İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2023/7892 · K. 2024/5230
- Esas No
- 2023/7892
- Karar No
- 2024/5230
- Karar Tarihi
- 23.05.2024
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2023/7892 E. , 2024/5230 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1360-2023/1164
HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi/Davacının İstinaf İsteminin Esastan Reddi-Davalının İstinaf Başvurusunun Kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılması, Davanın Usulden Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/613-2023/79
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, ...'na bağlı Şırnak Özel Tabur Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yaparken 26.09.2012 tarihinde araçta yolcu olduğu sırada maruz aldığı terör saldırısı sonucu ağır yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yetki ve görev itirazında bulunduklarını, davacının araçta iken terör örgütünün gerçekleştirdiği patlama sonucu yaralandığını, davanın idari yargıda görülmesi gereken bir tam yargı davası olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen haksız fiilin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında trafik kazası niteliğinde olmadığı, idarenin eylem ve işlemleri nedeniyle eldeki davanın açıldığı ve yargı yerinin idari yargı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın haksız olduğunu, iş bu davanın ... aleyhine açılması nedeniyle idari yargı yerinde görülmesi gerektiği düşünülse de davaya konu olay trafik kazasından kaynaklandığından bu tür davaların 2918 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi gereğince adli yargı yerinde görülmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1 inci maddesinde; görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle reddedilen davalarda hükmedilecek avukatlık ücretinin düzenlendiğini, davalı idare lehine avukatlık ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmadığı belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı makamlarında olduğu, İlk Derece Mahkemesince anılan gerekçeler uyarınca yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, ancak yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine dair verilen kararda vekil ile temsil edilen davalı yararına Tarife hükümleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince bu husus gözetilmeden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine, davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının, 26.09.2012 tarihinde jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken görevinin ifası sırasında araç içinde seyahat ederken maruz kaldığı terör saldırısı sonucu ağır yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115 inci maddeleri ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.