Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/7793 · K. 2024/5504
2. Hukuk Dairesi 2023/7793 E. , 2024/5504 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1723 E., 2023/603 K. KARAR : Kısmen kabul ile yeniden esas hakkında hüküm verilmesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Aile Mahkemesi SAYISI : 2017/193 E., 2020/285 K. Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın da kabulüne, tarafların boşanmalarına ve ferilerine, erkeğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 162 nci ve 163 üncü maddesinde özel sebebe dayalı olarak açtığı davaların reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının müvekkiline karşı fiziki, duygusal ve sosyal şiddet eylemleri olduğunu, son bir yıl ayrı odalarda kaldıklarını, konuşmadıklarını, birlikte birşey yapmadıklarını ve son 4 aydır da ayrı yaşadıklarını ileri sürerek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına ortak çocuğun velâyetinin babaya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı-davalı erkek vekili ıslah dilekçesinde özetle; kadının bir insana asla yakışmayan agresif, küfürbaz ve tehditkar kişiliği ve tesiri altına girdiğini, boşanma davası açacağını bildirdikten sonra, kadının hakaret ve tehdit içeren eylemlerde bulunduğunu, mal varlığını kaçırmakla müvekkilini tehdit ettiğini, mal varlığının büyük kısmını elden çıkardığını, gece, gündüz ayrımı yapmaksızın defalarca arayarak, müvekkilinin huzur ve sükununu bozduğunu, müvekkilinin iş arkadaşı olan ... ve ailesi ve de site sakinleri nezdinde müvekkili rencide ettiğini ve müvekkilinin haysiyetini, gururunu ve itibarını yerle bir ettiğini, 21.03.2017 tarihinde müvekkiline ait işyerine gelerek işyerine ait çok sayıda belgeyi ve menkulu çalmasından bahisle şikayetçi olduğunu, tüm maddî vakıaların aynı zamanda kadın ile müvekkili arasındaki evlilik birliğini temelinden sarstığını, her dönem sebepsiz yere şiddetli hakaretleri olduğunu, kadının odasını ayırdığını, ortak hane içerisinde sohbet, yemek yemek ve diğer iletişimin kesildiğini, evlilik birliğinden kaynaklı işleri dahi yapmadığını ileri sürerek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 162 nci ve 163 üncü maddesinde özel sebebe dayalı olarak boşanmalarına, aksi halde 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine, erkek lehine 500.000 TL maddî ve 500.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine, kadının davasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.