V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 3.11.2020 tarihli ve 2020/541 Esas, 6147 Karar sayılı ilamıyla; “Somut uyuşmazlıkta, davaya konu sahte reçetelerin 3 tanesinin dava dışı ...’e, 7 tanesinin ... Parlak’a ve 3 tanesinin de ... Müslügüme’ye ait olduğu ve davalı tarafından düzenlenen soruşturma raporundan; organ nakli hastaları ... ve ...’ın reçetelerinin bir kısmının, yine organ nakli hastası olan ... tarafından doktorlara yazdırıldığı, bir kısmının ise ... ve ...’ın, ... ile birlikte doktora giderek, kullandıkları dozdan fazlasını yazdırdıkları anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı eczacının sahte reçete düzenlenmesi eylemine iştirak etmediği kanaatine varılmışsa da davalı ile aralarında imzalanan protokol hükümlerine uygun davranması gerekmektedir. Dava konusu reçetelerden ... Parlak adına düzenlenenlerin bizzat ... Parlak tarafından davacı eczaneden alındığı, zaten sahtecilik eylemlerinin de bu kişi tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında, bu hasta yönünden kuruma fatura edilen 7 adet reçete yönünden sahtecilik olayına iştiraki de kanıtlanamayan davacı eczacının, protokole aykırı bir eylemi bulunmamaktadır. Zira davacı, reçete muhteviyatı ilaçları hastaya usulüne uygun şekilde teslim etmiştir. Protokole aykırı bir eylemi olmayan eczaneden, ... Parlak adına düzenlenen reçete bedellerinin davalı tarafından istenilmesi yerinde değildir.
Ancak, davacı eczane tarafından, diğer hastalar ... ve ...’a ait reçete muhteviyatlarının bizzat kendilerine verildiği reçete üzerine yazılmışsa da, reçetelerin arkasındaki yazı ve imzaların ... Parlak’a ait olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca hastalar, davalı tarafından yapılan incelemeler sırasında alınan beyanlarında da bu ilaçları almadıklarını, ...’in aldığını beyan etmişlerdir. Bu durumda HMK’nın 31 inci maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında olmak üzere uyuşmazlığın konusunu oluşturan reçetelerde adı geçen hastalar ... ve ...’ın tanık sıfatıyla mahkemece dinlenilmeleri ve ilaçları alıp almadıkları sorularak, bu tanıkların davalının bildirdiği ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki beyanları kendilerine okunarak, çelişkiler giderildikten sonra ve dava dışı ... hakkında dava konusu uyuşmazlığa ilişkin ceza yargılaması yapılmış ise bu dosyanın getirtilerek, söz konusu sahteciliğe ... ve ...’ın da dahil olup olmadıkları belirlenerek, ... ve ...’a ait dava konusu reçetelerde yazılı ilaçların kendileri tarafından teslim alındığının anlaşılması halinde davacının protokol hükümlerine aykırı davranmadığı anlaşılacağından, bu hastalar yönünden de davalının reçete bedellerini davacıdan isteyemeyeceği; hastaların ilaçları almadıklarının tespiti halinde ise davalı tarafından sadece ... ve ...’a ait 6 adet reçete bedelinin davacıdan istenebileceğine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli ve 2020/1691 E. 2021/1573 K. sayılı kararıyla, davacı vekiline, dava dilekçesinde dava değerinin 108.878,08 TL olarak göstermeleri sebebiyle hangi reçetelerin dava konusu yapıldığını açıklaması için süre verildiği, davacı vekilinin 06.04.2021 tarihli dilekçesinde, dava dışı ... adına düzenlenen 108.878,08 TL tutarındaki 3 adet reçete bedeline ilişkin olarak dava açtıklarını beyan ettiği,
2. İptali istenen kurum işleminin, ... ismindeki hastaya ait 108.878,08 TL tutarlı 3 adet reçeteye ilişkin olduğu, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hastalar ... Parlak ve ... Müslügüme'ye ilişkin reçetelerin ise dava konusu olmadığı anlaşıldığından, bu hastalar yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmediği,
3. Davaya konu 3 adet reçetenin sahibi olan ...'ün nüfus kaydına göre 20.06.2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, tanık olarak dinlenmesinin mümkün olmadığı,
4. Yine bozma ilamı doğrultusunda, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/95 Esas sayılı dosyasının getirtildiği ve reçete sahibi ...'ün, ... Parlak'ın sahtecilik eylemine dahil olduğuna dair herhangi bir soruşturma ve tespit bulunmadığının anlaşıldığı, ...'ün ... Cumhuriyet Başsavcılığında alınan 23.05.2011 tarihli ifadesinde; reçetelerdeki ilaçların kendisine ait olduğunu, çeşitli eczanelerden aldığını, soruşturmada adı geçen diğer şahısları tanımadığını, onlarla birlikte hareket etmediğini ve bu yöndeki iddiaları kabul etmediğini beyan ettiği,
5. Açıklanan nedenlerle, bozma ilamında da belirtildiği gibi sahtecilik olayına iştiraki kanıtlanamayan davacı eczanenin, protokole aykırı bir davranışta bulunduğundan da söz edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçe gösterilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.