Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/7840 · K. 2024/4126
7. Ceza Dairesi 2023/7840 E. , 2024/4126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 1. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/358 E., 2022/225 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında 23.02.2013 Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Mahkûmiyet Kararı Yönünden Suç tarihinde kitap satışı yapan sanıktan ağzı açık koliler içerisinde 171 adet bandrolsüz ve korsan olduğu anlaşılan kitap ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık Hakkında 12.06.2014 Tarihli Eylemi Nedeniyle Verilen Mahkûmiyet Kararı Yönünden; Suç tarihinde İl Denetim Komisyonu üyelerince sanığa ait iş yerinde yapılan denetimde, satışa hazır vaziyette 84 adet sahte bandrollü kitap ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilen ve kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle sanığın sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.