III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece ''İddianame ile sanık üzerine atılı suç " Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı, Kişisel Verileri, Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Şantaj" olup, İddia, ssç savunması, mağdur beyanı,katılanların anlatımları,hastane doğum raporu,sağlık kurulu yaş raporu,tanık anlatımları, olay tutanağı, yaş gözlemi,Adli Tıp Şubesi İç Beden Muayene Raporu, ssç'nin nüfus ve adli sicil kayıtları, diğer tüm dosya kapsamı delil olarak toplanmış ve bütünüyle değerlendirilmek suretiyle mahkememizce yapılan muhakeme neticesinde; Kayden 31/10/2004 doğumlu olan ve dosya içerisine alınan hastane doğum kayıtlarına göre ise 12/10/2004 doğumlu olan mağdure ile ssç'nin instagram sosyal medya üzerinden tanıştıkları, mağdure 22/11/2020 tarihli soruşturma ifadesinde iki üç yıl önce soğuk bir havada ssç ile tanıştıklarını bir iki hafta sonra buluştuklarını, ssç ise 2019 yılı ocak ayının 28. günü buluştuklarını dile getirmiş, mağdure ssç ye yaş konusunda bir şey söylemediğini beyan etmiş ise de ssç aşamalarda mağdurenin görünümüne bakarak emsal olduklarını beyan etmiş olup, ssç nin mağdure ile çarşıda buluşarak otobüsle ssç beyanına göre parka, mağdurenin beyanına göre ise karanlık vakitte kayalıkların olduğu yere gittikleri ve ssç nin mağdureyi dudağından öptüğü, mağdurenin de ssç ye karşılık vererek onu öptüğü, sonrasında ise ssç'nin burada rahat edemeyiz eve gidelim film seyreder mısır patlatırız diyerek mağdureyi evlerine götürerek ssç anlatımında göre evde yaklaşık 2 saat kaldıkları ve evde cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurenin cinsel organından kan geldiği, ssç nin cinsel organından da sıvı gelerek mağdurenin üzerine boşaldığı, bu esnada evdeyken ssç nin mağdurenin çıplak fotoğraflarını çekerek imaj incelemesinden de anlaşılacağı üzere telefonunda muhafaza ettiği, mağdurenin olay sonrası ssç nin evinden ayrıldığı ve aradan uzun zaman geçmesine rağmen sonradan tanıştığı erkek arkadaşına durumu anlattığında şikayetçi olması gerektiğini söylemesi üzerine adli makamlara intikal eden ve mahkememizce de bu şekilde gerçekleştiği kabul edilen olayda, Suça sürüklenen çocuk savunmasına; Mağdure ile sosyal medya instagram üzerinden tanıştık, tanıştıktan bir iki hafta sonra kendisine cinsel içerikli fotoğraflar gönderdiğini, bir iki hafta arkadaşlık yaptıktan sonra Niğde Evleri mevkiinde ismini bilmediğim bir parkta ortak karar alarak buluştuklarını, havanın soğuk olduğunu, mağdure sarılınca kendisinin de ona sarılarak yanağından öptüğünü, mağdurenin eviniz müsait mi demesi üzerine o tarihlerde annesigil evde olmadığından tam tarihini hatırlamamakla birlikte 2019 yılı Ocak veya Şubat ayında birlikte eve gittiklerini, mağdure üzerini çıkarmaya başladığı ve benimle fotoğraf çekin dediği kendisinin de cep telefonuyla fotoğraf çektiğini, mağdurenin isteği üzerine de yatakta tek başına onun fotoğrafını da çektiğini, daha sonra mağdure ilişkiye girmeyi çok merak ettiğini söylemesi üzerine yatakta organ sokmak suretiyle ilişkiye girdiklerini, evde 1-2 saat kaldıklarını ve bir kez cinsel ilişkiye girdiklerini, cinsel ilişkiye girmeden önce ve instagramda konuştuklarında yaşını sormasına rağmen mağdurenin herhangi bir şey söylemediği ve fiziki görünümüne bakarak kendisi ile emsal olduğunu düşündüğünü, eve davet etmediğini eve gitmeyi mağdurenin istediğini, mağdureye fotoğraflarını herkese gösteririm şeklinde bir tehditte bulunmadığını, olaydan 1-1,5 yıl geçtikten sonra sosyal medya üzerinde konuşurken mağdurenin senin hayatını karartacağım dediğini, mağdureye sorduğunda 11.Sınıfa gittiğini olay tarihinden önce söylediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, Kayden 14/12/2007 doğumlu olan mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığına ilişkin Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 19/10/2022 havale tarihli yazısı ile hastanede doğum kaydının bulunmadığı bildirilmiş ancak Nüfus Müdürlüğünce gönderilen doğum formunda ise mağdurenin doğum türünün kentsel olduğu, başvuru tarihi 15/06/2021 olan Niğde Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunca düzenlenen rapor ile mağdurenin kemik yaşının 16-17 yaş ile uyumlu olduğunun mütala edildiği, mahkememizin 16/02/2023 tarihli duruşmasında mağdurenin yaşına ilişkin yapılan gözlem de ise mağdurenin fiziksel görünümünde 160-170 cm boylarında, 50-55 Kg civarında, yüz hatları ve genel görünümü itibariyle yaşıtları ile benzer fiziksel özelliklere sahip olup 16-17 yaş görünümünde olduğu değerlendirilmiş olması karşısında gözlem ve sağlık kurulu raporu da göz önüne alındığında, ssç nin mağdure ile buluştukları tarih olan 28/01/2019 tarihi suç tarihi olarak baz alınsa dahi mağdurenin 14 yaş 2 ay 27 gün yaş içerisinde olduğu ve 15 yaşını tamamlamadığı anlaşılmış, 18/12/2020 tarihli mağdurenin iç beden muayenesine ilişkin Adli Tıp Şube Müdürlüğü Raporu ile hymenin intakt olmadığı duhule müsait olduğunun mütala edildiği anlaşılmış, Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 12/10/2021 tarihli raporu ile mağdurenin beyanına itibar edilebileceği mütala edilmiş, Mağdure soruşturma aşamasında ve katılanlar yine soruşturma ve kovuşturma aşamasında olay nedeniyle şikayetçi olduklarını beyan ettikleri anlaşılmış olup, Mağdureye ilişkin sağlık kurulundan alınan kemik yaşına ilişkin rapor, yaşa ilişkin mahkememizce yapılan gözlemi, mağdurenin doğum raporunun kentsel oluşu, mağdurenin anlatımları hep birlikte değerlendirildiğinde ssç'nin mağdurenin yaşı hususunda TCK'nun 30.maddesi anlamında hataya düşmesinin mümkün olmadığı değerlendirilerek bu hususta ssç'nin mağdureyi emsalim sandım şeklindeki savunmalarına itibar edilmemiş olup, Ssç'ye iftira atmasını gerektirir şekilde aralarında bir husumet bulunmayan mağdurenin aşamalarda özü itibariyle benzer ve ayrıntı içeren, samimi oluşa uygun beyanları, katılanların beyanı, mağdurenin olayı arkadaşına anlatmakla sonrasında şikayetçi olması şeklinde olayın intikal şekli, adli raporlar, yaş raporu, mahkeme gözlemi, doğum raporu ile toplanan diğer deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ssç nin suçtan kurtulmaya yönelik inkar yollu savunmalarına itibar edilmeyerek, Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden; Ssç nin mağdure ile öncesinde buluşup belli bir süre dışarıda oturup öpüştükten sonra kaldığı evine götürmek suretiyle ve evde iken kendi cinsel organının mağdurenin ön bölgesine sokmak suretiyle münset suçu işlediği mahkememizce sabit görülmekle eylemine uyan TCK'nun 103/2.maddesi uyarınca takdiren mahkumiyetine, mağdure her ne kadar cebir kullanıldığından bahsetmiş ise de bu hususun sabit oladığından ssç hakkında TCK'nun 103/4.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, ssç nin olay tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla verilen cezadan TCK'nun 31/3.maddesi uyarınca üçte bir oranında indirim yapılmasına, TCK'nun 62.maddesinin ssç lehine değerlendirilmesine, hüküm kısmında ayrıntılı açıklandığı üzere ssç ye verilen ceza miktarı ve mevcut delil durumu dikkate alınarak hükümle birlikte tutuklanmasına, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; Ssç'nin cinsel istismar öncesi on beş yaşını doldurmayan mağdureyi kaldığı eve hukuka aykırı olarak götürerek ve cinsel ilişki süresini aşacak şekilde 2 saatlik bir süre ile yine hukuka aykırı olarak yanında tutmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmekle, ssçnin eylemine uyan TCK'nun 109/1.maddesi uyarınca takdiren mahkumiyetine, ssç eylemine çocuğa karşı gerçekleştirdiğinden TCK'nun 109/3-f maddesi uyarınca cezasından bir kat arttırım yapılmasına, ssç'nin eylemini cinsel amaçlı olarak gerçekleştirdiğinden TCK'nun 109/5. maddesi uyarınca cezasından yarı oranında arttırım yapılmasına, ssç nin olay tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla verilen cezadan TCK'nun 31/3. maddesi uyarınca üçte bir oranında indirim yapılmasına, TCK'nun 62.maddesinin ssç lehine değerlendirilmesine, ssç'nin daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, kişilik özellikleri, tutum ve davranışları itibariyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede olumlu kanaat hasıl olmakla ve 5271 sayılı CMK'nun 231/6-(c) maddesinde belirtilen tarzda tazmini gerek somut bir zarar da doğmadığı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nun 231.maddesi ve ÇKK'nun 23. maddesi gereği ssç hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Müstehcenlik suçu yönünden; Her ne kadar iddianame ile ssç'nin kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçundan cezalandırılması talep edilmiş ise de mahkememizin 12/12/2022 tarihli duruşmasında ssç'nin cep telefonunun imaj incelemesinde çıkan ve mağdurenin bulunduğu 6 adet resmin incelenmesinde; 2 resimde mağdurenin yatakta çıplak olup, vücudunun üst tarafının yorganla kapalı olduğu, alt cinsel organı ve bacaklarının açık olduğu, cinsel organın her iki fotoğrafta da görüldüğü ayrıca yüzününde göründüğü, diğer bir fotoğrafta mağdurenin alt tarafında kilot bulunduğu üst taraf göğüslerinin göründüğü yüzünün görünmediği, yatakta yatar vaziyette olduğu, diğer fotoğrafta ise oturur vaziyette olup yüzünün görünmediği saçlarının önüne döküldüğü, üst göğüs kısmının kısmen göründüğü, çıplak vaziyette olduğu, cinsel organın da göründüğü, diğer fotoğrafta ssçnin de sağ üst köşede profil resminin bulunduğu ancak görüntünün tam olarak anlaşılamadığı, diğer fotoğrafta yine mağdurenin kendisi görünmeksizin fotoğraftan anlaşılacağı üzere yatakta olduğu, bacaklarını açtığı, sadece cinsel organının açıkça görünerek belli olduğu bu haliyle fotoğrafların ar ve haya duygularını incittiği, cinsel arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte olduğu vede genel ahlaka aykırı olduğu mahkememizce gözlemlenmesi karşısında ssç nin eyleminin TCK'nun 226/3-1 ve 2 cümle maddesi ile tarif edilen müstehcen görüntülerin üretiminde çocukları kullanmak suretiyle cep telefonunda bunları depolamak suretiyle ssç nin eyleminin müstehcenlik olduğu ve bu suçu işlediği mahkememizce sabit görülmekle ek savunmasında alınmış olmakla eylemine uyan TCK'nun 226/3. maddesi uyarınca takdiren hapis ve adli gün para cezası ile mahkumiyetine, ssç'nin olay tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla verilen cezadan TCK'nun 31/3.maddesi uyarınca üçte bir oranında indirim yapılmasına, TCK'nun 62.maddesinin ssç lehine değerlendirilmesine, ssç hakkında hakkında hapis cezası ile birlikte hükmedilen iki gün adli para cezasının ssç nin sosyal ve ekonomik durumu da dikkate alınarak TCK'nun 52/2. maddesi hükmü gereğince günlüğü 20-TL den hesaplanmak suretiyle adli para cezasına çevrilmesine, adli para cezasının miktarı da dikkate alınarak TCK'nun 52/4. maddesi hükmü gereğince taksitlendirilmesine yer olmadığına, ssç nin daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunması ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak yeniden suç işlemekten çekineceği yönünde mahkemede olumlu kanaat hasıl olmakla ssç hakkındaki üç yılın altındaki hapis cezasının TCK'nun 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, adli para cezasının ise ertelenmesi mümkün olmadığından ertelenmesine yer olmadığına, Şantaj suçu yönünden: Ssç ile mağdure arasında geçen whatsaap konuşmasında mağdurenin ssç ye fotoğraflarını zorla çektiğini söylemesi ve mahkemede görüşürüz demesi üzerine ssç'nin kime şikayet ediyorsan et, şimdi kaybol kime şikayet ediyorsan et, her şeyin var bende, Allahtan fotoğraflarını silmemişim, neyse hadi kafamı ağrıtmada istediğine başvur, bende her şeyin var mesaj ss çıplak fotoğrafların şeklinde ssç nin mağdurenin şikayetçi olmasını kanuna aykırı olarak yapmamaya zorlamak suretiyle şantaj suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmekle ssç'nin eylemine uyan TCK'nun 107/1.maddesi uyarınca takdiren hapis ve adli gün para cezası ile mahkumiyetine, ssç nin olay tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla verilen cezadan TCK'nun 31/3.maddesi uyarınca üçte bir oranında indirim yapılmasına, TCK'nun 62.maddesinin ssç lehine değerlendirilmesine, ssç hakkında hapis cezası ile birlikte hükmedilen adli gün adli para cezasının ssç nin sosyal ve ekonomik durumu da dikkate alınarak TCK'nun 52/2. maddesi hükmü gereğince günlüğü 20-TL den hesaplanmak suretiyle adli para cezasına çevrilmesine, adli para cezasının miktarı da dikkate alınarak TCK'nun 52/4.maddesi hükmü gereğince taksitlendirilmesine yer olmadığına, ssç'nin daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, kişilik özellikleri, tutum ve davranışları itibariyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede olumlu kanaat hasıl olmakla ve 5271 sayılı CMK'nun 231/6-(c) maddesinde belirtilen tarzda tazmini gerek somut bir zarar da doğmadığı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nun 231.maddesi ve ÇKK'nun 23. maddesi gereği ssç hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklinde karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.