Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/6918 · K. 2024/9323
11. Hukuk Dairesi 2023/6918 E. , 2024/9323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/42 Esas, 2023/1522 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/193 E., 2021/67 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yazar ile davalı yayıncı arasında 27.04.2010 tarihinde akdedilen ve davacının "40’ında 40 Kadın" adlı edebiyat eseri niteliğindeki kitabının basılmasına ilişkin üç yıllık sözleşme süresinde taraflardan biri süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için 27.04.2014 tarihine kadar uzadığını, ancak sözleşme süresi sona erdikten sonra, davalı yayıncının, 1741 adet davaya konu kitabı satışını durdurarak, depoya kaldırdığını, hatta davalı yayınevinin, bu esnada kapatıldığını, bu hususun web üzerindeki kitap satış sitelerinde beyan edilmiş olduğunu, müvekkilinin Beyoğlu 28. Noterliğinin 28 Nisan 2015 tarih ve 07690 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kitapları talep ettiğini, ancak müvekkiline kitapların verilmediğini, davalının davaya konu kitabını kötü niyetli bir biçimde deposunda stok olarak tutmaya devam ettiğini, epey zaman sonra, davacı yazarın başka bir yayınevinden "40’ında 40 Kadın" eserini piyasaya sürdüğünde ise, davaya konu kitabına e-kitap formatını haksız ve izinsiz olarak dijital olarak satışa sunduğunu, ancak elindeki stokları eritmediğini, bu nedenle sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu ve böylelikle zarara uğradığı iddiası ile davacı aleyhine İstanbul 2. FSHHM’nin 2018/80 E. sayılı dosyası üzerinden yargı yoluna başvurmuş olduğunu, ancak, İstanbul 2. FSHHM’nin 2018/80 E. sayılı davasında, dosyaya sunulu, henüz savunma ve keşif yapılmadan önce düzenlenmiş olan 12.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşmenin süresi geçtiği halde, kitabın satışının bitmemiş olmasının iyi tanıtım ve pazarlama eksiğinden olabileceğini, satışa sunulan kitaplar nedeni ile aradan yıllar geçse de kitabın cüzi bir miktar davacının elinde olabileceği, bunun da stokta kitaplar var anlamına gelmeyeceği, yayıncının iddialarının değerlendirilmesi için yayıncı şirketin ne kadar bandrol aldığı ile stoklarında davaya konu kitaptan ne kadar bulunduğunun tespiti gerektiği saptamasında bulunduğunu, bunun üzerine, yine İstanbul 2. FSHHM’nin 2018/80 E. sayılı dosyası kapsamında, davalı yayıncı şirketin Samandıra’da bulunan tesislerinde 07.06.2018 tarihinde yapılan Keşif sonrasında düzenlenen 12.06.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, davacı yazarın "40’ında 40 Kadın" adlı toplam 1780 adet kitabı, davalı yayıncının Şamandıra'daki tesisi içindeki (başka bir bölümde olan ) depoda 20’li paketler halinde istif edilmiş halde bulunmuş olduğunu, bu durumda, yukarıda belirtilen bilirkişi ek raporunda da açıkça tespit edildiği üzere Samandıra’da bir depoda paketi açılmamış bir biçimde tutulan ve dava dilekçesi ekinde sundukları görseller ile kanıtlandığı üzere kapatılmış olan yayınevi tarafından satış dışı bırakılan davaya konu kitapların satılmamasının davacının kendi kusurlarından kaynaklanmış olup, yerleşik içtihatlar doğrultusunda hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, bu nedenlerle, taraflar arasındaki "40’ında 40 kadın" adlı kitaba ilişkin 27.04.2010 tarihli sözleşmenin geçerliliğinden de söz edilemeyeceğini, nitekim İstanbul 2. FSHHM’nin 22018/80 E. sayılı dosyasına celp edilen Telif Haklan Genel Müdürlüğü'nün dava dışı A7 şirketinin davaya konu kitap için aldığı bandrol belgelerinde de kitabın piyasaya sürülür sürülmez, bir ay içerisinde 2 (iki) baskı yaptığı görülmekte olup, eğer davalı yayınevinin davaya konu kitabı satış mahallinde tutsa idi, satılarak tükenmiş olacağının tartışmasız olduğunu, yine, İstanbul 2. FSHHM’nin 2018/80 E. sayılı dosyasındaki 02.11.2018 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında, davalının (işbu davanın davacısı yazarın) yeni yayıncı ile sözleşme imzalanmasının davacının (işbu davada davalı yayıncı) iddia ettiği şekliyle taraflar arasındaki sözleşmenin ihlali anlamına gelmeyeceğinin tespit edilmiş olduğunu, yine, aynı raporda, 7,5 yılda stokta tutulan kitabın satılmamasının sektörel uygulama ile uyuşmadığı, yayıncının reklam, tanıtım ve satış faaliyetini gerçekleştirmiş olsa idi, kitapların satılıp bitmiş olacağı ile yayıncının defter incelemesi sonucu 2014 yılından beri kitapları bir depoda tuttuğu ve kitapların satışın web sitesi üzerinden online dahi yapmadığının anlaşıldığını, depoda bulunan kitapların yayınevi için maliyet olacağı, buna rağmen yayıncının bu kitapları online dahi satmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, nitekim yazarın yayıncıya keşide ettiği Beyoğlu 28. Noterliğinin 28 Nisan 2015 tarih ve 07690 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile stokta tutulan satış ve dağıtımı yapılmayan kitapların tarafına iadesini talep etmiş olduğunun da saptandığını, bu durumun dahi sözleşme hükümlerinin geçerliliğinden söz edilemeyeceğini kanıtlamakta olduğunu, kaldı ki raporda bu durumun, aynı zamanda davalı yayıncının "satışın arttırılması için gerekli tanıtım ve dağıtım yapmak ve bu konuda her türlü önlemi almak zorundadır." şeklindeki TBK'nun 492/1 hükmüne de aykırı olduğunun belirtildiğini, yine 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (5846 sayılı Kanun) Cayma Hakkı’nı düzenleyen 58 uncu maddesi ile 59 uncu maddesi dikkate alındığında, artık davalının davaya konu eser üzerinde hakkı bulunduğundan söz edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle, öncelikle işbu davanın bağlantılı olduğu İstanbul 2. FSHHM’nin 2018/ 80 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi ile taraflar arasındaki, davacının "40’nda 40 Kadın" adlı eserine ilişkin 27.04.2010 tarihli sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti ile davalının davacıya ait "40’ında 40 Kadın" adlı eserin e-kitap formatında web üzerinden satışının durdurulup önlenmesine karar verilmesini talep istemiştir.