IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; boşanma kararına bir diyeceklerinin olmadığını, ancak huzurdaki boşanma davasının öncelikle hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış nedenine, bu mümkün olmadığı takdirde zina nedenine bu da mümkün olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak terditli açıldığını, davacının davalı tarafından öldüresiye darp edildiğini, buna ilişkin ceza mahkemesi kararı bulunduğunu, Mahkemece pek kötü ve onur davranış ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken sadece 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasından boşanma kararı verilmesinin hatalı olduğunu, yine kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarı ile yoksulluk nafakası miktarının hakkaniyete aykırı olduğunu, zina boşanma sebebini de ispatladıklarını, Mahkemece bu talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kusur belirlemesi, davasında verilen hüküm, yoksulluk nafakası ile tazminatların miktarları yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; kusur belirlemesinin hatalı yapıldığını, Mahkeme gerekçeli kararında müvekkilinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığının belirtildiğini, bu hususun gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin hiç bir şekilde davacıya şiddet uygulamadığını, müvekkilinin her zaman iyi bir aile babası olduğunu, bunun yanında davacının bir eş olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin hasta annesine bakmasına yardımcı olmadığını, müvekkilinin söz konusu nafakaları ödeyecek gücünün bulunmadığını, yine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tüm kusurun davacı tarafta olduğunu, hükmedilen nafaka, maddî manevî tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini ileri sürerek kusur belirlemesi, davanın kabulü ile nafaka ve tazminatlar yönlerinden istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadın vekili davalarını öncelikle hayata kast ve pek kötü davranış nedenine dayalı olarak açtıklarını bu sebep yönüyle kabul edilmeyecek olursa zina sebebiyle boşanmayı talep ettiklerini, eğer bu sebeple de boşanmaya karar verilmeyecek ise, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ettiklerini belirttiği, bu şekli ile kadın vekilinin talebinin terditli olduğunun anlaşıldığı, dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillere göre evlilik birliğinin devamı süresince erkeğin kadına devamlı olarak fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, evin geçimini ve davacı kadının ihtiyaçlarını karşılamayarak ekonomik şiddet uyguladığı, tehdit ettiği, fahişelik yapmasını söyleyerek onur kırıcı sözler söylediği, sadakatsiz davranışlarda bulunduğu, en son Kadriye Sapmaz isimli kişi ile aynı evde yaşadığı, davalı tarafça davacı kadının davalı erkeğin annesine bakmayıp ve köyde yaşamayı reddettiği ve devamlı olarak davalı erkeğe hakaret ettiği iddia edilmiş ise de, bu konuda dinlenen tanık beyanlarının soyut ve inandırıcı olmaktan uzak olduğu, tarafların en son 21.12.2018 tarihinde tartıştıkları, erkeğin kadına şiddet uyguladığı, kadının iki parmağının kırıldığı, vücudunda birçok yaralanmanın oluştuğu, davalı erkeğin bu fiili nedeniyle İskenderun 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/121 Esas, 2019/350 Karar sayılı kararı ile neticeten 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 07.04.2021 tarihinde kesinleştiği, davalı erkeğin bu eyleminin 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesinde düzenlenen pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma nedenini oluşturacağı, her ne kadar erkeğin Kadriye Sapmaz isimli kişi ile birlikte yaşamak suretiyle zina eylemine gerçekleştirdiği, diğer kusurları nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma sebepleri oluşmuş ise de, kadın vekili tarafından öncelikle 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesi gereğince boşanmaya karar verilmesinin talep edilmiş olması nedeniyle, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmesi gerektiği, erkeğin kusurlu davranışlarının davacı kadının kişilik haklarına ağır saldırı niteliği taşıdığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi tarafından kadın yararına bağlanan yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle kadının istinaf başvurusunun kadının davasında kurulan hüküm, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ile tazminatların miktarı yönlerinden kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle tarafların 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesi gereğince boşanmalarına, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kadın için bağlanan aylık 1.500,00 TL tedbir nafakası ile aylık 4.000,00 TL yoksulluk nafakasına, hükmün kesinleşmesinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 250.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiş, erkeğin tüm, kadının sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.