IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı; davaya konu alacak sebebiyle davalıların 23.06.2016 tarihli bildirim ile temerrüde düşürüldüklerini ve alacağa bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı ...Ş.; usule ilişkin itirazlarının Mahkemece hiç değerlendirilmediğini, davanın şirketleri yönünden husumetten reddedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davacının davasının haklı olduğuna karar verilmesi halinde dahi davacının faiz başlangıç tarihinin 15.07.2016 olarak belirlenmesi gerektiği yönündeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının talebinden davasını kısmi eda külli tespit davası olarak açtığının anlaşıldığını, davacının davasını tahsil amaçlı belirsiz alacak davası olarak açmadığını, bu nedenle Mahkeme tarafından tümden tespit edilecek alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz işletilebilmesinin yalnızca tahsil amaçlı belirsiz alacak davasında mümkün olduğunu, davacının davasının kabulü halinde yalnızca 19.02.2018 tarihli dava dilekçesinde tahsili talep edilen miktar bakımından faiz başlangıcı olarak dava tarihinin kabul edilmesi, işbu tutar dışındaki bakiye kısmın yalnızca tespiti talep edildiğinden, belirlenen bakiye alacak miktarına ise bedel artırımı yapıldığı tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı ...; usule ilişkin itirazlarının Mahkemece hiç değerlendirilmediğini, dava konusu talebin yasal dayanağı olarak ileri sürülen yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten sonra 13.12.2009 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve davacının talep konusunu oluşturan hususların farklı bir şekilde düzenlendiğini, ilgili Yönetmelik uyarınca; kamu yararına çalışan dernekler ve vergi muafiyeti tanınan vakıflar lehine sağlık, eğitim, spor tesisleri yapılması amacıyla tesis edilen irtifak hakkından hasılat alınamayacağı hususunun hüküm altına alındığını, Derneklerinin de kamuya yararlı dernek statüsünde olduğunu, davacının davasının haklı olduğuna karar verilmesi halinde dahi davacının faiz başlangıç tarihinin 15.07.2016 olarak belirlenmesi gerektiği yönündeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının talebinden davasını kısmi eda külli tespit davası olarak açtığının anlaşıldığını, davacının davasını tahsil amaçlı belirsiz alacak davası olarak açmadığını, bu nedenle Mahkeme tarafından tümden tespit edilecek alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz işletilebilmesinin yalnızca tahsil amaçlı belirsiz alacak davasında mümkün olduğunu, davacının davasının kabulü halinde, yalnızca 19.02.2018 tarihli dava dilekçesinde tahsili talep edilen miktar bakımından faiz başlangıcı olarak dava tarihinin kabul edilmesi, işbu tutar dışındaki bakiye kısmın yalnızca tespiti talep edildiğinden, belirlenen bakiye alacak miktarına ise bedel artırımı yapıldığı tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı Kulüp arasında imzalanan ... ... Stadının intifa hakkının devrine ilişkin 22.07.1998 tarihli ve 49 yıl süreli sözleşmenin, dava konusu 2016-2017 futbol sezonunu kapsar şekilde yürürlükte bulunduğuna ve davalılar arasında yapılan devir sözleşmesi davacıyı bağlamayacağına göre davalının husumete ve devir sözleşmesinin 4 üncü maddesi gereğince 2 yıllık süre geçtiğinden talep edilen alacaktan davalı kulübün sorumlu olmadığına ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı,
Dava, intifa sözleşmesine değil, anılan Yönetmelik'in 7 nci maddesine dayanılarak açıldığına ve sözleşmede hasılat gelirlerinden davacının alacağı paya ilişkin bir düzenleme bulunmasına göre, ihtilafın çözümünde zaten sözleşme uygulanmayacağından sözleşmede hüküm bulunmadığı yönündeki istinaf itirazının da yerinde olmadığı,
3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a 28.04.2005 tarihli ve 5340 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile eklenen Ek 11 inci madde ile "Genel Müdürlüğün mülkiyetinde veya kullanımında bulunan spor tesisleri veya taşınmazların kullanım veya
intifa hakkı; spor federasyonlarına, en az üçü olimpik olmak üzere toplam altı spor dalında faaliyet gösteren ve liglere katılan ... kulüplerine, yerel yönetimlere, kamu kurum ve kuruluşlarına protokol ile bedelsiz devredilebilir." hükmü getirilmiş ise de davacı ile davalı Kulüp arasında imzalanan 22.07.1998 tarihli ... ... Stadının intifa hakkının devrine ilişkin sözleşme zaten yürürlükte olup esasen davada sözleşmeye dayanılarak değil Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sportif Müsabaka ve Gösteri Hasılatının Dağıtımına Dair Yönetmeliğin 8 inci maddesine dayanılarak açıldığından Ek 11 inci maddenin somut uyuşmazlığa uygulanamayacağını,
Yine davalı ... Kulübü Derneği vekili, 13.12.2009 tarihli ve 27431 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne Ait Taşınmazların İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 68/1 inci maddesi gereğince yıllık hâsılatın yüzde biri oranında pay alınması ve 68/2 nci maddesi gereğince müvekkili dernek statüsünde olduğundan hâsılat payı alınmayacağını belirterek istinaf talep etmiş ise de; aynı Yönetmelik'in "Mevcut sözleşmeler" başlıklı geçici 1.maddesine göre; "Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan sözleşmeler sürelerinin sonuna kadar geçerlidir. Süreleri biten sözleşmeler hakkında bu Yönetmelik hükümleri uygulanır." hükmü getirildiğinden taraflar arasında, Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce imzalanan 1998 tarihli sözleşmeye bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanamayacağı,
Somut olayda, hükme esas alınan 03.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ... Genel Müdürlüğünün bilet satış hasılatlarından %7 oranındaki payının davalıların tüm defter ve kayıtları incelenerek alacak kalemleri, dayanak ve hesaplama yöntemi ayrıntılı gösterilmek suretiyle ve özellikle davalıların yaptığı müsabakaya dönük toplam giderleri mahsup edilmek suretiyle hesaplanan net hasılatın %7 karşılığının 5.693.545,25 TL olduğu tespiti doğrultusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun (6100 sayılı Kanunu) 107 nci madde uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde açılan davada, davacının 23.06.2016 tarihinde gönderdiği bildirim yazısının açıkça bir alacak miktarı ve ödeme süresi belirtmediğinden geçerli bir ödeme ihtarı olmayıp, davalıların bu tarihte temerrüte düşürüldüğü kabul edilemeyeceğinden, dava tarihinden itibaren faiz yürütülerek davanın kabulü şeklinde kurulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.