Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/6657 · K. 2024/4608
12. Ceza Dairesi 2023/6657 E. , 2024/4608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/245 E., 2023/145 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafilerinin yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen düşme hükümlerinin, sanıklar müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri hakkında hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanıklar ..., ... ve ... müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verildiğine, taksirli sorumluluğun yasal unsurlarının gerçekleşmemiş olduğuna, yapı ruhsatını ve yapı kullanma izin belgelerini düzenleyen ve kontrol eden müvekkiller ..., ... ve ... yapı ruhsatının düzenlendiği dönemde Belediye bünyesinde çalışan mühendis veya mimar olmadığı için bu işler ile görevlendirilmiş olduğuna, yapı ruhsatının düzenlendiği dönemdeki teknik imkanlar ve yürürlükteki yasal mevzuata göre yapı ruhsatını eksiksiz olarak vermiş olduklarına, müvekkillerinin görevlerinin, inşaatın yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan İmar Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlara uygun olarak hazırlanan evrakların kontrolünü yapmak ve ruhsat belgesini düzenlemek olduğuna, müvekkillerinin, binanın yapımında kullanılan malzemeleri denetlemek, binayı yapım aşamasında kontrol etmek, binanın yapı projesine ve ruhsat dosyasına yapı elamanları yönünden uygun olup olmadığını denetlemek gibi görevleri olmadığına, bu görevlerin fenni mesule ait olduğuna, müvekkillere atfedilebilecek bir kusur bulunmadığına, illiyet bağı bulunmadığına bu nedenle müvekkilleri hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, numunelerin usulüne uygun alınmadığından delil olma niteliğinin bulunmadığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkillerin olsa olsa görevi kötüye kullanma suçundan dolayı sorumlu tutulabileceğine, bu suç açısından zamanaşımı süresinin ise müvekkillerin ruhsatı düzenlediği tarihte yürürlükte olan 765 sayılı yasanın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıl olduğu ve isnat olunan görevi kötüye kullanma suçunun yapı ruhsatının 1996 yılında düzenlenmesi nedeniyle zamanaşımına uğramış olduğuna, bu sebeple düşme kararı verilmesi gerektiğine, bilinçli taksirin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; deprem dolayısıyla yıkılan apartmana imar mevzuatına uygun olarak 09. 10.1996 tarihli yapı ruhsatı ruhsat verilmişse de, bina yaklaşık 10 yıl içinde tamamlanmış olduğuna, müvekkilinin ruhsat verilmesinden sonra ve fakat inşaatın tamamlanmasından önce, Erciş Belediyesindeki görevinden ayrılmış olduğuna, dosya kayıtlarından anlaşıldığı kadarı ile söz konusu binanın zemin katındaki 25 metrekarelik alanının tamamlanması nedeniyle yapı sahibinin müracaatı üzerine ancak 03.02.2003 tarihinde kullanıma hazır hale gelmesi nedeniyle bir dükkanına kısmi yapı kullanma izin belgesi verilmiş olduğuna, Esasen müvekkilimizce bir kısım diğer belediye çalışanları ile birlikte verilen ruhsat, 5 yıllık süre geçtiği için hükümsüz hale geldiğine, yapı sahibi tarafından ruhsat alınmadığı/yenilenmediği gibi, yapının ruhsat ve eklerine aykırı inşası gerçekleştirilmiş ve yapının kullanım süresinde bir kısım yapı elemanları ortadan kaldırılmış olduğuna, geçersiz olduğu kabul edilen ruhsat dolayısıyla müvekkili hakkında mahkemenin vermiş olduğu düşme kararının beraat şeklinde bozulması gerektiği halde, cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin kusurunun bulunmadığına, mahal mahkeme tarafından müvekkilinin haklı savunmaları kapsamında yapının yıkılması ile taşıyıcı unsurların ortadan kaldırılması arasında nedensellik bulunup bulunmadığı hususunda yeni bir rapor aldırılması gerekliyken, eksik inceleme ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ruhsatın verildiği tarih itibariyle 657 sayılı yasa uyarınca devlet memuru olan müvekkili hakkında taksirle öldürme suçu bakımından verilmiş bir soruşturma izni olmadığına, müvekkili hakkında sadece görevi ihmal yönünden soruşturma izni verilmiş ve yargılamada bu suç çerçevesinde yapıldığına, aynı dosyada yargılanan sanık ...; binanın projelerini hazırladığı, aynı zamanda binanın yapımından sorumlu fenni mesul olduğu bu nedenle yapım aşamasındaki teknik eksiklerin yeterince kendisi tarafından kontrol edilmediği ve bu nedenle binanın yıkılmasından sorumlu olduğu halde, Erciş Ağır ceza Mahkemesinin bilinçsiz taksirleri nedeniyle sanıklar ..., aynı derecede sorumlu olan yapı sahibi ve müteahhidi İsmail bayram hakkında TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl cezalandırılmasına karar verildiği ve haklarında HAGB kararı verildiği, bu karara Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmediği, Yargıtay dairesi de verilen bu kararı aynen onayladığı halde müvekkili hakkında bilinçli taksirden dolayı ceza istenmiş olması karar içeriği ile çelişki arz ettiğine, yine aynı şekilde Belediye görevlileri ile birlikte aynı belgelerde imzası bulunan Belediye Başkanı ... Hakkında verilen düşme kararına, Erciş Cumhuriyet Savcılığınca yapılan temyiz itirazı Yargıtay 12. ceza dairesi tarafından red edilerek hükmün onanması kararı verilmesine rağmen, müvekkili hakkında bilinçli taksirle ceza verilmesi istenmesi kararının kendi içinde çelişki arz ettiğine, müvekkilinin savunmalarını göz ardı eden ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen rapora göre kurulan hükmü temyiz etme zarureti hasıl olduğuna ilişkindir. C. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, dava konusu apartman inşaatının Yapı Ruhsatında müvekkilinin imzası bulunmadığına, müvekkilin imzasının bulunduğu Yapı Kullanma İzin Belgesi ise dönemde yürürlükte bulunan yasal mevzuata uygun bir şekilde düzenlenmiş olduğuna, müvekkilin uzmanlık alanı olmayan konuda, hiçbir tecrübesi ve bilgisi olmadığı yeni memuriyete başladığı dönemlerde, ne olduğunu dahi bilmediği, sonuçlarının asla tahmin edemeyeceği şekilde çalıştığı Belediye tarafından uzman personel eksikliği gerekçe gösterilerek yetki ve görev tanımıma uygun olmayan bir alanda görevlendirmesinin sonucu zorunlu olarak imzaladığı bir belgeden dolayı bilinçli taksirle adam öldürme suçundan yargılanması hukuka açıkça aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, hükme elverişli her türlü şüpheden uzak ve kendi içinde çelişkiler barındıran rapordaki eksik inceleme ve araştırmaya dayalı rapordaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğuna, yıkılan binadan alınan karot örneklerinin ceza hukuku bakımından kesin somut ve bilimsel veri olması için, ilgili yasal mevzuatlarda belirtilen sürede inceleme yapılıp yapılmadığına dair teknik donanıma sahip bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak her sanık yönünden illiyet bağı ile yüklenicinin ağır kusurunun kesin ve net olarak tespiti gerekirken bu eksikler giderilmeden müvekkilin mahkumiyetine hükmedilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğuna, müvekkil mesleki anlamda mühendis mimar veya inşaat teknik bilgisine sahip bir personelinin sahip teknik bilgilere sahip olmadığına, müvekkilinin inşaat yapım sürecinde teknik bilgi sahibi olacak bir eğitime ve yeterliliğe sahip olmadığından dolayı yapının sürece uygunluğunu denetim yeterliliğine sahip değilken, mesleki ve teknik bilgiye sahip olmayan müvekkilin, dava konusu olaydaki neticenin meydana gelebileceğini öngörmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, bilinçli taksirin maddi ve manevi unsurları müvekkil yönünden oluşmadığına, müvekkilin yapı ruhsatında imzasının bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda bilinçli taksirle adam öldürme suçundan sorumlu tutulamayacağına, kabule göre; müvekkilin neticenin meydana gelmesinde eyleminin oluştuğu kabul edilse dahi gerekli evrak ve raporları temin etmeden usulsüz olarak yapı ruhsatı düzenlenmesi (müvekkilin yapı ruhsatında imzası bulunmamaktadır.) ve diğer tespit edilen bu hususlarda ihmalleri olduğu kabul edilse dahi bu eylemlerinin binanın yıkılmasına ve taksirle öldürme suçuna sebebebiyet vermeyeceği, bu eylemlerle binanın çökmesi arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığı müvekkilin üzerine atılı söz konusu eylemlerin ruhsat tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı yasanın 228 Maddesi uyarınca görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağına, bu nedenle bilinçli taksirle adam öldürme suçunun yasal unsurları oluşmadığından müvekkilin atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğuna ilişkindir.