İçtihatYargıtay7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/8441 · K. 2024/6425
- Esas No
- 2023/8441
- Karar No
- 2024/6425
- Karar Tarihi
- 06.06.2024
Karar Metni
7. Ceza Dairesi 2023/8441 E. , 2024/6425 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/86 E., 2022/1288 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında beraat, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; olayda ele geçirilen kaçak akaryakıtın miktarı ve yakalanış şekli itibarıyla sanıkların ticari kasıtla hareket ettiklerine, re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, KOM çalışmalarında bir depoda kaçak akaryakıt depolanarak satıldığı yönünde bilgiler edinilmesi üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararına istinaden sanık ...'nın sorumlu olduğu depoda yapılan aramada, araçtan sökülmüş akaryakıt tankı içerisinde 410 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan KATÜ raporuna göre; numunenin motorin esaslı olduğu, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu saptanmıştır.
Sanık ... savunmasında, ... nakliyat firmasına ait olan, suça konu akaryakıtın ele geçirildiği deponun sorumlusu olduğunu, şirkete ait yurtdışından gelen tır kaza nedeniyle tamirde olduğundan akaryakıt tankının çıkarılıp depoya bırakıldığını, atılı suçu kabul etmediğini ifade etmiştir.
Sanık hakkında yapılan yargılamada 30.04.2015 tarihinde hükmedilen beraat kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2018/4723 Esas, 2021/1549 Karar sayılı ilamıyla eksik inceleme nedeniyle bozulmasına müteakip, sanıklar ... ve ... hakkında da 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca açılan dava işbu dava dolayısıyla birleştirilmiştir.
Sanık ... savunmasında, nakliye firmasının sahibi olduğunu, tırın yurtdışından gelmesi nedeniyle akaryakıt deposundaki akaryakıtın yasal olduğunu, tamir nedeniyle akaryakıt deposunun sökülerek firmanın deposuna geçici olarak konulduğunu belirtmiştir.
Sanık ... savunmasında, ... nakliyat firmasında şoför olarak çalıştığını, ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork ile yurtdışına gidip geldiğini, kaza nedeniyle tır tamire gideceğinden akaryakıt tankının sökülerek şirkete ait depoya bırakıldığını, atılı suçu kabul etmediğini ifade etmiştir.
Bahse konu tırın 23.10.2014 tarihinde Ordu ili Fatsa ilçesinde kazaya karıştığı, 30.10.2014 tarihli tamir belgesi düzenlendiği dosyada sabittir.
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde, sanık ...'a ait olup diğer sanıkların çalıştığı nakliyat şirketinin deposunda ele geçirilen 410 litre kaçak motorinin, şirkete ait ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkun kaza sonrasında tamirde olması nedeniyle akaryakıt tankının söküldüğü savunmalarına ilişkin olarak, suç tarihinden önce yakıtın boşaltıldığı ileri sürülen ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork aracın yurt dışından yurda giriş yapıp yapmadığının ilgili Gümrük İdaresi'nden sorulup ele geçen yakıtın muafiyet kapsamında olup olmadığının, yine Gümrük Müdürlüğünce beyan formu düzenlenip düzenlenmediğinin tespitiyle sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde beraat kararları verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.