V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı ... Hastane ve Sağ. Tes. Gıda İnş. Tic. A.Ş. temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Hastane ve Sağ. Tes. Gıda İnş. Tic. A.Ş.; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebepleri tekrarlayarak, gerekçeli kararda kusur atfedilmediğinden sigorta şirketine başvurusunun olumsuz döndüğünü ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Vekâlet sözleşmesi, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 386 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
2. BK'nın 53 ve 100 üncü maddeleri.
3. Dairenin 07.12.2022 tarihli ve 2022/5767 E., 2022/9263 K. sayılı kararı, 26.01.2022 tarihli ve 2021/5385 E., 2022/462 K. sayılı kararı, 23.06.2020 tarihli ve 2020/1255 E., 2020/5068 K. sayılı kararı, 14.03.2023 tarihli ve 2023/1057 E., 2023/1134 K. sayılı ilamı.
3.Değerlendirme
1. Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı ... ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki ... gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir ... gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 394 üncü maddesinin 1 inci fıkrası hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Aynı hususlar adam çalıştıran sıfatı ile doktorun görev yaptığı sağlık kuruluşları için de geçerlidir.
2. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesine göre, hukuk hakimi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı olmadığı gibi, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz. Buna göre, ceza mahkemesince verilen beraat kararı; kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacaktır. Ancak hemen belirtilmelidir ki, gerek öğretide gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıyacaktır. Bu doğrultuda maddi vakıanın tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayıcı olup, ceza mahkemesince bir maddi vakıanın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 100 üncü (TBK 116.) maddesinin 1 inci fıkrasında ise adam çalıştıranın sorumluluğu; "Bir borcun ifasını veya bir borçtan mütevellit bir hakkın kullanılmasını kendisi ile beraber yaşayan şahıslara veya maiyetinde çalışanlara velev kanuna muvafık surette tevdi eden kimse, bunların işlerini icra esnasında ika ettikleri zararlardan dolayı, diğer tarafa karşı mesuldür." şeklinde düzenlenmiştir. Borçlar Hukukunda, yardımcı kişinin işin görülmesi sırasında başkalarına vermiş olduğu zarar nedeniyle çalıştıranın sorumluğu; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 55 inci ve 100 üncü (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66 ncı ve 116 ncı) maddelerinde düzenlenmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 100 üncü (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 116 ncı) maddesine dayanan sorumluluk ise, bir sözleşme sorumluluğudur. Burada, yardımcı kişi kullanan çalıştıran ile yardımcı kişinin fiilinden zarar gören arasında daha önceden kurulmuş bir sözleşme ilişkisi mevcuttur. Çalıştırana kurtuluş kanıtı tanınmamış, farazi kusur kabul edilmiştir. Çalıştıran, yardımcı kişi yerine geçip, onun davranışında bulunmuş olsaydı, bu davranış kendisine kusur olarak olarak yükletilebilecek idiyse sorumlu olur. Diğer bir anlatımla, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 100 üncü maddesinde çalıştıran, kendisinin kusursuz olduğunu ispat etmekle sorumluluktan kurtulamaz. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/6078 E., 2021/6384 K. sayılı ilamı.)
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava dosyasının incelenmesinde; davalı doktorun ... 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/285 E. sayılı ceza dosyası ile adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davalı doktorun kusurlu olduğu tespitini içeren ceza yargılamasında verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek 13.06.2019 tarihinde kesinleştiği, hukuk hakiminin maddi vakıaların tespiti konusunda ceza mahkemesinde verilen kararla bağlı olduğu, yargılama sırasında dava dosyasında aldırılan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 18.02.2015 tarihli ve 11.11.2015 tarihli bilirkişi raporlarında da davalı doktorun eyleminin tıp biliminin kabul gördüğü ilke ve kurallara uygun olmadığının açıklandığı, davalı hastanenin sorumluluğunun ise 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 100 üncü maddesine dayandığı ve kusursuz sorumluğunun söz konusu olduğu, davalı ... Hastane ve Sağlık Tesisleri Gıda İnşaat Ticaret A.Ş.nin sigorta şirketine başvurusunun olumsuz dönmesinin dava konusu ile ilgisinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... Hastane ve Sağ. Tes. Gıda İnş. Tic. A.Ş.nin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.