğü kazada; sanık ...’in kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun kabul edilerek taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın, sanık ve müdafileri ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.06.2021 tarihli ilâmıyla;
"...Olay günü saat 19:20 sıralarında sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile Tem otoyolu İstanbul istikametinden Ankara istikametine doğru meskun mahal dışında, bölünmüş asfalt kaplama yolun orta şeridinde seyir halindeyken, sol şeritte seyreden sanık sürücü ...’in sevk ve idaresindeki otobüsün sağ ön kısımlarından yola ve kendi aracının ön camına savrulan mazottan dolayı görüşünün kapanması neticesi ilk olarak direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sol kısmındaki demir bariyere çarpması, çarpmanın etkisiyle aracının spin atarak orta şeride gelmesi ve gerisinden aynı istikamete doğru orta şeritte seyreden sanık sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki kamyonun da ön kısımlarıyla otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu sürücü ...’ın vefat ettiği kazada; kaza tespit tutanağı ve 26/07/2012 tarihli Kriminal Polis Laboratuvarı raporuna göre; ... plakalı otobüsün sağ ön tekerleği üzerinde bulunan yakıt tankının alt metal kısmında bulunan sıvının, ... plakalı otomobil ve ... plakalı kamyonun ön camlarından alınan sıvıların incelendiği ve bu sıvıların mazot olduğunun tespit edildiği, kamyon sürücüsü sanık ...’nın ifadesinde ... plakalı otobüsün kendi aracını solladığını,bu esnada otobüsten sızan bir maddenin kullanmakta olduğu kamyonun camlarına geldiğini ayrıca bu maddenin yola da döküldüğünü, bu otobüsün ... plakalı otomobili de solladıktan sonra otomobilin yolda kaymaya başladığını ve bariyerlere çarptığını; otobüsün içinde bulunan yolculardan ...’in ifadesinde özetle, otobüs ile seyahat ederken ağır bir mazot kokusu hissettiğini, muavine söylediğini,otobüsün durduğunu,bir kamyon şoförü ile bir şeyler konuştuğunu ve yoluna devam ettiğini beyan ettiği, aynı şekilde yolculardan ...’in ifadesinde özetle, otobüs ile seyahat ederken bir kamyonun araçlarını durdurduğunu, kamyon şoförünün sert birşeyler söylediğini, bu esnada araçtan yere sıvı birşeylerin aktığını gördüğünü, otobüsteki muavin ...’nün ifadesinde özetle, içinde bulunduğu otobüsü aynı istikamette gelen bir kamyon sürücüsünün otobüs şoförünü el kol hareketleri ile uyardığını,bunun üstüne şoförün otobüsü durdurduğunu, şoför ve kendisinin aracı kontrol ettiklerinde sağ teker üstünden mazot damladığını gördüklerini gerekli müdahaleyi yaparak yola devam ettiklerini,otobüsün içinden bazı yolcuların mazot koktuğunu kendisine söylediğini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında; sanık ...’in sevk ve idaresindeki otobüs ile otobanda seyir halindeyken aracından sızan mazottan dolayı aracını durdurması, seyrini gerekli tedbirleri alarak sürdürmesi gerekirken özensiz ve gerekli güvenliği almayacak şekilde seyrine devam ettiği, aracındaki sızıntı durumunu yeterince kontrol etmediği, aracından sızan mazotun yola ve geriden gelen araçların ön camlarına savrulmasının gerisinden gelen maktul sürücü idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesinde etken olduğu dikkate alındığında, yolcular tarafından kendisine yapılan mazot kokusu uyarılarını ve seyir esnasında araçtan mazot aktığını bildiği halde bunu dikkate almayarak ısrarlı şekilde araç sevk ve idare eden sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesi üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanığın savunmasının alınmış ve sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 50/4-1, 52/4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin dördüncü fıkrasındaki "Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adli para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz." şeklindeki düzenleme nazara alınmadan bilinçli taksirle ölüme sebebiyet veren sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında sonuç ceza olarak hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası yapılması neticesinde, 24.300,00 TL yerine 24.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.