IV. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca anılan kararların temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanıklar müdafiilerinin bu suça yönelen temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürme; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet kararları ile sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/729 Esas, 2023/779 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, sanık ... hakkında ise kasten öldürmeye teşebbüs suçundan asli fail sıfatıyla verilen karar yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Gerekçe (B-2) bölümününde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri iştirakin derecesi yönünden yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/729 Esas, 2023/779 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:
Dairemiz sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık sanık ...'ın suça müşterek fail olarak mı, yardım eden sıfatıyla şerik olarak mı katıldığının kabulünden kaynaklanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; Olay tarihinden 2 yıl kadar önce sanık ...'nin bir AVM de cafe işletmeciliği yaptığı sırada yanında çalışan ... ve ... kardeşlerden ...'ı bir sebeple işten çıkarması nedeniyle aralarında kavga çıktığı, ...'nin ...'a yumrukla vurarak burnunu kırdığı, bu olaydan dolayı sanık ... ile ... arasında husumet olduğu, ...'ın yakın arkadaşı olan Mağdur ... ile sanık ... arasında bu yüzden husumet oluştuğu, olay günü mağdur ...'ın yanındaki arkadaşları ile birlikte sanık ... ve bazı sanıklarında olduğu kafenin önüne gelerek sanık ...'ye dışarı çıkması için sinkaflı ağır küfürler ve hakaretlerde bulunduğu, ...'nin yanında bulunanların ... ve yanındakilerin silahlı olduğunu söyleyerek sanık ...'yi kafenin arka tarafına götürdükleri, mağdur ... ve yanındakilerin araya girenler tarafından sakinleştirilmeye çalışıldığı kalabalıktan birinin polise haber verildiğini söylemesi üzerine mağdur ... ve arkadaşlarının geldikleri araçla olay yerinden ayrıldıkları, bu olay nedeniyle akşam tüm sanıkları sanık ...'nin evinde toplandıkları sanık ...'nin ...'ın yaptığı hareketlerin çok ağır olduğunu bunu kaldıramadığını hesabını soracağını söylediği, evde bulunan bir kısım sanık beyanlarına göre sanıkların büyük kısmının ...'ı kastederek asalım keselim vuralım öldürelim onları diyerek sanık ...'nin yanında oldukları beyan ettikleri evde yapılan görüşmede sanıkların mağdur ...'a gerektiğinde öldürmekte dahil olmak üzere bir zarar verilmesi konusunda anlaştıkları, toplantıya katılanları karşı tarafın silahlı olduğu oraya silahlı gidilmesi gerektiği konuşarak sanıkların av tüfekleri ve tabancalarını yanlarına alarak üç araç halinde mağdur ...'ın evinin bulunduğu bölgeye giderek araçlarla evin etrafında bir kaç tur attıkları daha sonra pazar yerinde toplanarak durum değerlendirmesi yaptıkları mağdurun evin önünün kalabalık kadın çocukların bulunması nedeniyle Fiat Egea marka araçta bulunan sanıkların mağdura karşı eylemin başka zaman yapılmasını söyledikleri ancak diğer araçta bulunan sanıkların bu kabul etmeyerek mağdur ... hareketinin hesabının sorulması ve cezalandırılması gerektiğini söylemeleri üzerine Fiat Egea da bulunan sanıkların evlerine gideceklerini söyleyerek pazar yerinden ayrıldıkları, Hyundai ve Renault Clio marka araçtaki sanıkların araçlar ile mağdur ...'ın evine doğru hareket ettikleri, mağdurun evinin bulunduğu sokağa giriş yaptıklarında sanıklardan ...'ın kullandığı Hyundai marka aracın ön sağ yolcu koltuğunda oturan sanık ...'un aracın açık olan camından havaya doğru bir kaç el ateş ederek "... senin canını almaya geldik" diye bağırdığı, aracın sağ arka koltuğunda oturan sanık ...'ın aracın camından dışarı önce av tüfeği ile ateş ettiği tüfeğin tutukluk yapması üzerine tüfeği aracın sol arka koltuğunda oturan sanık ... ya vererek belinde taşıdığı tabancayı çıkarak bir kaç el ateş ettiği, evin önünde bulunan mağdur ...'ın araca doğru koşmaya başladığı peşinden babası ...'in geldiği sırada sanıklar ... ve ...'ın araca doğru gelmekte olan mağdur ... ve babası ...'i hedef alarak üzerilerine en az 4-5 el tabanca ile ateş ettikleri, maktulün sağ göğüs kısmından isabet aldığı ve ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak öldüğü, maktulün vücudundan 1 adet 7,65 mm mermi çekirdeği çıkarıldığı, mağdur ...'ın sol ön kol bölgesinden isabet alarak 3. Derece kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, Hyundai marka araçtakilerin ateş etmeleri üzerine Renault Clio aracın sokağa girmeden yola devan ettiği, mağdur ve babasının vurulmasından sonra Hyundai marka araçtaki sanıkların da olay yerinden ayrıldığı, sanıklar ... ve ...'nın araçta bulunan tüfeği bir binanın bahçesine sakladıkları anlaşılmıştır.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere gerek yerel mahkemece gerekse Bölge Adliye Mahkemesince olayın oluş şeklinin benzer şekilde kabul edildiği, yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle katılana yönelik suçu işledikleri belirtilerek sanıkların iştirak halinde katılan ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nin 37/1. maddesi yollaması ile TCK'nın 81,35 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıkların aşamalardaki savunmalarında olay sırasında araçtan hiç inmediklerini, aracın açık olan camlarından tabanca ile ateş edenlerin sanıklar ... ve ... olduğu, sanık ...'nın av tüfeği ile ateş etmediği, otopsi ve doktor raporlarına göre maktul ve mağdurun ateşli silah mermisi ile yaralandığı maktulden 7,65 mm mermi çekirdeğinin çıkarıldığı, gerek araçta bulunan diğer sanıkların sanık ...'nın ateş etmediğine dair beyanları gerek müştekilerin bunu doğrulayan beyanları nazara alındığında Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince olayın kabulü içerisinde sanık ...'nın katılan ...'a yönelik aktif bir eyleminden bahsedilmediği halde, sanığın olaydaki hangi fiilleri ile ortak hakimiyet sağladığı, olaya fonksiyonel katkısının hangi fillerden kaynaklandığının açıklanamadığı,
Birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda,suça gerek müşterek fail olarak gerekse yardım eden olarak katılanlar yönünden ortak olan unsur birlikte suç işleme kararının varlığı, suça yönelik fikir ve irade birliğinin bulunmasıdır. Diğer yandan müşterek faillerin kanuni tarifte yer alan fiili birlikte işlemesi yani icrai hareketleri birlikte gerçekleştirmesi fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmaları gerekmektedir. Zira "suça yardım etme"yi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hakimiyetinin bulunmamasıdır.
Müşterek failliğin yapısı ve tanımı gereği, fiilin kanuni tarifinde yer alan hareketlerin birlikte gerçekleştirilmesi ve birlikte suç işleme kararının varlığı gereklidir. Suçun işlenmesine veya neticenin oluşumuna doğrudan bir etkisi olmayan kişi müşterek fail olarak kabul edilemez.
Bu kapsamda sanıklardan ... 'ın kullandığı Hyundai marka aracın sol arka koltuğunda oturan sanık ...'ın elinde av tüfeği bulunduğu, araçla katılanın evinin bulunduğu sokağa geldiklerinde aracın sağ ön koltuğunda oturan sanık ... ile sağ arka koltukta oturan sanık ...'ın araç camlarından önce havaya ve binaya doğru ateş ettikleri katılan ve babasının araca doğru gelmeleri üzerine onları hedef alarak en az 4-5 el tabanca ile ateş ederek katılanı yaraladıkları babasını öldürdükleri daha sonra hep birlikte araçla olay yerinden ayrıldıkları araçtaki av tüfeğini sanıklar ... ve ...'ın sakladıkları nazara alındığında sanık ...'nın katılan ...'a ateş ettiğine, darp veya cebirde bulunduğuna, diğer sanıkların eylemlerini tamamlayıcı bir harekette bulunduğuna veya katılanın direncini kıracak, savunmasını kısıtlayacak veya olay yerinden kaçmasına engel olacak şekilde katılana bir müdahalede bulunduğuna dair bir fiilden bahsedilmediği gibi buna ilişkin somut, yeterli ve kesin bir delilde bulunmadığı,
Sanık ...'ın olayın başından itibaren diğer sanıklar ile birlikte hareket ettiği, av tüfeğini araca getirdiği ve olaydan sonra diğer sanık ile beraber av tüfeğini sakladığı, olay süresince av tüfeği ile araçta bulunduğu bu şekilde suçun işlenmesinden önce ve işlenmesinden sonra maddi yardımla bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle araçta bulunan diğer sanıkların suç işlemesine yardımda bulunduğu bu şekilde TCK'nin 39/2-c maddesi kapsamında suça yardım eden sıfatıyla katıldığı anlaşıldığından cezasından TCK'nin 39/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmeyerek TCK'nın 37/1 maddesi kapsamında müşterek fail olarak kabulü fazla cezaya hükmolunması yasaya aykırı olduğundan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi hükmünün bu nedenle BOZULMASI gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, hükmün ONANMASINA ilişkin Dairemiz sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 07.03.2025