III. GEREKÇE
1. Sanıkların birlikte alkol aldıkları yerden araçla ayrıldıkları, olay yerinde unuttukları hoparlörü almak için geri döndükleri, bu sırada aynı yerde maktulün tek başına alkol almakta olduğu, sanıkların iddiasına göre maktulün "selam versenize, lan" diyerek tepki gösterdiği, sanık ...'in bu sırada araçtan inip hoparlörü aramaya başladığı, sanık ...'in aracın sürücü koltuğunda beklemekte olduğu, maktulün sanıkların aracına yöneldiği, aracın kapısını açmak istediği, sanık ...'in korkup aracın kapılarını kilitlediği, maktulün bu sırada sanık ...'in bulunduğu şoför camının aralık kısmından elini içeri soktuğu, sanık ...'in de bu sırada aracın sağ ön yolcu koltuğuna bindiği, sanık ...'in maktulün aracın camından elini soktuğu anda gaza bastığı, aracın maktulün üzerinden geçtiği, sanıkların olay yerinden ayrılıp kimseye haber vermedikleri, maktulün babasına haber verdiği, yardım ekiplerinin 2-2.5 saat sonra maktule ulaştıkları, ancak maktulün genel beden travmasına bağlı çoklu kot, pelvis, köprücük, ekstremite ve omur kırıklarıyla birlikte iç organ yaralanması, büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama, yaygın yumuşak doku kanaması ve pnömotoraks sonucu öldüğü anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, ayrıca sanıkların canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiklerini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, suçun işleniş şekli ve somut olayın özellikleri dikkate alındığında taksir hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulandığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelenmesinde;
Sanık ...'in sürücü koltuğunda bulunduğu aracın kapısını açmaya çalışan, ardından camdan içeri elini sokan saldırgan tavırlar gösteren maktulün eylemi nedeniyle panikleyerek aracını hareket ettirdiği, maktulün üzerinden araçla geçerek ölümüne neden olduğu olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulmuş kararlarında ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında da yer verildiği üzere failin işlemiş olduğu fiilin muhtemel bazı neticeleri meydana getirebileceğini öngörmesine ve bu neticelerin gerçekleşmesini mümkün olarak tasavvur etmesine rağmen muhtemel neticeyi kabullenerek fiili işlemesi hâlinde olası kastın söz konusu olacağı da gözetildiğinde; aracın hemen yanında bulunan ve camdan elini içeri sokan maktulün aracın hareketi ile aracın altında kalabileceğinin sanık ... tarafından öngörüldüğü, neticeyi kabullenen sanığın olası kastla eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla; maktulden sanık ...'e yönelen haksız hareketler, saldırgan tavırlar da gözetilerek sanık ... lehine asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ile olası kastla öldürme suçundan ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelenmesinde;
Olay yerinde unuttukları hoparlörü almaya gelen sanıklardan ...'in araçtan inip hoparlörü aradığı, sonrasında dönüp aracın sağ ön yolcu koltuğuna tekrar bindiği, bu sırada araç sürücüsü diğer sanık ...'in maktulün hareketleri nedeniyle panikleyip aracını birden hareket ettirerek maktulün üzerinden geçmek suretiyle ölümüne neden olduğu olayda;
Sanık ...'in dahil olmadığı olay sonrası diğer sanık ... ile olay yerinden kaçıp kimseye haber vermemesi, maktulün olay yerinde 2-2.30 saat civarında ıssız bir alanda tek başına yaralı halde kalması, telefon ettiği babası aracılığı ile yardım ekiplerinin olay yerine ulaşması ve iç kanama, büyük damar ve iç organ yaralanması sonucu ölmesi gözetildiğinde;
Sanık ...'in kasten öldürme suçuna katıldığına dair delil bulunmadığı, ancak ...'in yaralanan kişinin bir an önce tedavi edilmesini sağlama konusunda yardım yükümlülüğünün mevcut olduğu, olay yerinde yaralı halde bıraktıkları maktule yardım etmeden, polis ve ambulans ekiplerine haber vermeden olay yerinden uzaklaşmaları şeklindeki eylemin 5237 sayılı Kanun'un 98/2. maddesinde öngörülen "yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirmemek" suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.