İçtihatYargıtay1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/8228 · K. 2024/255
- Esas No
- 2023/8228
- Karar No
- 2024/255
- Karar Tarihi
- 12.01.2024
Karar Metni
1. Ceza Dairesi 2023/8228 E. , 2024/255 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Nitelikli hırsızlık, uyuşturucu madde kullanma ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2019 tarihli ve 2019/53 değişik ... sayılı içtima kararı ile 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü ... ...'nın, bu cezasının infazı sırasında, hükümlünün kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin ... İnfaz Hâkimliğinin 06.04.2021 tarihli ve 2021/361 Esas, 2021/361 Karar sayılı kararını takiben, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 08.12.2021 tarihli ve 2020/118 NKL sayılı yazısı ile hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu suçtan dolayı kamu davası açılmış olduğundan bahisle hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi talebinde bulunulması üzerine, her ne kadar hükümlü hakkında denetimli serbestlik kararı devam etmekte iken kasıtlı bir suçtan kamu davası açılmış ise de; hükümlü hakkında açılan davanın halen derdest olduğu, kovuşturma sonucunda hükümlü hakkında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı da verilebileceği, bu aşamada hükümlünün işlediği iddia olunan suç ile ilgili yapılan yargılamasında hakkında verilen kesin bir hükmün bulunmadığı, bu aşamada hükümlü hakkında açık ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesinin, ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle hükümlü hakkında devam etmekte olan denetimli serbestlik tedbirinin aynen devamına
yönelik ... İnfaz Hâkimliğinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/1268 Esas, 2021/1267 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2022 tarihli ve 2021/1147 değişik ... sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 94660652-105-65-8862-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve 2023/94026 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve 2023/94026 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, "(Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir " şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında ... İnfaz Hâkimliğinin 06.04.2021 tarihli ve 2021/361 Esas, 2021/361 Karar sayılı denetimli serbestlik kararı uygulanmaya başladıktan sonra 15.04.2021 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu madde kullanma suçuna ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.06.2021 tarihli ve 2021/1269 soruşturma, 2021/572 Esas, 2021/447 sayılı iddianamenin ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/244 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davasına ilişkin yargılamanın başlamış olduğu, hükümlünün kamu davasının açıldığı tarihe kadar denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle cezasını infaz ettiği dikkate alındığında, Mahkemesince 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin yedinci fıkrası uyarınca yeni suça ilişkin iddianamenin kabul edilerek kamu davasının açıldığı tarih olan 08.06.2021 tarihi ile koşullu salıverilme tarihi olan 23.07.2023 tarihine kadar sürenin açık ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 nci maddesinin (1) nci fıkrası;
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesinin konu ile ilgili yedinci fıkrası;
“(7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir.
şeklinde düzenlenmiştir.
4. Somut olayda hükümlünün 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasının infazı için 01.04.2021 tarihinde cezaevine alındığı, Cumhuriyet savcılığı tarafından düzenlenen 01.04.2021 tarihli ve 2019/1192 sayılı müddetnameye göre şartla tahliye tarihinin 23.07.2023, bihakkın tahliye tarihinin ise 29.07.2024 olarak belirlendiği, hükümlünün talebi üzerine 06.04.2021 tarihli İnfaz Hakimliği kararı ile hakında şartla tahliye tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasını infaz ettiği sırada 15.04.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan cezalandırılması istemi ile Cumhuriyet savcılığınca düzenlenen 08.06.2021 tarihli iddianame ile Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, hükümlü hakkında dava açıldığını öğrenen yetkili ve görevli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün, İnfaz İşleri Değerlendirme Komisyonunun kararını da ekleyerek hükümlünün işlediği iddia olunan kasıtlı suçun cezasının alt sınırının bir yıldan fazla olması nedeniyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi için dosyasını Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla İnfaz Hakimliğine gönderdiği anlaşılmaktadır.
5. Kanun da yer alan “....denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir.” ibaresi İnfaz Hakimliğine açık ceza infaz kurumuna gönderip göndermeme konusunda takdir hakkı tanındığını göstermekte ise de, İnfaz Hakimliğinin hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına devam edilmesi ya da hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi konusunda yasa gereği tanınan takdir hakkını kullanırken, takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte somut, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal gerekçe göstermesi gerekmektedir.
6. 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin yedinci fıkrasınının ikinci cümlesinde yer alan kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi halinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hakimliği tarafından karar verileceğinin burada takdir hakkının bulunmadığı açıkca düzenlenmiştir.
7. Mahkemece takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte somut, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, hükümlü hakkında kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi halinde ne şekilde uygulama yapılması gerektiğine ilişkin yasal düzenleme gerekçe olarak gösterilerek verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.01.2022 tarihli ve 2021/1147 değişik ... sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2024 tarihinde karar verildi.