Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2023/7596 · K. 2024/857
5. Hukuk Dairesi 2023/7596 E. , 2024/857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/49 Esas, 2023/207 Karar KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait İzmir ili, Balçova ilçesi, ... Mahallesi 2280 ada 45 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle mahkeme kararı ile iptal edildiğini, bu durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Anayasa, 3402 sayılı Kadastro Kanunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu hükümlerince ezelden beri devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup davacı yanın iddia ettiğinin aksine taşınmazın kadastro tespiti marifetiyle kazanılmasının haksız olduğunu ve buna ilişkin tescilin de yolsuz olduğunu, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunun yüksek yargı kararları ile sabit olduğunu, taşınmazın davacıdan önceki maliklerin mülkiyetinde olduğu iddiasının haksız olduğunu, davacının dava konusu taşınmazı 21.06.2011 tarihinde eski malikler ... ve ...'ndan devraldığını, davacının iş bu taşınmazı devralırken tazminata esas İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/84 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu ve davacının iş bu davada davalı olduğunu, davacının söz konusu taşınmazdaki ihtilaflı durumu bilerek aldığını, dolayısıyla davacının tapu ile malik iken kıyı kenar çizgisi sebebi ile hiçbir bedel ödenmeksizin tapu kaydının iptali ile tescil dışı bırakıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu taşınmazın 1. Derece doğal sit alanı olduğunu, dolayısıyla taşınmazda herhangi bir yapı yapılması mümkün olmadığından davacı tarafın söz konusu taşınmazın denize uzaklığı, alışveriş merkezi, otel yapılma özelliğini yitirdiği yönündeki beyanlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, benzer konularda açılan davalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde verilen kararlarda dahi tazminat hükümleri çerçevesinde değil de fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi çerçevesinde sembolik tazminatlardan bahsedildiğini, dava dilekçesinde yer alan bedelin kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.