İçtihatYargıtay9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2023/7426 · K. 2024/718
- Esas No
- 2023/7426
- Karar No
- 2024/718
- Karar Tarihi
- 25.01.2024
Karar Metni
9. Ceza Dairesi 2023/7426 E. , 2024/718 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/48 E., 2013/403 K.
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı,
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2011/48 Esas, 2013/403 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemenin sanık duruşmada olmamasına rağmen usulsüz olarak söz hakkı tanımış gibi duruşma tutanağı düzenlediğine, ayrıca sanığa son söz hakkı verilmeden karar verildiğine, herkesin evde olduğu saatte mağdurenin rızası olmadan cinsel saldırıya uğradığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, öğretmenlerinin beyanlarına göre mağdurenin cinsel yönden zaafları olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte eylemde rızası olduğunun kabulüyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Dosya kapsamında savunması alınan sanık ...'in samimi olmayan anlatımları ile mağdurenin hiçbir sebep yokken sanığa böyle bir isnatta bulunmasının mümkün olmayacağı gerçekliği karşısında sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, hükümde aşağıdaki husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 31.07.2013 tarihli raporunda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu belirtilmesine rağmen sanıklardan hangisinin eylemi nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu veya her birinin eyleminden dolayı ayrı ayrı bozulup bozulmadığının tespit edilememesi karşısında, bu hususta oluşan tereddüt lehe değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bu madde uyarınca artırım yapılmaması halinde de sonuç cezanın değişmediği anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2011/48 Esas, 2013/403 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2011/48 Esas, 2013/403 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "sanığın işlediği suçun sonucunda, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu anlaşılmakla, TCK.'nun 102/5. Maddesi gereğince sanığın takdiren 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2024 tarihinde karar verildi.
...