İçtihatYargıtay2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2023/7382 · K. 2025/5828
- Esas No
- 2023/7382
- Karar No
- 2025/5828
- Karar Tarihi
- 08.04.2025
Karar Metni
2. Ceza Dairesi 2023/7382 E. , 2025/5828 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/721 E., 2022/861 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafinin 07.07.2022 tarihli dilekçesinde ".... mahkemenizin yukarıdaki esasına kayıtlı dosyasında 07.07.2022 tarihli duruşmasına aynı gün Kocaeli Adliyesindeki duruşmalarım ve icra işleri nedeniyle katılamayacağım. Mesleki mazeretimizin kabulünü, yokluğumuzda müvekkilin beraatine aksi kanaat hâlinde lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ederiz" şeklinde mazeret dilekçesi ibraz ettiği, yine suça sürüklenen çocuk müdafinin 07.07.2022 tarihli dilekçesinde "...Mesleki işlerimiz nedeniyle yukarıda esas numarası verilmiş mahkemeniz dosyasının 07/07/2022 tarihli duruşmasına katılamayacağımızdan dolayı mazeretimizin mesleki mazeret olarak kabulüne ve yokluğumuzda müdafisi olduğumuz SSÇ ...'nun beraatine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz." şeklinde mazeret dilekçesi ibraz ettiği, 07.07.2022 tarihli hükmün verildiği oturumda sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin mazeret bildirdiği belirtilerek bu hususta mazeret kabul edilerek yargılamaya devam olunduğu, suça sürüklenen çocuğun ve sanığın Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı savunmada bulunduğu nazara alındığında 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa ve suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa ve suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafi atanması ve hüküm duruşmasında müdafiinin hazır bulunması gerektiği, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 07.07.2022 tarihli son oturuma katılmayan sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin aynı celsede esaslı bir işlem olan Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı beyanlarının alınmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı hareket edilerek sanığın ve suça sürüklenen çocuğun savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, suça sürüklenen çocuk, suça sürüklenen çocuk müdafii temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.