Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/8542 · K. 2023/4790
10. Ceza Dairesi 2023/8542 E. , 2023/4790 K. "İçtihat Metni"
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARARIN TARİHİ : 12.03.2018 SAYISI : 2018/574 E., 2018/ 544 K. EK KARARIN TARİHİ : 01.02.2021 SAYISI : 2018/574 E., 2018/ 544 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ihraç etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi EK KARAR : Temyiz isteminin reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2016 tarihli ve 2016/359 Esas, 2016/485 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ihraç etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.04.2017 tarihli ve 2017/717 Esas, 2017/723 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının duruşma açılmaksızın yapılan incelemesi neticesinde; sanığın eyleminin, biri ihraca teşebbüs, diğeri tamamlanmış nakletme olmak üzere iki ayrı suç oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi nazara alınarak her iki suç yönünden uygulama yapılarak sonucun karşılaştırılması ve ağır sonuç doğuran suç esas alınarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı görülüp sanığın kazanılmış hakkı da saklı tutularak 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin (b) bendi uyarınca hükmün bozularak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı üzerine Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/207 Esas, 2017/270 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, (gerekçeli kararda hüküm fıkrasında sehven 188 inci maddenin üçüncü fıkrası yerine birinci fıkrası yazıldığı belirtilmiştir.) 43 üncü maddesi, 44 üncü madesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 2 gün karşılığı 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2018/574 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2018/574 Esas, 2018/544 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafiinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği süre yönünden “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir. F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.